Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2026/646 E. , 2026/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3896 E., 2025/2626 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bu
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2026/646 E. , 2026/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3896 E., 2025/2626 K. SUÇLAR : Birden fazla kişi tarafından gece vakti silahla yağma, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2025 tarihli ve 2025/54 Esas, 2025/128 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında şikâyetçi ... ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan sanık ... hakkında şikâyetçi ... ...'a yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık ... hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan mahkûmiyetlerine dair karara karşı sanık müdafiinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli kararıyla esastan reddine dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.09.2025 tarihli kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozma Üzerine İstinaf Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 05.11.2025 tarihli ve 2025/3896 Esas, 2025/2626 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında şikâyetçi ... ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 168/3, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-c-h, 62... . maddeleri uyarınca 10... ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında şikâyetçi ... ...'a yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 62... . maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında şikâyetçi ...'e yönelik cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 62... . maddeleri uyarınca uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000,00 TL Adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkili olan sanığın suçu işlediğini gösterir bir delilin bulunmadığı, karara dayanak olarak mağdur beyanı ve mağdur tarafından yapılan, hatalı, usule ve kanuna aykırı teşhis işlemi olduğu, kesin bir teşhis bulunmadığı gibi polislerin gönlendirmelerinden sonra mağdurların teşhiste bulundukları, şikâyetçilerin kovuşturma aşamasında bu durumu açıkça beyan ettikleri ve eylemi gerçekleştiren kişilerin sanıktan farklı kişiler olduğunu beyan ettikleri, olay yerinden elde edilen delillerden alınan doku örnekleriyle müvekkilinden alınan DNA ve kan örneklerinin örtüşmediği, yine olay yerinden alınan parmak izinin de müvekkili olan sanığın parmak iziyle örtüşmediğinin adli raporlarla sabit olduğu, şikâyetçilerden yağmalanan kredi kartlarından yapılan harcamaların şikâyetçilerin yanında bulunan ve şikâyetçilerin .... ismiyle bildikleri ... 'nın .... uyruklu arkadaşı olan .... tarafından yanında .... olarak bilinen ... bulunduğu halde yapıldığının tespit edildiği, bu olaya ilişkin yargılamanın İstanbul Anadolu 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/332 Esas sayılı dosyası ile devam ettiği, bu konuda verilen tefrik kararının hatalı olduğu, yağmalanan kredi kartlarıyla müvekkili olan sanığın bir ilgisinin bulunmadığı, müvekkili olan sanığa ait baz kayıtları, kamera kayıtları ve tanık anlatımlarından olay günü ve saatlerinde müvekkili olan sanığın evinde olduğunun sabit olduğu, şikâyetçi ... ...'a ait olan ve yağmalanan cep telefonunun ...tarafından cep telefonu alım satımı yapan tanık ...'a geçtiği sabit olmasına rağmen sanık ...hakkında beraat kararı verilmiş olmasına rağmen cep telefonuyla hiçbir ilgisi olmayan müvekkili hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkili olan sanık hakkında şikâyetçi ... yönünden de zarar giderilmesine rağmen etkin pişmanlık indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, sanığın suçu işlediğini gösterir yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut bir delil bulunmadığı, her ne kadar şikâyetçiler silah zoru ile ormanlık alana götürüldüklerini beyan etmişlerse de dosya kapsamında bu beyanı destekler başkaca somut bir delil bulunmadığı, olayda kullanıldığı iddia edilen silahla müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığı, kovanlarda müvekkiline dair parmak izi bulunmadığı, bu suç yönünden müvekkili olan sanığın cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu, tüm suçlar yönünden müvekkili olan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma ve Mağdurla ... ve ...'e Yönelik Cebir veya Tehdit Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Her ne kadar sanık hakkında mağdur ...'ya yönelik nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 168/3-2 maddesi uyarınca cezasından indirim yapılmış ise de; sanık tarafından mağdur ...'dan 2 adet cep telefonu, 600,00 TL para, kimlik, kredi kartı ve bankamatik kartlarının yağmalandığı, bir adet cep telefonunun kolluk araştırması sonucunda ele geçirilerek mağdura teslim edilmesi nedeniyle rızaen iadenin söz konusu olmadığı, mağdurdan yağmalanan kimlik, kredi kartı ve bankamatik kartlarının teslim edilmediği, mağdurdan yağmalanan para ve diğer cep telefonundan doğan zararın kovuşturma aşamasında giderildiği, bu durumda sanığın kısmi iadede bulunduğu, kısmi iade halinde 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesi uyarınca mağdurdan sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat edip etmeyeceği sorulup sonucuna göre, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ugyulanmasında hukuka aykırılık görülmüş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik nitelikli yağma ve mağdurla ... ve ...'e yönelik cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesi sonucunda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezalerın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yeterli inceleme ve araştırmanın yapıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Dosya içeriğine göre; mağdur ... tarafından 25.07.2023 tarihli oturumda toplam zararının 13.000,00 TL olduğunun beyan edilmesine ve sanık ... adına müdafii tarafından 13.000,00 TL paranın şikâyetçi ... adına havale yapıldığına dair 27.07.2023 tarihli banka dekontunun dosyaya ibraz edilmesine rağmen, ilgili bankadan ödemenin dosyanın şikâyetçi ... adına yapılıp yapılmadığı araştırılıp gerekirse şikâyetçi ...'ten zararının giderilip giderilmediği sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık Hakkında Mağdur ...'a Yönelik Nitelikli Yağma ve Mağdurla ... ve ...'e Yönelik Cebir veya Tehdit Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri ile Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (1) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Şikâyetçi ...'e Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı iki mağdura yönelik nitelikli yağma, iki mağdura yönelik cebir/tehditle hürriyetten yoksun kılma ve ruhsatsız silah suçlarından mahkum etmiş; bozma üzerine BAM esastan ret vermiş, sanık DNA/parmak izi uyumsuzluğu ve alibi savunması yapmıştır.
Hukuki İlke: Yağmalanan eşyanın kısmen iadesi halinde TCK 168/4 uyarınca mağdura etkin pişmanlık uygulanmasına muvafakati sorulmalı; bir mağdur yönünden ibraz edilen havale dekontunun gerçekliği araştırılıp TCK 168'in uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmalıdır.
Uygulama Sonucu: Bir mağdura yönelik yağma, hürriyetten yoksun kılma ve silah suçlarından hükümler eleştiriyle onanmış; diğer mağdura yönelik yağma hükmü, ödeme/etkin pişmanlık araştırması yapılmadığından CMK 302/2 uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Yağmada zararın kısmen veya tamamen giderildiğini gösteren dekont sunulduğunda, mahkemenin bankadan ödemeyi teyit ettirip TCK 168 indirimini tartışmasını talep etmek; aleyhe temyiz yoksa lehe hususların bozma yapılmasa da eleştiriyle korunabileceği unutulmamalıdır.