KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2023/17830 E., 2025/8041 K.
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/100 E., 2023/19 K
- Suç
- Silahla tehdit
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düzelterek onama
Karar Detayı
344 kelime·2 dk okuma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik eylemleri sebebiyle kasten yaralamaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasından Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2014 tarihli ve 2013/108 Esas, 2014/92 Karar sayılı kararı ile beraat kararı verildiği,
hükmün o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ilâmı ile sanığın mağdurlar ... ve ...'e yönelik eylemlerinin külliyen silahla tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle hükümlerin bozulduğu, bozma üzerine dosyayı yeniden ele alan ilk derece mahkemesi tarafından sanık hakkında mağdur ...'a yönelik farklı zamanlardaki eylemleri sebebiyle zincirleme silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildiği,
sanığın 05.07.2012 tarihli silahla tehdit eylemini aynı zamanda mağdur ...'e de yönelik olduğu ancak bu hususta hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında mağdur ...'e yönelik 05.07.2012 tarihli eylemi ile ilgili olarak zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Sanığın mağdur ...'a yönelik eylemleri sebebiyle üzerine atılı, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a. maddesinde tanımlanan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun'un 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, bozma öncesi sanık hakkında zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.07.2014 tarihli tehdit suçundan verilen mahkûmiyet kararı olduğu, bozma öncesi mahkûmiyet tarihinden ikinci hükme kadar zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması sebebiyle sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,