KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2023/3002 E., 2024/4159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/323 E., 2022/22 K.
- Hüküm/karar
- Ret
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki, hizmet alım sözleşmesine dayalı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün, davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat ..., Avukat ....., davacı şirket yetkilisi ..... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Mahkemenin ilk kararında, davacı iş sahibinin fesihte haklı olduğu, bu nedenle davalının tahsil ettiği ödemeleri iade etmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2-Mahkeme kararına karşı, taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin (kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 24.12.2015 tarihli, 2015/1535 Esas, 2015/6614 Karar sayılı ilamıyla, taraflar arasındaki, AR-GE çalışmalarını konu alan danışmanlık hizmet alım sözleşmesinin beş aşamalı olduğu, davalı yüklenicinin ilk aşamaya ilişkin edimlerini yerine getirdiği, davacının, projenin ikinci aşamasına ilişkin işlerin yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmeyi feshettiği, feshin haksız olduğu,
bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceği, davalının ilk aşamaya ilişkin verdiği hizmetin bedeli tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca, davacının yaptığı bilirkişi ücreti ve harç masraflarının hükümde değenlendirilmediği gerekçesiyle, karar taraflar yararına bozulmuştur.
3-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı yüklenicinin projenin ilk aşamasına ilişkin belirli hizmetleri verdiği, davalıya yapılacak ödemelerin MSB onayına bağlı bulunmadığı, yaptığı işlerin bedelinin 32.500,00 USD olduğu, buna karşılık davalıya yapılan ihtilafsız ödemelerin ise 19.500,00 USD olduğu, sonuç olarak davacının, davalıdan alacağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;
Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin resen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; bozma ilamı gereği mahkemece, davacı tarafından davalıya yapılan ihtilafsız ödemeler dikkate alındığında, davacının, davalıya fazla ödeme yapmadığının tespit edildiği, davalının hizmet bedeline hak kazanmasının, hazırladığı raporların MSB tarafından onaylanması şartına bağlı olmadığı, davalının projenin ilk aşamasına ilişkin hizmet verdiğinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3002, K. 2024/4159, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama