Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/3649 E. , 2026/3205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2094 E., 2023/5938 .... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/3649 E. , 2026/3205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2094 E., 2023/5938 .... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli ve 2023/6 Esas, 2023/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-d-h, 62... . maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/2094 Esas, 2023/5938 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılan ile sanığın boşanmalarına rağmen birlikte yaşadıklarına, aralarında husumet bulunduğuna, katılanın sanığı zora sokmak amacıyla, kötü niyetle şikayetçi olduğuna, sanığın yağma kastı ile hareket etmediğine, yağma suçunun oluşmadığına, karara konu edilen sağlık raporu ile katılanın iddialarının örtüşmediğine, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hükmün bozulması ve sanığın beraatine karar verilmesi için, resen dikkate alınacak sebeplerle birlikte, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasınında istenmesi gerekir. Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir. Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 Esas, 2013/35 Karar; 12.02.2013 tarihli ve 2012/6-1143 Esas, 2013/47 Karar; 05.07.2013 gün ve 1548-346 Esas-Karar sayılı; 25.02.2014 gün ve 678-98 Esas-Karar sayılı; 20.05.2014 gün ve 617-271 Esas-Karar sayılı; 18.11.2014 gün ve 810-501 Esas-Karar sayılı; 29.03.2016 tarihli ve 2015/13-280 Esas, 2016/147 Karar; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 Esas, 2016/33 Karar sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma kastının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak maksadının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır. Yargıtayın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 Esas, 1982/8767 Karar sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir. Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) 1999/7 Esas,1999/20 Karar sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir. Ceza Genel Kurulu'nun 26.11.2002 tarihli ve 2002/271 Esas, 2002/404 Karar sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması “ve “faydalanma kastının varlığını" yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir. Ceza Genel Kurulu'nun 2015/709 Esas, 2016/33;... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..." Mesela; Dairemizin 2015/1001 Esas, 2015/40834 Karar sayılı kararında, sanık ....'nin iş vereni olduğu katılan .... ve onun kardeşi katılan ....'ye, daha önceki bir tarihte 250,00 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan ....'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı, olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık ....'nin, önce katılan .... ile buluştuğu, ....'nin de ağabeyi olan ....'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, ....'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan ....'yi uyardığını gören sanık ....'nin, katılan ....'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan ....'yi kardeşi ....'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği, ....'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan ....'ye ulaştığı, daha sonra şikayet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan ....'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan ....'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda Ceza Genel Kurulu'nun 2015/6-709 E, 2016/33 ... sayılı kararında ise ".... Sanık .... hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D. Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir. Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ... GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... .... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Yargıtay Uygulamalarında faydalanma kastını doktrinin kabul ettiği ölçüde geniş olarak kabul etmemekte hatta mümkün olduğu ölçüde dar yorumlamaktadır. Mesela Ceza Genel Kurulu'nun 2015/6-7 09... /33 Karar ve yine Ceza Genel Kurulu'nun 2015/13-280 Esas, 2016/147 Karar, 6. C.D. 2016/7200 Esas, 2017/645 Karar sayılı dosyalarında faydalanma kastının oldukça dar yorumlamışlardır. Dairemiz uygulamalarında da Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararlarına uygun olarak bahse konu faydalanma kastının son derece dar yorumlandığı, "mal edinme" veya "sahiplenme yani "kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış onun haricindeki saiklerin "faydalanma olarak" kabul edilmediği anlaşılmıştır. (Faydalanma kastının varlığının zorunluluğuna ilişkin örnek kararlar için bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 Esas, 2013/35 Karar Yargıtay 6. C.D. 2005/106 44... /9164 Karar Yargıtay 6. C.D. 2015/82 92... /4019 Karar sayılı ilamları) Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, tarafların boşanmış olmalarına karşın birlikte yaşadıkları, olay tarihinde gece vaktinde uyanan sanığın, katılanın cep telefonu ile mesajlaştığını görerek telefonunu istemesi, telefonu vermek istemeyen katılandan cep telefonunu alması ve akabinde katılana iki adet tokat atması şeklinde gerçekleşen somut olayda; sanığın katılanın telefonunu alma amacının, katılanın mesajlarına bakmak olduğu, mal edinme ya da kullanma, dolayısıyla faydalanma kastının bulunmadığı, taraf beyanları ile sabit olan tokat atma şeklinde gerçekleşen cebir eyleminin ise telefonun verilmesini sağlamaya yönelik olmadığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,14.04.2026 tarihinde karar verildi.