İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1156 K.2024/5190

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 535 adet daire anahtarını 27.11.2017 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini ve 535 daire bedeli 91.792.050,00…

Esas2024/1156Karar2024/5190Tarih25 Aralık 2024Okuma5 dk · 1.038 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2024/1156 E., 2024/5190 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1156 E., 2024/10 K.
Karar
Kısmen Kabul
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/291 E., 2021/386 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.038 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.09.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davalı yüklenicinin 535 adet daire anahtarını 27.11.2017 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini ve 535 daire bedeli 91.792.050,00 Türk Lirası ve % 1 KDV'si 917.920,50 Türk Lirası dahil olmak üzere 09.10.2017 tarihli toplam 92.709.970,50 Türk Lirası tutarlı faturayı düzenlediğini, müvekkilinin faturayı alıp defter kayıtlarına işlediğini ve KDV beyannamesini verdiğini, müvekkilinin de sözleşme ve KDV Kanunu'na uygun olarak 91.792.050,00 Türk Lirası arsa bedeli ve % 18 KDV'si 16.522.569,00 Türk Lirası dahil olmak üzere,

30.11.2017 tarihli, toplam 108.314.619,00 Türk Lirası bedelli faturayı düzenleyip noterlik vasıtasıyla davalı şirkete gönderdiğini, tarafların karşılıklı olarak düzenledikleri faturaların mahsubu sonucu müvekkilinin 15.604.648,50 Türk Lirası alacaklı hale geldiğini, bu alacağın davalı tarafından ödenmediğini, dairelerin sözleşme uyarınca teslimi ile vergiyi doğuran olayın meydana geldiğini, davanın konusu oluşturan bu faturanın da teslim tarihinden ve davalı şirketin faturalandırma işleminden sonra tanzim edildiğini,

alacağın her iki faturada yazılı KDV oranları arasındaki fark nedeniyle ortaya çıktığını ve 60 no.lu KDV sirkülerinin 1.8. bölümü ve taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesi gereği bu tutarın davacı tarafından ödenmesi gerektiğini belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 500.000,00 Türk Lirası alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.04.2021 tarihli ıslahı ile de talebini 6.145.379,99 Türk Lirası arttırarak 6.645.379,99 Türk Lirası alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca edimlerini tam ve eksiksiz yerine getirmeyen davacının haksız ve hukuka uygun olmayan fatura düzenleyerek müvekkili davalıyı borç altına sokmaya çalıştığını, taraflar arasındaki ilişkinin trampa ilişkisi olup KDV Kanunun 2. maddesinin 5. fıkrası gereği teslim hükmünde olduğunu ve her birinin KDV'ye tabi olduğunun hükme bağlandığını, davalı tarafından düzenlenen faturanın yasal koşulları taşımadığından iade edildiğini, taraflarca faturaların eş zamanlı düzenlenmesi ve diğerini borç altına sokacak mahiyette bulunmamasının gerektiğini,

davacının eş zamanlı fatura düzenleme yükümlülüğüne uymadığını, KDV tebliğine göre tarafların karşılıklı olarak eş değer şekilde ve yakın tarihte fatura düzenlenmesi gerektiği halde davacı tarafından geç olarak düzenlenen ve şirketlerini borçlandırıcı nitelikteki faturanın kabulünün mümkün olmadığını, sözleşmenin 20. maddesindeki düzenlemenin inşaatın yapımına ilişkin olup teslim ile ilgili yükümlülüklerin hükme dahil olmadığını belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; davacının başvurusu üzerine yargılama sırasında vergi dairesi tarafından vergi tekniği raporu düzenlendiği ve bu rapor doğrultusunda davacının gerekli düzeltmeleri yaparak daha önce düzenlediği faturaları iptal ettiği ve yeni düzenlenen faturayı ticari defterlerine işlediği, davalının vergi tekniği raporu doğrultusunda faturalaşmayı yapmadığı, mevzuat gereği tarafların aynı anda fatura kesip aradaki KDV farkının yüklenici tarafından karşılanması gerektiği,davalının davacı tarafından düzenlenen fatura nedeniyle vergi dairesine ödemek zorunda kaldığı,

KDV farkını taraflar arasındaki sözleşmenin 20. maddesi uyarınca doğmuş ve doğacak KDV borçlarından dolayı davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, davacının davalının % 1 oranında KDV'li fatura düzenlemesi nedeniyle yükümlü olmadığı tutarı vergi dairesine ödemek zorunda kaldığı, davalının davacı tarafından vergi tekniği raporu doğrultusunda düzenlenen faturadaki KDV farkını davalıdan vergi mevzuaatı ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca isteyebileceği, davacının ilk düzenlediği faturayı iptal ederek vergi tekniği raporu doğrultusunda yeni fatura düzenlemesinin davayı konusuz bırakmadığı,

bu fatura karşılığında davalının düzenlemesi gereken faturayı düzenlemediği, davacının alacağının ödeme veya başka bir sebeple konusuz kalmadığı, alacağın devam ettiği, davalının hiç fatura düzenlememesinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, nihayetinde davacının % 18'lik fatura düzenleyip bunu vergi dairesine bildirmesi ile KDV borcunu ödeme yükümlülüğü altına girdiği,

ödediği bu miktarın taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı yüklenici tarafından karşılanması gerektiği, kaldı ki davalının bu faturayı defterlerine işleyip vergi dairesine KDV bildiriminde bulunması halinde davalının da bir zararının bulunmayacağı anlaşıldığından davanın ıslah edilmiş hâliyle kabulüne karar karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesince.

İlk Derece Mahkemesince 20.06.2019 tarihli duruşmada 2 nolu ara kararı ile davacı vekilinin kısmen ıslah yapacağını beyan etmesi üzerine, davacı vekiline davasını ıslah etmek üzere HMK'nın 181. maddesi uyarınca 1 hafta kesin süre verildiği, aksi halde ıslahın yapılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun usulüne uygun olarak ihtar edildiği, davacı davasını kısmi dava olarak açtığından ve usulüne uygun yapılan ihtara rağmen süresinde davasını ıslah etmediğinden,

usul işlemleri kamu düzeninden olup re'sen gözetileceğinden, verilen kesin süreden sonra yapılan ıslah yok hükmünde olduğundan ıslah dikkate alınmaksızın karar verilmesi gerektiği, belirtilen nedenlerle davalı vekilinin istinaf talebinin re'sen gözetilen sebeplerle kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle süresinde usulüne uygun ıslah yapılmadığından davacının davasının ilk açıldığı hali ile kabulüne karar verilmiştir.

Bu karara karşı taraf vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1-) Davacı vekilinin temyizi yönünden. Davacı 20.06.2019 tarihli duruşmada ıslah için süre verilmesi talebinde bulunmuş ve mahkemece davacıya davasını ıslah etmek üzere HMK'nun 181. maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiştir.

Davacı HMK 181'e göre verilen kesin süre içerisinde 26.06.2019 tarihli dilekçesi ile; her ne kadar ıslah için taraflarına kesin süre verilmiş ise de, teftiş raporunun tamamlanma aşamasında olduğu ve taraflarca rapora göre yeniden fatura tanzimi yoluna gidileceği, fatura miktarlarında dolayısı ile KDV miktarlarında önemli bir oranda azalma meydana geleceği, rapora göre alacak miktarının değişeceği, bu nedenle raporun bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi ve taraflarına ıslah için verilen süreye dair ara karardan dönülmesi talep edilmiştir.

Mahkemece bir sonraki 05.09.2019 tarihli duruşmada verilen ara kararda, vergi müfettişi tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda vergi dairesinin işlem yapmasının beklenilmesine karar verilmiştir. Yargılamanın devamında da düzenlenen müfettiş raporuna göre taraflara faturalaşmanın yapılması için süre verilmiş ve müfettiş raporuna göre belirlenen faturalara göre düzenlenen ek rapor sonrasında davacı vekilince ıslah yapılmıştır.

Hal böyle olunca mahkemece ıslaha ilişkin 1 haftalık süreden dönüldüğü kabul edilerek ıslahın süresinde yapıldığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken, ıslah talebinin dikkate alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1 no.lu paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi’nin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın BOZULMASINA,

2 no.lu paragrafta belirtilen nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,

25.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1156, K. 2024/5190, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1156
Karar No
2024/5190
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/1156 K.2024/26261
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1156 K.2024/8859
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1157 K.2024/9233
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1157 K.2024/5047
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2024/1158 K.2024/9198
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2024/1158 K.2024/5191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.