KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2025/1772 E., 2025/12545 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1949 Esas, 2024/2205 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/371 Esas, 2023/163 Karar
Karar Metni
1.143 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Antalya ili, ..., Mahallesinde 131 98... parsel sayılı kayıtlı taşınmazın bir kısım maliki olduğunu, dava konusu taşınmaza, herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın davalılarca hukuken el atıldığı, imar planında taşınmazın tamamının "...Spor Sahası" olarak planlandığı,
taşınmazın dava tarihi itibariyle belirlenecek kamulaştırmasız el atma bedelinin davalı idarelerden alınarak davacı müvekkile verilmesi için bu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazın bedeline ilişkin şimdilik 20.000 TL belirsiz tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacı müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep dava ettiği görüldü.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından taşınmaza hukuken el atıldığı bildirildiğinden dosyaya bakmakla görevli mahkemenin idare mahkemeleri olduğundan dosyanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamında olmamak kaydıyla işbu dava ile davaya konu taşınmazın davalılar adına tesciline karar verilemeyeceğinden taşınmazın bedelinin talep edilemeyeceğini, ...'na husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazla ilgili husumetin idareye yönlendirilmesinin doğru olmadığını, davanın müvekkil idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesini talep ettiği, mevzuata uygun işlem tesis eden müvekkil idare aleyhine davacının faiz isteminin fahiş olup faiz başlangıç tarihi olarak belirttiği tarih ve faiz türü hukuka uygun olmadığından itiraz ettiği, açıklanan nedenlerle usule ilişkin itirazları gözetilerek aksi halde esasa ilişkin cevapları doğrultusunda işbu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Gençlik Spor Bakanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın doğal sit alanı içerisinde kaldığını, yönetmelik hükümleri gereğince idare yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğunu, taşınmaz üzerindeki tasarrufun Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun iznine tabi olduğunu, davanın müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı taşınmaz hakkında açılan bir başka davada Yargıtay 1. Hukuk Dairesince husumet yokluğundan davanın reddi kararı verildiğini,
taşınmaz hakkında imar uygulamasının iptaline ilişkin yürütmenin durdurulması kararının mevcut olduğunu, mülkiyet yapısı ve yerinin değişmesinin söz konusu olduğunu, tapu kaydında doğal sit, kesin korunacak hassas alan ve nitelikli doğal koruma alanı beyanının olduğunu, taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, taşınmazın kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edildiğini, dava konusu taşınmazın imar planında ...spor sahası olarak planlandığını bu işlev dışında kullanılmasının söz konusu olmadığını dolayısıyla gelir getirici bir özelliğinin bulunmadığını,
emsal seçilen alanın ticari getirisi olan otopark alanı olduğunu, taşınmazın kullanımının kısıtlanmış olması nedeni ile değerinin düşük olduğunu, taşınmazın kullanım fonksiyonu nedeni ile hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerektiğini, emsal taşınmazın konum ve değeri bakımından farklılık arz ettiğini, dava konusu taşınmazın emsale göre daha değerli kabul edilmesinin haksız olduğunu taşınmazın fiilen el atıldığı tarihteki değerinin tespiti gerektiğini, falezler üzerinde bulunan dava konusu taşınmazın kayma ve göçmeler nedeni ile ciddi tehlike altında olduğunu, dosyaya sunulan bilimsel raporların dikkate alınmadığını,
bilirkişi raporlarının hatalı ve eksik olduğunu belirterek re’sen nazara alınacak sebeplerle de kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak taşınmazın m² birim fiyatının 17.12.2021 dava tarihi itibarıyla 7.711,27 TL/m² olarak tespit edildiği,
belirlenen değerlilik katsayısının emlak vergi değerleri ile ters orantı oluşturmadığı nitekim aynı dava konusu taşınmaz hakkında taşınmazın başka hissedarları tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin davada Dairenin 28.12.2020 tarihli ve 2020/542 Esas, 2020/1029 Karar sayılı kararında, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda aynı satış işlemi mukayese edilmek suretiyle, yine dava konusu taşınmazın emsalden 1,19 kat daha değerli olduğunun tespiti ile bu değerlilik katsayısı üzerinden tazminata hükmedildiği,
verilen hükme karşı davalı idare vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/3424 Esas, 2021/11413 Karar sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verildiği gözetildiğinde davalı vekilinin seçilen emsale ve bedelin yüksek belirlendiğine yönelik olarak ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 01.06.2016 tarihli ve 2015/25167 Esas, 2016/11036 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/33823 Esas, 2019/11326 Karar sayılı kararı da nazara alındığında taşınmazın arsa olarak belirlenen değerinden sit alanında ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebeplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; mahallinde yapılan keşif sonucu arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/1772, K. 2025/12545, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama