KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2024/292 E., 2024/4529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/65 E., 2015/514 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen Kabul
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
1-Davacı vekili, dava dışı işçi tarafından aleyhinde açılan işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davasının yargılaması sonucunda İzmir 10. İş Mahkemesi'nin 05.03.2012 tarihli, 2011/492 Esas, 2012/99 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, işçi alacağının dava dışı işçi tarafından İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/10928 Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konularak, davacı ... Bakanlığından tahsil edildiğini, davacının üst işveren sıfatıyla sorumlu tutulduğu işçi alacağının yapılan hizmet alım sözleşmesi ile teknik ve idari şartnameler uyarınca davalı yükleniciden rücu hakkı olduğundan bahisle 13.336,82 TL işçi alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2-Davalı vekili, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, İzmir 10. İş Mahkemesi'nin 2011/492 Esas, 2012/99 Karar sayılı dosyası ile görülen davada davalının işveren sıfatının bulunmadığını, dava dışı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, yıllık izin ve fazla çalışma alacağının da bulunmadığını, davacının işçi alacağı yönünden rücuen tazminat talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
3-Mahkemece, TBK'nın 146. ve 147. maddeleri gereği kıdem tazminatı talebi yönünden davalı alt işverenin yanında çalışılan süreyle orantılı olarak davalının alacaktan sorumlu olduğu, bu sorumluluğun da davacıyla yarı yarıya paylaşılması gerektiği, ancak ihbar tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti yönünden ise hükmedilen bedelin tamamından davalının son işveren sıfatıyla sorumlu olduğu nazara alınarak, dava dışı işçinin İzmir 6. İcra Müdürlüğüne davacı tarafından ödenen 13.331,16 TL'den 10.331,16 TL'sini davalıdan rücuen talep etmeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.331,16 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4-Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava dışı işçinin davalı yüklenicinin işçisi olduğu ve işçinin dava konusu alacak kalemleri ile ilgili çalışma süresinin tamamını davalı yanında çalıştığı, işçi lehine hükmedilen 13.331,16 TL alacağın tamamının ise davacı tarafça işçiye ödendiği nazara alınarak, davacının bu meblağın davalıdan rücu edilmesini talep edebileceği anlaşılmakla, bu aşamada davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/292, K. 2024/4529, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama