İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniİTİRAZ

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5841 K.2025/1741

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya…

Esas2024/5841Karar2025/1741Tarih13 Şubat 2025Okuma11 dk · 2.299 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/5841 E., 2025/1741 K.

Karar tarihi
13 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/238 E., 2022/69 K
Suç
Yağma
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İTİRAZA KONU
Karar
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli 2023/51 Esas, 2024/11532 Karar İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 24.10.2024 tarihli ve 2023/51 Esas, 2024/11532 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.11.2024 tarihli ve KD-6- 2022/40664 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı

Karar Detayı

2.299 kelime·11 dk okuma

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yağma suçunun gerçekleşmesi için bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır malın Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinde sayılan değerlere yönelen, cebir veya tehditle alınması şeklindeki genel kastın yanında ayrıca "faydalanmak amacıyla" yani "saik" veya diğer bir deyimle "özel kast" ile alınmasının da istenmesi gerekir.

Yağmanın kanuni tanımında, kanun metninde manevi unsur olarak faydalanma maksadına yer verilmemekle birlikte suçla korunan hukuki değerden ve suçun ratio legis’inden hareket edildiğinde, yağma suçunda malın faydalanma maksadıyla alınması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Ayrıca mala zarar verme gibi diğer suçlarda ayrım bakımından da bu maksadın aranması gerekir.

Diğer taraftan hırsızlık suçu yağmanın bir unsuru olduğuna göre hırsızlık suçunun haksızlık unsurlarını yağma bakımından da gerçekleşmesi gerekir. Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 gün ve 2012/6-1290 E, 2013/35 K; 12.02.2013 tarih ve 2012/6–1143 E, 2013/47 K; 05.07.2013 gün ve 1548-346 E-K sayılı. 25.02.2014 gün ve 678-98 E-K sayılı. 20.05.2014 gün ve 617-271 E-K sayılı.

18.11.2014 gün ve 810-501 E-K sayılı. 29.03.2016 tarih ve 2015/13-280 E, 2016/147 K; 26.01.2016 tarihli, 2015/6-709 E, 2016/33 K sayılı, kararları da aynı yöndedir ve özetle yağmada "faydalanma kastının" bir unsur olarak aranması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hırsızlık suçu açısından aranan faydalanmak maksadının burada da bulunması gerekir. Hırsızlık suçundan farklı olarak, kast aynı zamanda cebir veya tehdit kullanmaya da yönelik olmalıdır.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Mesela 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun döneminde 6. Ceza Dairesinin 1982/923 E. 1982/8767 K. sayılı ilamlarında; “...yağma suçunun oluşması için failin zorla aldığı malı sahiplenme veya ondan yararlanma iradesini taşıması gerekir...” şeklinde açıkça göstermiştir.

Ceza Genel Kurulu'nun (CGK) 1999/7 E., 1999/20 K. sayılı ilamında özetle; menkul malın faydalanmak kastı ile cebir, şiddet kullanılıp alınmasıyla bu suç oluşur denmiştir. CGK 26.11.2002 tarih ve 2002/271 E., 2002/404 K. sayılı ilamlarında yağma suçunun unsurlarını malın “taşınır mal olması”, “mal sahibinin rızasının bulunmaması (cebir, tehdit)”, “malın alınması“ ve “faydalanma kastının varlığını" yağma suçunun ögeleri olarak belirtmiştir. CGK 2015/709 E. 2016/33 K.; "...

Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır..." CGK 2016/6-331 E, 2016/352 K; "...

Sanıkla mağdurenin..., evlendikten sonra aralarında anlaşmazlık başladığı, olaydan bir gün önce mağdurenin çalışmak istediğini söylemesi üzerine sanığın mağdureyi darp ederek "eşyalarını topla, sabah olunca babanın evine git, bu evi terk et, boşanacağız” dediği, olay günü ise sanığın mağdureyle eski erkek arkadaşı ile olan ilişkisi hakkında konuştuğu sırada aldığı cevaplara sinirlenerek, mağdureyi darp ettiği ve boşayacağını söyleyerek parmağında takılı olan alyansı ve tektaş yüzüğü zorla çıkarıp aldığı olayda;

sanığın, mağdurenin başkaca bir eşyasını almaması ve mağdure ile .... boşanmaları da göz önüne alındığında, evlilikleri süresince yaşadıkları anlaşmazlık ve kavgaların sonucu olarak sözle de ifade ettiği boşanma isteğini açığa vurmak amacıyla, toplumda da evlilik birliğinin sembolü olarak kabul edilen alyans ve tektaş yüzüğü mağdurenin parmağından çıkarıp almasında, faydalanma amacıyla hareket ettiği sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdureye karşı gerçekleştirdiği eylemlerin tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir....Bu itibarla...

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. CD ... 2016/3725-114 sayılı düzeltilerek onama kararının, sanığın yağma suçu yönünden KALDIRILMASINA...". Yargıtay 6. Ceza Dairesi, benzer hususları belirlemiş ve ayrıca "faydalanma kastı" aranması gerektiğini yine çok açık olarak göstermiştir.

Ayrıca birçok kararında faydalanma kastı son derece dar yorumlanmış, "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış, onun haricindeki eylemleri "faydalanma olarak" kabul etmeyen çok sayıda karar vermiştir.

Mesela Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2015/8292 E. ve 2017/4019 K. sayılı; "... telefonunu alıp oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen iade ettiği dikkate alındığında sanığın faydalanma amacıyla mağdurun malını aldığından bahsedilemeyceği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması...Bozmayı gerektirmiş...

BOZULMASINA ...” Dairemizin 2015/1001 E., 2015/40834 K. sayılı kararında, "sanık M.'nin işvereni olduğu katılan M. ve onun kardeşi katılan K.'ye, daha önceki bir tarihte 250,00 TL borç para verdiğinin sabit olduğu, ancak belli bir vadeye bağlanmayan borcunu da ödemeyen katılan M.'nin, çevreye olan borçları hususunda doğruyu söylememesi nedeniyle sanık ile arasının açıldığı,

olay günü de bir mazeret göstermeden işyerine gelmeyen katılana kendi cep telefonundan ulaşamayan sanık M.'nin, önce katılan K. ile buluştuğu, K.'nin de ağabeyi olan M.'nin evde olabileceğini söylemesi üzerine birlikte katılanların evlerine doğru yürüdükleri sırada, K.'nin cep telefonundan gizlice mesaj çekip katılan M.'yi uyardığını gören sanık M.'nin, katılan K.'nin elinden telefonu çekip aldığı, katılan telefonunu geri istemesine karşın vermediği, sanığın kendi numarasını görüp açmayan M.'yi kardeşi K.'nin telefonundan arayıp ona ulaşmak istediği,

K.'e ait olan telefonla arayan sanığın katılan M.'ye ulaştığı, daha sonra şikayet üzerine yakalanan sanığın telefonu çalışanları aracılığıyla kolluk kuvvetlerine teslim ettiği olayda, olay anındaki tüm koşullar ile sanığın sarf ettiği sözcükler ve/veya hareketler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, suç tarihinden önce ekonomik olarak geliri bulunan ve sabıkasız olan sanığın yanında ücretli çalıştırdığı katılan M.'nin kardeşi olan mağduru hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin,

yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiş, aynı doğrultuda CGK 2015/6-709 E, 2016/33 K. sayılı kararında ise "....

Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise 5237 sayılı TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D.

Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir.

Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır. Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. ....

19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...

GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... .... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.

765 sayılı TCK’nda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır...

Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması,

kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir....

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... Yargıtay 6. Ceza Dairesinin... onama kararının KALDIRILMASINA... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden ....BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir. Yine Yargıtay Ceza Dairesinin 2020/3086 E. ve 2021/17299 K. Sayılı; "...

Sanık M.’nin eşi olan tanık M.’nin katılan S. tarafından cinsel taciz boyutuna ulaşacak derece rahatsız edildiği, tanık M.’yi ağlarken gören sanık M.M.’nun sebebini sorduğu ve tanığın katılanla arasında geçenleri sanığa anlattığı, sanık M.’nın tanığın eşi olan sanık M.’ye durumu anlattığı ve beraber katılanın iş yerine giderek ellerindeki demir sopalarla katılanı “yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde” yaraladıkları, bu eylemleri hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı,

sanıkların katılanın iş yerinden çıkarken içerisinde silah olabileceği ve katılanın arkadan kendilerini yaralayabileceği düşüncesi ile içerisinde katılana ait ruhsat, banka kartı, kredi kartı ve anahtar bulunan çantayı aldıkları, katılanın şikayeti üzerine ertesi gün emniyete giden sanıkların çantayı ve içindekileri polise teslim ettikleri,

sanıkların kastının yağma olmadığı ve kendilerini korumak düşüncesi ile çantayı aldıkları anlaşılmakla üzerlerine atılı yağma suçu bakımından manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması...Bozmayı gerektirmiş...BOZULMASINA..." şeklinde faydalanma kastının varlığını ve dar yorumlanmasına yönelik çok sayıda karar vermiştir. CGK 2015/6-709 E, 2016/33 K; "...

Sanık Y.A. hakkında yağma ve silahla tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda silahla tehdit suçundan yağma suçunun unsuru olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, yağma suçundan ise TCK'nun 149/1-a-d, 168/1-3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, D.

Ağır Ceza Mahkemesince verilen.... hükmün Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince ... onanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise ...Sanığın telefonunun arama listelerini kontrol ederek mağdurenin telefonda görüştüğü numaraları tespit etmek amacıyla aldığı sabittir.

Olayın bu oluş şekline, taraflar arasındaki ilişkiye göre, telefonu satmak ya da kullanmak maksadıyla aldığını kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla yağma suçunun manevi unsuru oluşmamıştır. Sanığın eylemini mevcut haliyle konut dokunulmazlığını ihlal, silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçu olarak değerlendirilmesi yerine yağma suçundan verilen mahkumiyet hükmü usul ve yasaya aykırıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. ....

19.02.2010 günü mağdurenin evine giden sanığın, mağdurenin kapıyı açması üzerine içeriye girdiği, mağdureye “evde kim var lan orospu, öldüreceğim seni” dedikten sonra silahını çıkarıp mağdureye doğrulttuğu, silahın kabzasıyla vurduğu, mağdurenin elinde bulunan cep telefonunu alarak açmaya çalıştığı sırada mağdurenin evden kaçarak olayı polise bildirdiği ...

GSM şirketleriyle yapılan yazışmalardan, mağdureye ait telefonun olay tarihinden mağdureye iade edildiği tarihe kadar kullanılmadığının anlaşıldığı... .... Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır.

765 sayılı TCK’nda “gasp” olarak adlandırılan yağma, esasında cebir veya tehdit kullanmak suretiyle yapılan hırsızlıktan ibarettir. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup, ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır...

Sanığın olay tarihinde, iki yıldır birlikte olduğu mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olduğunu düşünerek evine gidip yanında bulunan silahı mağdureye doğrultarak tehdit ettiği, silahın kabzasıyla mağdureye vurduğu, mağdurenin elinde bulunan telefonu arama kayıtlarına bakmak amacıyla zorla aldıktan yaklaşık 20 gün sonra iade ettiği olayda, olay yerine gelen sanığın mağdureye “evde kim var orospu” demesi, telefonu arama kayıtlarına bakmak için alması,

kullanmadan mağdureye iade etmesi gözetildiğinde, ekonomik durumu iyi olan ve yaklaşık bir yıldır mağdureyle birlikte olan sanığın, mağdurenin başka bir kişiyle ilişkisi olup olmadığını öğrenmek için telefonunu aldığı anlaşılmakta olup sanığın faydalanmak amacıyla telefonu aldığı sabit olmadığından, üzerine atılı yağma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı, ancak sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğinin kabulü gerekmektedir... C.

Başsavcılığı itirazının KABULÜNE... D....Ağır Ceza Mahkemesinin ... hükmünün, sanığa atılı eylemin nitelendirilmesinde hataya düşülmesi isabetsizliğinden... BOZULMASINA...” şeklinde karar vermiştir. Kısaca dairemizin süregelen yerleşik uygulamalarında faydalanma kastını "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama " olarak kabul etmektedir. Bu genel ve uygulamaya yönelik izahtan sonra somut olaya gelince.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile katılanın 3 yıllık sevgili oldukları, sanığın suç tarihinde katılanın cep telefonundaki fotoğraflara bakmak isterken tartıştıkları, katılanın anlatımına göre sanık eski erkek arkadaşı olduğundan ve onun cep telefonu şifresini hiç değiştirmediğini bildiğinden şifreyi girerek telefonu açtığı, telefonun menüsünü bir dakika kadar incelediği,

daha sonra telefonda dün gittiği kız arkadaşıyla çekildiği fotoğrafları göstererek 'sen bu kızla ne geziyorsun, ben sana evden çıkma demedim mi, ölümün benim elimden olacak' dediği ve telefonu yere atarak kırdığı ve 'hadi bundan sonra görüşebilirsen görüş' dediği, sanığın beyanına göre de cep telefonunu karıştırdıktan sonra başka erkeklerle mesajlaşmalarını gördüğü ve kendisini aldattığını düşündüğünden kızgınlıkla telefonu yere atıp kırdığı, buna karşılık yerine yeni bir telefon almak istediği ancak, para ayarladığında alabileceğini söylediği,

sanığın katılanı anlatıldığı şekildeki sorgulamasının katılanın belirttiği gibi iki yıl önce ayrılmış olan kişinin sorabileceği bir soru olmadığı, taraflar arasında sık rastlanan bir kıskançlık kavgası yaşandığı ve bu sırada cep telefonunun kırıldığı, sanığın cep telefonunu, mal edinme ve kullanma amacı olmadan kıskançlıkla, eski sevgilisinin kimlerle görüştüğünü öğrenmek amaçlı aldığı, ekonomik yarar sağlamak ve faydalanmak maksadı ile aldığı hususunun ise sabit olmadığının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Tüm bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanık hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde yağma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2024 tarihli ve KD-6-2022/40664 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın reddi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 24.10.2024 tarihli ve 2023/51 Esas, 2024/11532 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 13.02.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/5841
Karar No
2025/1741
Tarih
13 Şubat 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5728 K.2025/909
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5693 K.2025/2094
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5687 K.2024/13493
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5537 K.2025/1994
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5529 K.2024/13314
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5455 K.2026/1109

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.