Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1826 E. , 2026/837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2022/145 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, şantaj, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç eşyasının kabul edilmesi, tefecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, On
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1826 E. , 2026/837 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/113 E., 2022/145 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, şantaj, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç eşyasının kabul edilmesi, tefecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama, Düzeltilerek onama Sanıklar ..., ..., .............. ve ...'in suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan dolayı bozma öncesi verilen beraat kararlarının Dairemizin 2015/245 Esas ve 2015/41181 Karar sayılı ilamı ile onandığından, incelemeye konu son kararda sanıklar hakkında zamanaşımı sebebiyle verilen düşme kararlarının yok hükmünde olduğu kabul edildiğinden, sanık ... hakkında aynı suçtan dolayı kurulan hüküm temyiz incelemesine esas alınmıştır. I. Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik şantaj suçundan kurulan hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/1. maddesinde belirtilen hüküm türleri arasında sayılmayan ve bu nedenle temyiz kabiliyeti bulunmayan hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin karara yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin reddiyle, dosyanın Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II. Sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan ve sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan dolayı kamu davasının düşürülmesine dair hükümlere yönelik katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve tefecilik suçlarının niteliği itibarıyla, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan katılanlar ... ve ...'ın davaya katılmalarına ilişkin verilen kararlar hukuki değerden yoksun olup, hükümleri temyiz yetkisi vermeyeceğinden, katılanlar ... ve .... .... vekilinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, III. Sanıklar ... ve ...'ın tefecilik suçundan dolayı düşme; Sanık ... hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan dolayı düşme, sanıklar ... ve ...' hakkında suç eşyasının kabul edilmesi suçundan dolayı düşme; sanıklar ... ve ...'in mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan dolayı düşme; sanık ...'in katılan ...'e karşı dolandırıcılık suçundan düşme hükümlerine yönelik katılan ... vekilinin ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, kararların dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılanlar ... ve ... vekili ile katılan Hazine vekilinin sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, IV. Sanıklar ... ve ...'in, katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyetler, sanıklar ... ve ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik, sanıklar ... ve ... müdafilerinin ve katılanlar ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; 1. 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiği, 5271 sayılı Kanun'un 230. maddesinde ise gerekçenin içermesi gereken hususların ayrıntılı şekilde düzenlendiği, 5271 sayılı Kanunu'nun 230/1-b maddesine göre hükme esas alınan delillerin belirtilmesi, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararında; delillerin bir bütün hâlinde sayıldığı ve fakat sanıklara isnat edilen suçlar ile delillerin her bir sanık yönünden ilişkilendirilip tartışılmadığı, mahkûmiyet hükümlerine esas alınan ve reddedilen delillerin neler olduğuna, hangi delillerin makbul addedilip üstün tutulduğuna, maddi vakıanın kabulüne hangi delillere dayanılarak ulaşıldığına yer verilmediği, böylece vicdani kanaatin oluşum sürecinin, hukuka ve dosya kapsamına uygun olarak kararda ayrı ayrı gösterilmemiş olmasına nazaran, sanıklar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine ilişkin gerekçenin Anayasa’nın 1 41... sayılı Kanun'un 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçeyi içermediği anlaşılmakla, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı ile katılan ...'in ............. Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi sahibi olan diğer katılan ...'dan olan alacağını yağmalamak maksadıyla değişik meblağlı 6 adet çek yaprağını, zorla almak suretiyle gerçekleştirdikleri yağma suçundan ve katılan ...'e mesaj çekerek, evine ve iş yerine giderek muhtelif tarihlerde kendilerine haksız çıkar sağlamaya zorlamak suretiyle gerçekleştirdikleri yağmaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği, Dairemizin 2015/245 Esas ve 2015/41181 Karar sayılı ilamı ile sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'a yönelik yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına, sanıklar hakkında katılanlar .... ve ...... yönelik eylemlerinin tamamlanmış tek yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden katılan ...'ya yönelik yağmaya teşebbüsten hüküm kurulması nedeniyle de hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine sanıklar hakkında her iki katılana yönelik eylemlerinin tek yağma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle nitelikli yağma suçundan mahkûmiyetlerine karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2021/6-308 Esas ve 2024/358 Karar numaralı kararı ile Dairemizin 03.06.2015 tarihli ve 2015/245 Esas, 2015/41181 sayılı onama kararlarının kaldırılarak sanıklar hakkında katılan ...'a yönelik yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, Anayasanın 1 41... sayılı Kanun'un 34, 2 30... . maddelerinde öngörülen şekilde kanuni ve yeterli gerekçeyi içermemesi nedeniyle isabetsizliğinde bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, Dairemizin 03.06.2015 tarihli ve 2015/245 Esas, 2015/41181 sayılı bozması üzerine kurulan mahkemenin 08.04.2022 tarihli kararının sanıklar hakkında mükerrer nitelikte olduğu anlaşılmakla ve davanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bozması üzerine ilk derece mahkemesinde görülmekte olan dava ile birlikte yürütülmesinde zorunluluk bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2015/113 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ve katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 14.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesinin nitelikli yağma, şantaj, dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç eşyasının kabul edilmesi ve tefecilik suçlarına ilişkin 08.04.2022 tarihli mahkûmiyet ve düşme hükümleri; sanık müdafileri, katılanlar vekilleri ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, alacak tahsili amacıyla altı adet çek yaprağının zorla alınması ve katılanların haksız çıkar sağlamaya zorlanması olaylarından doğan, bozmalar ve Ceza Genel Kurulu kararıyla uzamış çok katmanlı dosyayı dört ayrı başlıkta incelemiştir.
Hukuki İlke: Karar birden fazla ilke içerir: hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar CMK'nın 223/1. maddesindeki hüküm türleri arasında sayılmadığından temyiz edilemez; aklama ve tefecilik suçlarından doğrudan zarar görmeyenlerin katılma kararı hukuki değerden yoksun olup temyiz yetkisi vermez; asıl olarak da Anayasa'nın 141. maddesi ve CMK'nın 230/1-b maddesi gereği mahkûmiyet gerekçesinde delillerin her bir sanıkla ilişkilendirilip tartışılması, hangi delilin üstün tutulduğunun ve maddi vakıanın hangi delillerle kabul edildiğinin ayrı ayrı gösterilmesi zorunludur; deliller toptan sayılarak hüküm kurulamaz.
Uygulama Sonucu: Daire, şantaja ilişkin karara yönelik istemi incelenmeksizin iade edip katılma hakkı olmayanların temyizlerini 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca reddetmiş, düşme hükümlerini onamış; nitelikli yağma mahkûmiyetlerini ise hem gerekçe yetersizliği hem de Ceza Genel Kurulunun 2021/6-308 Esas, 2024/358 Karar sayılı bozması karşısında hükmün mükerrer nitelik taşıması ve davaların birlikte yürütülmesi zorunluluğu nedeniyle CMUK'un 321. maddesi gereği tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu: Çok sanıklı ekonomik-örgütlü suç dosyalarında, delillerin sanık bazında tartışılmadan blok hâlinde sayılması tek başına bozma getiren güçlü bir temyiz sebebidir; müdafi gerekçeli kararı bu gözle taramalıdır. Katılan vekili yönünden ise aklama ve tefecilik gibi kamu düzenine karşı suçlarda müvekkilin doğrudan zarar gören sıfatı baştan sağlam kurulmalıdır, aksi hâlde katılma kararı alınmış olsa bile temyiz hakkı tanınmamaktadır.