İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/277 K.2021/6494

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-)Sanıklar ...,... ... hakkında yakınanlar ... ile ...’ye yönelik yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Esas2021/277Karar2021/6494Tarih1 Nisan 2021Okuma10 dk · 1.992 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2021/277 E., 2021/6494 K.

Karar tarihi
1 Nisan 2021
Konu
Finans Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Suç
Silahla, birden fazla kişi ile birlikte geceleyin yağma
Hükümler
Mahkumiyet
Temyiz edenler
Sanıklar müdafiileri

Karar Detayı

1.992 kelime·10 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 1-)Sanıklar ...,... ... hakkında yakınanlar ... ile ...’ye yönelik yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin suçun sanık tarafından işlenmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına;

sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin sanığın suç işleme kastının olmadığına, suçun yasal unsurları ile oluşmadığına, suça konu eşyanın değerinin az olduğuna, mağdurların zararının giderildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ve sanığa fazla ceza verildiğine;

sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanığın atılı suça iştirak etmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, her bir mağdura yönelik ayrı ayrı yağma suçundan cezalandırılarak fazla ceza verildiğine, suça konu eşyanın değerinin az olduğuna, mağdurların zararının giderildiğine, indirim sebeplerinin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede.

Oluş ve dosya içeriğine göre; fikir ve işbirliği içerisinde hareketle geceleyin, silahla ve birden fazla kişi ile birlikte her bir mağdura yönelik ayrı ayrı yağma eylemini gerçekleştiren sanıklar hakkında, mağdur sayısınca nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde her hangi bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, sanıklar hakkında zararın giderilmesi nedeni ile etkin pişmanlık hükümleri nedeni ile indirim uygulandığı, sanıkların özgüledikleri kast dikkate alındığında değer azlığı koşullarının oluşmadığı,

yine verilen ceza miktarlarına göre de sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50, 51 ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, bu itibarla sanıklar hakkında yakınanlar ... ile ...’ye yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada CMK'nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebebi yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, oybirliğiyle.

2-)Sanıklar ..., ..., ... hakkında yakınanlar ... ile ...’a yönelik yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde. 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin suçun sanık tarafından işlenmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasına;

sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin sanığın suç işleme kastının olmadığına, suçun yasal unsurları ile oluşmadığına, suça konu eşyanın değerinin az olduğuna, mağdurların zararının giderildiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna ve sanığa fazla ceza verildiğine;

sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise sanığın atılı suça iştirak etmediğine, sanığın beraat etmesi gerektiğine, her bir mağdura yönelik ayrı ayrı yağma suçundan cezalandırılarak fazla ceza verildiğine, suça konu eşyanın değerinin az olduğuna, mağdurların zararının giderildiğine, indirim sebeplerinin uygulanmamasına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.

Oluş ve dosya içeriğine göre; suç tarihinde sanıkların fikir ve eylem birliğinde hareketle, ellerindeki bıçak, demir, jop gibi aletler ile mağdurlardan üzerlerindeki paraları ve cep telefonlarını çıkarıp vermelerini istedikleri, katılan ...’ın üzerindeki 20 TL para ile Iphone marka cep telefonunu, mağdur ...’nin ise üzerindeki 30 TL para ile Iphone marka cep telefonunu sanıklara verdiği; sanıkların mağdurlara ait telefonların özelliği gereği yakalanabileceklerini düşünerek aldıkları telefonları geri vererek, paraları aldığı olaylarda; sanıklar hakkında değer azlığı indirimi de uygulanmamıştır.

Hırsızlık suçuna dair kanun gerekçesinde “almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hala gelmesidir.

Tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suçta tamamlanır.” denmiş iken yağma suçuna dair gerekçede “malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hala gelmesini ifade eder.” şeklinde hırsızlık suçu ile aynı gerekçeye yer vermiştir.

Yağma suçunda da suç konusu malvarlığı üzerinde failin hakimiyet kurduğu anda suç tamamlanacaktır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile “Neticesi Harekete Bitişik Suç” veya “Neticesi Hareketten Ayrı Suç” şeklindeki klasik suç teorisi anlayışından vazgeçilmiştir.

Bknz: Özgenç, TCK Genel Hükümler, 16. Bası, Sayfa 190) Hırsızlık dolandırıcılık ve yağma suçlarının tamamlanabilmesi için malikin veya meşru zilyedin suçun konusunu oluşturan malvarlığı değeri üzerindeki zilyetliğinin sona erdirilmesi ve bu malvarlığı değeri üzerinde failin zilyetlik tesis etmesi gerekir. (Bknz:Özgenç, TCK Genel Hükümler, 16. Bası Sayfa 191) Doktrinde bu suçlara “Neticeli Suçlar” denmektedir.

(Bknz: Dönmezer/Erman I, No:516, İçel/Sokullu-Akıncı/Özgenç/Sözüer/Mahmutoğlu/Ünver Suç teorisi Sayfa 67, Toroslu Ceza Hukuk (4, Sayfa 54, Önder, Genel Hükümler II, Sayfa 55, Daragenli, Vesilesonay: Tehlike Suçları, in:Prof. Dr. S.Ermana Armağan, İst. 1999, Sayfa 178) Yağma suçunun unsurlarından sayılan malın alınması kavramı hareket olarak alma kavramı ile her zaman örtüşmeyebilir. Hukuken fiilin tekliği ile hareket olarak tekliğin her zaman aynı olmayacağı gibi.

Somut olayda sanıklar, aldıklarından cep telefonlarını yakalanabilecekleri düşüncesi ile iade etmişler ve katılan ...’dan 20 TL, mağdur ...’den ise 30 TL almışlardır. Olayımızda da hukuken alma ile fiilen alma ayrımına gitmemiz ve hukuken alma eyleminin gerçekleşmediğini iade edilen mallar açısından kabul etmemiz gerekecektir. Geri iade edilen mallar bakımından mağdurların zilyetliği henüz sona ermemiştir.

Bu nedenle somut olayda, katılan ...’dan 20 TL, mağdur ...’den ise 30 TL yağmalandığı kabul edilerek uygulama yapılmalıdır. TCK'nın “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde. “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar inidirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise.

“Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. TCK’nın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı”, hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.

Y.C.G.K.'nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK'nın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır.

Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK'nın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.

Hâkim indirim oranını TCK'nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. TCK'nın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, TC Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.

Öte yandan hâkim, TCK'nın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır.

Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.

Her ne kadar Dairemizin 2014/14980 E, 2017/3454 K. sayılı ilamıyla suça sürüklenen çocuk Bayram hakkında TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle mahkemenin kararı bozulmuşsa da yukarda izah edildiği üzere Dairemizin görüşünün değiştiği ve bu açıklamalar doğrultusunda somut olaylar değerlendirildiğinde suç konusu, katılan ...’dan alınan 20 TL, mağdur ...’den alınan 30 TL paranın satın alma gücü ve ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanıklara verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılması gerekir.

Açıklanan nedenlerle. Sanıklara verilen cezadan değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesiyle cezadan indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ...

3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin...

SONUÇ / HÜKÜM

Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmesine, 01/04/2021 tarihinde, oyçokluğu ile karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY: Yağma suçu, cebir kullanma ve tehdit suçlarının hırsızlık suçu ile birleşmesinden meydana gelmesi sebebiyle bileşik bir suçtur. Ancak yağma suçu bu haliyle bağımsız bir suç tipi olup hırsızlık suçunun nitelikli hali olarak değerlendirilemeyecektir. Yağma suçunda cebir ya da tehdit sonucunda malın alınmasıyla birlikte eylem tamamlandığı halde, hırsızlık suçunda malın alınmış olması yetmeyip, malın zilyetliğinin tam olarak failin hakimiyet alanına girmesiyle tamamlanır. Yağma suçunun unsurları 5237 sayılı TCK'nun 148. maddesinin 1. fıkrasında açıklanmıştır. Yağma suçunun maddi unsurunun bir kısmını, bir başkasının kendisini veya yakının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanma; diğer kısmını ise mağduru bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılma oluşturur. Bunun yanı sıra yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suç olup, ilk önce araç hareketler olan cebir ve tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehditin etkisi ile malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır. Bu suç sırf hareket suçudur. "Malın alınması" bizzat fail tarafından icra edilmesi gereken bir davranış olup, fiilin neticesi değildir. Böylece suç, tipte yer alan "malın alınması" ile tamamlanır. Suç gerekçesindeki "malın teslim edilmesi veya alınması, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade eder." şeklindeki açıklamanın, çoğunluğun görüşünde belirtildiği üzere "suç konusu malvarlığı üzerinde failin hakimiyet kurduğu anda suç tamamlanacaktır." şeklindeki yorumlamanın, yağma suçunun tamamlanması için failin fiili hakimiyet kurmasının aranacağı ve failin mal üzerinde fiili hakimiyetini kurmadığı sürece eylemin teşebbüs aşamasında kalacağı anlamına geleceği; bunun yanı sıra Yargıtay'ın yerleşik İçtihatlarında kabul edilen ve hırsızlık olarak başlayıp yağmaya dönüşen eylemlerde, malın alınması ile başlayıp, failin henüz fiili hakimiyet kuramadığı anda malın alınmamasına yönelik olarak gerçekleştirdiği cebir veya tehdidin yağma suçunu değil, fiili hakimiyetin kurulmaması nedeni ile eylemin teşebbüs aşamasında kalacağı gibi bir sonuç doğurması Dairemizin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarında da benimsendiği üzere, malın alınması ile birlikte yağma suçunun tamamlanmış olacağı görüşüne aykırıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; suç tarihinde sanıkların fikir ve eylem birliğinde hareketle ellerindeki bıçak, demir, jop gibi aletler ile mağdurlardan üzerlerindeki paraları ve cep telefonlarını çıkarıp vermelerini istedikleri, katılan ...'ın üzerindeki 20 TL para ile Iphone marka cep telefonunu, mağdur ...'nin ise üzerindeki 30 TL para ile Iphone marka cep telefonunu sanıklara verdiği; bunun yanı sıra sanıkların olayın diğer mağdurlarından da cep telefonlarını aldıkları, fakat mağdurlar ... ile ...'a ait telefonların özelliği gereği yakalanabileceklerini düşünerek ve yakalanmama saiki ile aldıkları telefonları geri verdikleri olayda; mağdurların birbirleriyle uyumlu beyanlarından ve sanıkların bu beyanlar ile örtüşen savunmalarından da açıkça anlaşılacağı üzere, sanıkların özgülenen kastının mağdurların üzerindeki para ile cep telefonlarını almaya yönelik olduğu, mağdurların kendilerine yönelik tehdidin etkisi altında üzerlerinde bulunan paraların yanı sıra cep telefonlarını da sanıklara verdikleri, sanıkların tehdit ile mağdurlara ait cep telefonu ile paraları almalarıyla birlikte yağma suçunun tamamlanmış olduğu ve yağma suçunun konusunu mağdurlara ait telefonlar ile paranın oluşturduğu, bu haliyle TCK'nın 150/2. maddesinin uygulanma şartları oluşmadığı kanaatinde olduğumuzdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. (Muhalif) (Muhalif)

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2021/277
Karar No
2021/6494
Tarih
1 Nisan 2021
Konu
Finans Hukuku

İlgili Rehberler

  • MASAK & Hesap Bloke Savunması
  • Kripto & Dolandırıcılık Toplu Talep

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2021/227 K.2021/13807
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/2620 K.2025/9372
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/2481 K.2025/6272
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/2452 K.2025/6404
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/2391 K.2025/11534
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/1971 K.2025/5890

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.