Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/4870 E. , 2026/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4046 E., 2024/219 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü t
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/4870 E. , 2026/1671 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/4046 E., 2024/219 K. SUÇ : Nitelikli Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2023 tarihli ve 2022/229 Esas, 2023/285 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/3-2 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.01.2024 tarihli ve 2023/4046 Esas, 2024/219 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve soruşturma ile karar verildiğine, başka bir olayda yer alan deliller kullanılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, iddianame anlatımının maddi olay ve katılanın iddialarıyla örtüşmediğine, sanığın suça iştirakinin bulunmadığına, katılanın sanığı teşhis edemediğine, suçu kabul etmemekle birlikte katılana yumruk atıp kaçan şahısla aynı arabada bulunmasının sanığın suçun faili olarak kabul edilmesine gerekçe olamayacağına, gerekçeli kararda suçun şahsileştirilemediği ve eylemin somutlaştırılamadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, katılanın zararının giderilmiş olmasına ve üniversite öğrencisi olan sanığın adli sicil kaydının bulunmamasına rağmen lehe hükümlerin hatalı gerekçe ile uygulanmamasının hakkaniyet ilkesine ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre; " müşteki....'ın olay tarihinden önce ... isimli internet sitesine ekran kartı satış ilanı verdiği, sanığın müştekiyle temas kurduktan sonra müştekinin adresi belirtilen .... ilçesindeki ikametinin önüne geldiği ve ekran kartını almak istediği, müştekinin ekran kartını yakalanamayan sanığa verdiği, akabinde bu kişinin müştekinin kaşına yumruk atarak kaçtığı, bu kişinin yüzünde maske olduğu, ilk şaşkınlığını atlattıktan sonra kendisine yumruk vuran şahsın arkasından koştuğunu, bir arabanın yan bir şekilde sokağın başında durduğunu ve kapısının da açık olduğunu, bu kişilerin arabada 3 kişi olduklarını,...Müştekinin kaşına yumruk atarak ekran kartını alıp.... marka araca binen ve arka kapısı açık beklediği araçta bulunan diğer şahsın sanık ... olduğunu teşhis ettiği, bu suretle sanıkların 3 kişi olarak hareket ettikleri, eylemi gerçekleştiren şahsın kendisini ileride kapısı açık olarak bekleyen arabaya koşarak girdiği, arabadaki diğer şahsın da sanık ... olduğu anlaşılmakla sanığa atılı suçun sabit olduğu mahkememizce sabit kabul edilmekle Sanık ...'a atılı iştirak halinde yağma suçunun sabit olduğu anlaşıldığından" kabulüyle sanığın mahkumiyetine karar verilmişse de; 1. Katılanın beyanına göre, suçun konusu olan ekran kartını satışa koyduğu letgo isimli uygulama üzerinden iletişime geçen "..." isimli profil ile ilgili olarak mezkur şirketten kayıtlar getirtilmeden ve bu profili kullanan şahsın tespit edilmesi halinde konu ile ilgili olarak ifadesine başvurulmadan eksik araştırma ile karar verilmesi, 2. Sanığın savunmalarında olay tarihinde kullandığını belirttiği telefon numarası ile üzerine kayıtlı diğer telefon numaraları tespit edildikten sonra bu numaraların olay gününe ilişkin baz kayıtları araştırılarak sanığın olay tarihinde bulunduğu yer ve iletişimin tespitine rızası bulunması halinde katılanın telefon numarasının baz kayıtları da getirtilerek olay saatinde sanık ile aynı yerde baz verip vermediği hususları araştırılmadan karar verilmesi, 3.Sanığın kullandığı tespit edilen telefon hatlarının olay öncesi ve sonrasını kapsayacak şekilde iletişim kayıtları ilgili kurumdan temin edilerek, katılanın ifadesinde geçen ... numaralı hatla sanık arasında herhangi bir iletişim kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile karar verilmesi, Kabule göre de; Sanığın suça iştiraki ile ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesinde yer alan yardım eden hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İnternet ilanıyla ekran kartı satışı üzerinden buluşulan olayda mağdurun kaşına yumruk atılıp ekran kartının alınarak araçla kaçıldığı, sanığın olay yerinde bekleyen araçta bulunan kişi olduğu kabul edilerek iştirak halinde yağmadan mahkumiyetine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Sanık, teşhis edilemediğini ve suça iştirakinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: İlanın verildiği internet platformundan kullanıcı kayıtları getirtilmeden, sanığın ve mağdurun telefon hatlarına ilişkin baz ve HTS/iletişim kayıtları araştırılmadan eksik araştırmayla mahkumiyet kurulamaz; kabule göre de sanığın olaydaki konumu yönünden TCK'nın 39. maddesindeki yardım eden hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır (TCK 149/1-c, 168/3-2, 53, 39).
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulması (CMK 302/2).
Dava Strateji Notu: İştirak ve teşhise dayalı yağma dosyalarında dijital iz taleplerini (platform kullanıcı kayıtları, HTS ve baz verileri) erken aşamada dosyaya sokmak; failin asli fail mi yardım eden mi olduğunun TCK 39 yönünden ayrıca tartışılmasını istemek savunma açısından belirleyicidir.