Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4120 E. , 2025/9705 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.03.2025 tarihli ve 2024/239730 soruşturma, 2025/38493 sayılı kovuşturmaya
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4120 E. , 2025/9705 K. "İçtihat Metni" KANUN YARARINA BOZMA Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.03.2025 tarihli ve 2024/239730 soruşturma, 2025/38493 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabülü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.05.2025 tarihli ve 2025/4695 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 12.06.2025 gün ve 94660652-105-06-20981-2025-KYB sayılı yazısı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/06/2025 gün ve 2025/76760 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Dosya kapsamına göre, 1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/1. maddesinde yer alan, " (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir." şeklindeki düzenleme uyarınca anılan karara karşı müştekinin iki haftalık itiraz süresi bulunduğu, söz konusu kararın 19.03.2025 tarihinde müşteki vekiline tebliğ edilmesine rağmen iki haftalık yasal süre geçtikten sonra 09.04.2025 havale tarihli dilekçe ile müşteki vekili tarafından itiraz edildiği anlaşılmakla, itirazın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde esastan inceleme yapılarak karar verilmesinde, 2- Kabule göre de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenleme gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verilmesinde, isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.05.2025 tarihli ve 2025/4695 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.11.2025 tarihinde karar verildi.