İçeriğe geç
AC
5. Ceza Dairesi Esas: 2025/10662 Karar: 2026/5285 Tarih: 2026

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2025/10662 K.2026/5285

5. Ceza Dairesi 2025/10662 E. , 2026/5285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi. HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 18.02.2025 tarihli ilamında belirtildiği üzere 18.06.2020 tarihli ve 2016/8155 Esas, 20

Karar Özeti

5. Ceza Dairesi 2025/10662 E. , 2026/5285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi. HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 18.02.2025 tarihli ilamında belirtildiği üzere 18.06.2020 tarihli ve 2016/8155 Esas, 20

Karar Detayı

5. Ceza Dairesi 2025/10662 E. , 2026/5285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi. HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dairemizin 18.02.2025 tarihli ilamında belirtildiği üzere 18.06.2020 tarihli ve 2016/8155 Esas, 2020/11557 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde gerekçeli karar tebliğ edilmesine rağmen usulüne uygun katılma talebinde bulunmayan suçtan zarar görenin katılan sıfatını kazanmadığı, bu itibarla hükümleri temyiz hakkının olmadığı, gerekmediği halde gerekçeli kararın tebliğ edilmesinin temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ağır ceza mahkemesince verilen beraat hükmü, suçtan zarar gören vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyada, önceki bozma ilamı öncesinde gerekçeli karar tebliğ edilmiş olmasına rağmen, zarar görenin usulüne uygun bir katılma talebinde bulunmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle zarar görenin katılan sıfatını kazanıp kazanmadığı ve dolayısıyla temyiz hakkının bulunup bulunmadığı tartışılmıştır.

Hukuki İlke: Suçtan zarar görenin hükmü temyiz edebilmesi, kovuşturma aşamasında usulüne uygun bir katılma talebinde bulunarak katılan sıfatını kazanmış olmasına bağlıdır. Gerekmediği hâlde gerekçeli kararın tebliğ edilmiş olması, tek başına temyiz hakkı bahşetmez. Karar, geçiş hükümleri uyarınca 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesini uygulamıştır.

Uygulama Sonucu: Katılan sıfatı bulunmayan zarar görenin vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: Zarar gören müvekkil adına temyiz yolunu güvence altına almak için, kovuşturma aşamasında gerekçeli kararın tebliğini beklemeksizin açık ve usulüne uygun bir katılma (davaya katılma) talebinin duruşma tutanağına geçirilmesi kritik önemdedir. Katılma talebi eksikse temyiz esastan incelenmeksizin reddedilebileceğinden, dosyadaki katılma beyanının varlığı baştan denetlenmelidir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla