KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/5095 E., 2024/11656 K.
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2024
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/2372 E. 2024/2878 K
- Suç
- Nitelikli yağma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama, Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü
Karar Detayı
882 kelime·4 dk okuma
Sanıklar müdafileri duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de. 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren talebin reddine karar verilerek yapılan incelemede. 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Sanıkların aksi kanıtlanamayan savunmalarına göre, sanık ...'un inceleme dışı sanık ...'ın iş ortağı, sanık ...'in ise her iki sanığın arkadaşı olduğu, olay tarihinden önce sanıklar ... ve ...'ın mağdurlara araç kiraladıkları, mağdurların aracı kullandıkları sırada maddi hasarlı trafik kazası yaptıkları ve yine ehliyetsiz araç kullanma nedeniyle trafik cezası kesildiği,
bu ödemeleri sanık ...'ın yapması nedeniyle mağdurların sanığa borçlu oldukları, duruşma beyanlarında mağdur ...'un "ben ...'ın aracını kullanırken ehliyetsiz olduğum için ceza yedim, ayrıca ...'un da ...'a borcu vardı" diyerek borcu kabul ettiği, olay günü sanık ...'ın bu borca istinaden mağdurlardan 2.000,00 TL para istediği, mağdurların paralarının olmadığını söylemeleri üzerine telefonlarını aldıkları ve "2.000,00 TL para getirin, telefonlarınızı geri alın" dedikleri olayda.
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.05.2014 tarihli ve 2013/6-617 Esas ve 2014/271 Karar sayılı kararında yer alan "...sanıkların iradesi baştan itibaren mağdurdan belirli bir miktar parayı almaya özgülenmiş olup, ilk eylemden sonra gerçekleştirdikleri fiillerin en başta aldıkları diğer eşyalar ile birlikte almayı hedefledikleri 500 Lirayı da mağdurdan almaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin tek nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu nedenle, yerel mahkemece sanıkların iki ayrı yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır." açıklaması ile bu görüşü benimseyen Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2021/17414 Esas ve 2022/5983 Karar sayılı kararında yer alan "Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, Dairemizce de benimsenen 20/05/2014 tarihli 2013/6-617 esas ve 2014/271 sayılı kararında açıklandığı ve Yargıtay'ın müstekâr uygulamalarında da belirtildiği üzere, sanık ya da sanıkların iradelerinin baştan itibaren mağdur ya da mağdurlardan belirli bir miktar parayı almaya özgülenmesi durumunda,
değişik zamanlarda birden fazla fiil işlenmiş olsa ya da birden fazla mağdura karşı işlense bile, sanık ya da sanıkların eylemlerinin tek bir nitelikli yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekir.
Diğer bir ifadeyle sözü edilen içtihat uyarınca, belli bir miktara özgüleme varsa her biri müstakil yağma suçunu teşkil eden fiiller farklı zamanlarda işlenmiş olsa ve/veya birden fazla mağdura(örneğin iş ortağı, kardeş gibi) karşı işlenmiş olsa bile, fail ya da faillerin tek bir yağma suçundan sorumlu tutulması gerekecektir." açıklamaları ışığında; olayın başından beri sanıkların kastlarının 2.000,00 TL paraya özgülendiği olayda bütün halinde tek bir eylem oluşturacağı, 2- Sanık ...'ün sanık ...'ın iş ortağı olduğu,
Ceza Genel Kurulunun 2017/6-91 Esas, 2017/291 Karar sayılı kararında yer alan "hukuki ilişki doğduğu anda alacaklı/borçlu olanların yakın akraba yada çalışanı yada ortağı olması halinde başlangıçtan itibaren alacaklıymış gibi TCK'nın 150/1 madde uygulamasından yararlanacağı" nın değerlendirildiği, sanık ...'in ise her iki sanığın arkadaşı olduğu ve olay anında tesadüfen olay yerinde bulunduğu,
söz konusu olayda mağdurlardan alacağını tahsil etme kastı taşıyan sanık ...'ın ani gelişen eylemine, kendi nam ve hesabına hareket etmeden ve şahsi menfaat gözetmeksizin iştirak eden sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1 maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanıklar, kiraladıkları araçla mağdurların yaptığı trafik kazası ve ehliyetsiz araç kullanma cezalarını ödeyerek mağdurları kendilerine borçlandırmış; borca istinaden istedikleri 2.000 TL'yi alamayınca mağdurların telefonlarını alıp 'parayı getirin telefonlarınızı alın' demişlerdir. Sanıklardan biri alacaklının iş ortağı, diğeri her iki sanığın arkadaşıdır.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: Yargıtay CGK'nın 2013/6-617 sayılı kararına göre failin iradesi baştan belirli miktara özgülenmişse, değişik zaman/mağdur olsa da eylem tek nitelikli yağmadır. Alacak-borç ilişkisi bulunan ve yakın/ortak sıfatıyla kişisel hakkını almaya yönelen fail bakımından eylem TCK 149 değil, hukuki ilişkiye dayanan TCK 150/1 kapsamındadır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Yağma dosyasında taraflar arasında gerçek bir alacak-borç ilişkisi ve failin kişisel hakkını tahsil kastı ispatlanırsa vasıf TCK 149'dan 150/1'e düşürülebilir; iş ortağı/yakın gibi ilişkiler de alacaklı gibi değerlendirilir. Ayrıca kastın tek bir miktara özgülendiği gösterilerek birden çok yağma yerine tek suç kabulü sağlanabilir.