İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/1450 Karar: 2025/5081 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/1450 K.2025/5081

6. Ceza Dairesi 2025/1450 E. , 2025/5081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 E., 2024/479 K. SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/1450 E. , 2025/5081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 E., 2024/479 K. SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/1450 E. , 2025/5081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/397 E., 2024/479 K. SUÇLAR : Hukuki alacağın tahsili amacıyla yaralama, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; Sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla yaralama suçundan kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenenmesinde; Sanık hakkında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2020 tarihli ve 2020/1805 Esas sayılı iddianamesi ile kasten yaralama suçuna ilişkin açılan kamu davasında, sanığın 86/1, 86/3.e, 87/1.a maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/3539 Esas, 2023/2861 Karar sayılı kararıyla "kamu davasının reddine karar verilmek" suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; mahkemesince hukuki değerden yoksun olarak yeniden verilen kasten yaralama suçuna ilişkin hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II-Sanık ... hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir. Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık ...'ın aşamalardaki beyanında, babası olan tanık ...'nın mağdurun iş yerinde çalışması nedeniyle aldığı trafik cezalarından ötürü mağdurdan alacağı olduğunu belirttiği, tanık ...'nın ise kolluk aşamasında alınan beyanında mağdurdan alacağının olduğunu ancak bu alacaktan oğlu olan sanığa bahsetmediği gibi , bu alacağı almalarına yönelik de bir beyanda bulunmadığı, mağdurun aşamalardaki beyanlarında, sanığa herhangi bir borcunun olmadığını şeklindeki beyanlarına göre her ne kadar sanık ... beyanlarında, mağdur ile arasında hukuki ilişkiye dayanan alacak olduğunu dile getirmiş ise de, sanığın, mağdur ile kurulan hukuki alacağın tarafı olmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 149/1.a, 35. maddelerinde düzenlenen nitelik yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğunu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla