KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2025/13789 E., 2025/16940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/300 E., 2025/504 K.
Karar Metni
673 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait işyerinin davalı ... nezdinde sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, işyerinde meydana gelen hırsızlık neticesinde zarar meydana geldiğini açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydığıyla 130.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş 16.06.2015 tarihli dilekçesiyle talebini 280.000,00 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık olayının şüpheli olduğunu, çalındığı iddia edilen emtianın hırsızlığın gerçekleştiği belirtilen odaya sığmayacağını, satış yapıldığı gösterilen emtiaların da inandırıcılıktan uzak olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesince hırsızlık olayına konu emtiaların çalındığına dair ciddi kuşkuların oluştuğu, davanın ispat edilemediği, davacının taleplerinin samimi olmadığı, poliçe teminat konusunun tekstil olmadığı, satışın yapıldığı belirtilen internet adresinin dahi depo şeklinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hükme karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Dairemizin 21.09.2023 gün, 2022/12454 Esas-2023/9599 karar sayılı ilamıyla "Davaya konu iş yeri için davalı tarafça sigorta poliçesi düzenlendiğine göre davacının bir işyerinin olmadığının ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanımını teşkil edecektir. Davalı tarafça davaya konu işyeri için ticari/sinai işletme poliçesi düzenlendiğine göre davacının iş yerinin gerçekliği konusunda davalının savunmaları dinlenemez.
Davaya konu hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği ve talebin teminat kapsamında kaldığı gözetildiğinde davalı, meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Mahkemece çalındığı iddia edilen emtiaların işyerine sığamayacağı gerekçesi ile talebin reddine karar verilmişse de bu değerlendirme hatalıdır.
Davacının işyerine ait 2012 yılı defterlerinin incelenmesinde hasar gören mallarla ilgili faturalarının işletme defterine kaydedildiği, davacı tarafından fatura bedellerinin banka aracılığı ile havale yapıldığı bilirkişilerce tespit edilmiştir.
Davacının mal alışına ilişkin faturaların deftere işlendiği bilirkişiler tarafından tespit edilmiş, davacının vergi levhasında faaliyet konusu olarak elektrik cihaz ve parçaların toptan ticareti yazdığı, davacı tarafından vergi dairesi müdürlüğüne yazılan dilekçede işyerinde faaliyet konusuna ek olarak tekstil malzemeleri satışına başladığını bildirdiği, vergi dairesi mükellef bilgisi başlıklı belgede faaliyet konusunun "araç kiralama, evde tekstil ürünleri, dış giyim parekende satılı" olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davacının çalındığını iddia ettiği tüm emtiaların iş yeri yüzölçümü dikkate alındığında sığamayacak ise de işyeri yüzölçümüne göre ne kadar emtianın sığabileceği tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 30.578,44 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; çalındığını iddia edilen emtianın sadece %10'luk kısmın hırsızlığın gerçekleştiği odaya sığabileceğinin kabulünün hatalı olduğunu, davaya konu iş yerinin 2+1 home office olup mağaza şeklinde değil bir nevi depo şeklinde söz konusu ürünlerin istiflendiğini, ofisin bir odasına tavana dek mağaza düzeninde değil sadece ürünlerin evsafına göre yerleştirildiğini, artan ürünlerin ise yığıldığı odadan daire kapısına doğru yine evsaflarına göre sıra oluşturacak ve siparişler ilk planda buradan karşılanacak şekilde dizildiğini, böylelikle çalınan ürünlerin son derece rahat biçimde sığdığını,
davacının çalınan emtialar konusunda bir şüphesi veya artniyeti olsa idi ofisin tamamına istiflediğini beyan edebileceğini ancak davacının tüm aşamalarda aynı beyanı verdiğini, depo tipi istifleme konusundaki beyanların resmi-mali defter kayıtlarıyla da örtüştüğünü belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; iş yeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/13789, K. 2025/16940, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama