KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/343 E., 2025/1792 K.
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2025
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1965 E., 2024/1996 K
- Suçlar
- Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye
Karar Detayı
403 kelime·2 dk okuma
Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre;
nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Olay tarihinde, sanık ...'in azmettirmesi ve kendilerini yönlendirmesiyle sanıklar ... ve ...'nın yüzlerini kar maskesi ile gizleyerek kendilerini tanınmaz hale getirdikleri, katılanın ...Mahallesindeki ikametinin önünde katılan aracına bindikten hemen sonra ellerindeki silahın korkutucu gücünden de faydalanarak araca bindikleri, yolculuk sırasında katılanın çenesine silahla vurdukları, katılanın direncini kırmak amacıyla içerisinde Meperidine etken maddesi bulunan kırmızı reçete ile satılan ilacı zorla yutturdukları, ellerini bağladıkları,
sanık ...'in yolda giderken sanık ... ile konuştuğu ve bu konuşma sesini duyan katılanın karşıdaki kişinin sanık ... olduğunu anladığı, sanıkların katılanı götürdükleri dağlık alanda katılandan öncelikle 2 milyon TL para istedikleri, katılana kadın kıyafetleri giydirdikten sonra katılanın bu halini kamera ile kayıt altına aldıkları, katılanı zorla araca bindirdikten sonra katılanın cebinden 500,00 TL, cüzdanındaki 100,00 TL ve aracındaki tüfeği aldıkları, ayrıca aracın sağ ön lastiğine, ön plakasına, sağ ön kapı dikiz aynasına, sol ön kapı açma koluna zarar verdikleri ve katılanın yanından ayrıldıkları olayda,
katılanın eylem öncesinde “Beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak bir durumda” olmadığı, içirilen maddenin etkisi ile kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale geldiği ve sanıkların sebep verdiği bu durumun etkisi ile nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri gözetilmeden, sanıklar hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile de hüküm kurulması.
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Bir sanığın azmettirmesiyle yüzlerini kar maskesiyle gizleyen iki sanık, katılanı aracında silah zoruyla kaçırmış, çenesine silahla vurmuş, Meperidine etken maddeli kırmızı reçeteli ilacı zorla yutturmuş, dağlık alanda 2 milyon TL istemiş, kadın kıyafetleri giydirip kamerayla kaydetmiş ve üzerindeki paralar ile aracındaki tüfeği alıp araca zarar vermiştir. İstinaf başvurusunun esastan reddi üzerine tutuklu sanıklar hükümleri temyiz etmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 109/3-f ve 149/1-e'deki 'beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı' işlenme nitelikli hâli, mağdurun eylem öncesinde bu durumda olmasını gerektirir; mağdurun savunamayacak hâle bizzat sanıkların zorla içirdiği maddenin etkisiyle gelmesi durumunda bu ağırlaştırıcı bentler uygulanamaz.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: 6. Ceza Dairesi suçların sanıklarca işlendiğinin kabulünde aykırılık görmemiş, ancak katılanın savunmasızlığını bizzat sanıkların yarattığı gözetilmeden TCK 109/3-f ve 149/1-e ile de hüküm kurulmasını hukuka aykırı bularak hükümleri Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Mağdura ilaç veya benzeri madde verilerek işlenen yağma ve alıkoyma olaylarında müdafi, savunmasızlık nitelikli hâlinin ancak eylem öncesinde var olan bir durumu kapsadığını, failin kendi yarattığı savunmasızlığın bu bentlerden ayrıca cezalandırılamayacağını ileri sürmelidir; bu itiraz somut olayda tek başına bozma getirmiştir.