KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/26361 E., 2025/7808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/515 E., 2020/315 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafi
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.05.2017 tarihli, 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip,
sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından.
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 01.03.2016, iddianame düzenlenme tarihinin 18.03.2016 olduğu, Sanığın Araklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2017 tarihli ve 2016/148 Esas, 2017/38 Karar sayılı, istinaf kararı ile kesinleşen dosyasında suç tarihinin 16.03.2016, iddianame düzenlenme tarihinin ise 19.04.2016 olduğu anlaşılmakla, Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi,
kesinleşen dosyanın aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada, sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği, adli para cezası için anılan kanunun 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan kanunun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26361, K. 2025/7808, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama