KÜNYE
5. Ceza Dairesi 2007/9108 E., 2011/25632 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2011
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'un zimmet ve görevi kötüye kullanma, diğer sanıkların eylemlerinin ise görevi kötüye kullanma olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair, Isparta Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.03.2006 gün ve 2005/402 Esas, 2006/83 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Eğirdir Meyve Üreticileri Birliği Başkanı olan sanık ... ile Birlik encümen üyesi sanık ...'nin birlikte hareket ederek, suç tarihlerinde ...'dan söz konusu Birliğe çimento alınmış gibi düzenlenen faturalar karşılığında birliğe ait Ziraat Bankası 5768537 ve Halk Bankası 5226353 numaralı çeklerin sanık ... tarafından keşide edilip toplam 360.940.000 TL.nin diğer sanık ... tarafından belirtilen bankalardan 18.1.2002 ve 25.3.2002 tarihlerinde çekilip mal edinmeleri şeklindeki eylemlerinin teselsül ettiğinin gözetilmemesi ve lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi
sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanıklar ... ve... haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere,
hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından, 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesinin 5. fıkrası hükmü nazara alınarak 249/1. maddesinin 248/2. maddesinden önce uygulanmaması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Oluşumu kabul edilen ve sanıklar ..., ..., ... ve ...'e yüklenilen 765 sayılı TCK.nun 240. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanmak suçuna kanunda öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 2001 ile inceleme tarihleri arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8 maddeleri uyarınca sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarındaki belirtilen suça ilişkin kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve Hasan Küçükköse haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde sanıkların hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2007/9108, K. 2011/25632, 21 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama