KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/1666 E., 2025/8407 K.
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/229 E., 2023/435 K
- Suç
- Yağma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
315 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1-Olay günü suça sürüklenen çocuğun kullandığı ve yanında bir bayan şahsın bulunduğu araçla seyir halinde iken, trafikte giden katılanın aracının arızalı olduğunu ima eder şekilde hareketlerde bulundukları, katılanın aracını durdurması üzerine, suça sürüklenen çocuğun, katılana ait aracın kapısını aniden açarak, içerisinde katılana ait cep telefonları, kimlik kartları ve 15,00 TL para bulunan çantayı aldığı,
katılanın olaya engel olmak amacıyla araçtan indiği ve suça sürüklenen çocukla boğuştuğu ve çantasını aldığı ancak suça sürüklenen çocuğun tekrar üzerine gelerek katılanı ittirdiği ve çantayı alarak kaçtığı şeklinde gerçekleşen olayda; hakkında evrakı tefrik edilen temyiz dışı şüpheli ile fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket eden suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Bozma öncesi verilen İstanbul Anadolu 4.Çocuk Mahkemesinin 09.03.2016 tarih, 2015/721 esas ve 2016/179 karar sayılı kararında, suça sürüklenen çocuk aleyhine temyiz bulunmadığının anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında sonuç ceza açısından kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,