İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2023/18665 Karar: 2024/12032 Tarih: 2024

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2023/18665 K.2024/12032

7. Ceza Dairesi 2023/18665 E. , 2024/12032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1675 E., 2023/1180 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2022/1675

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2023/18665 E. , 2024/12032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1675 E., 2023/1180 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2022/1675

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2023/18665 E. , 2024/12032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1675 E., 2023/1180 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2022/1675 Esas, 2023/1180 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/4948 Esas, 2022/8785 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 6763 sayılı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Mahkemenin direnme kararı; tüm dosya kapsamı içeriğine göre, 25.01.2018 tarihli olay tutanağa göre; trafik ekiplerince yapılan bildirim üzerine ....yabancı plakalı araç ile ilgili olarak Antalya Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü personeli tarafından yapılan araştırma sonucunda sanık ...'ın kullanımında olan ancak, olay günü hakkındaki beraat hükmü kesinleşen ... ...'ın sevk ve idaresinde iken trafik ekiplerince yakalanan suça konu aracın; ülkemize Gürcistan ülkesinden 11.05.2016 tarihinde dava dışı... tarafından getirildiğinin, yurt dışı edilmesi gerekirken yasal sürenin aşılarak yurt dışı edilmediği gibi bu amaçla ilgili gümrük müdürlüklerine de teslim edilmediğinin anlaşıldığı olayda; Sanık ...'ın savunmasında, aracı Batum'da bulunan araç alım satım ofisinden 5.700 dolara 03.05.2016 tarihinde satın aldığını, aracı bu şekilde temin edip kullandığını beyan etmesi karşısında, sanığın suça konu aracı yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği, haricen satın alıp yurt içinde daimi olarak kullanmak amacıyla hareket ettiği, bu suretle eylemin geçici ithalat kapsamında değerlendirilemeyeceği ve hakkında eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde düzenlenen suçtan hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, nedeniyle yerinde görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 12.07.2023 tarihli ve 2022/1675 Esas, 2023/1180 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2020/4948 Esas, 2022/8785 Karar sayılı bozma kararının, vasıf yönünden oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Ayrıca, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi 12.07.2023 tarihli direnme kararında suç vasfına yönelik gerekçesini genişletmiş ise de Dairemizin bozma kararı öncesindeki bu yöndeki değerlendirmelerin ve 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince suç vasfına yönelik direnme kararınında incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 20.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasanın 3/2. maddesinden cezalandırılmasına ilişkin Antalya Bölge Adliye 10. Ceza Mahkemesi’nin 27.01.2019 tarihli kararının, sanık müdafi ile katılan idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 28.04.2022 tarihli ve 2022/8785 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye 10. Ceza Mahkemesi’nin 12.07.2023 tarihli kararıyla direnme kararı verilerek dosya Dairemize gönderilmiştir. Direnme kararı yerinde görülmediğinden dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine ilişkin sayın çoğunluğun kararı gerekçe itibarıyla yerinde değildir. Şöyle ki; Sanık ...’ın kullanımında ve adına kayıtlı bulunan suça konu Gürcistan plakalı ... C 200 aracın ... ... tarafından kullanılırken yakalanması üzerine, sanık ... ve ... ...’ın 5607 sayılı Kanunun 3/6. maddesinden cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamına göre suça konu araç sanık ... adına kayıtlı olup, en son 11.05.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu... tarafından Sarp sınır kapısından Türkiye’ye getirildiği, 11.11.2016 tarihinde 6 aylık sürenin dolması nedeniyle ülke dışına çıkarılması gerektiği, 25.01.2018 tarihinde sanık ... ...’ın kullanımında iken yakalandığı anlaşılmaktadır. Sanık ... savunmalarında; Gürcistan’da iş yaptığı için sürekli gidip geldiğini, suça konu aracı satın aldığını, Türkiye’de iki yıl kadar kullanabileceğini öğrendiğini, 1,5 yıl kadar önce Türkiye’ye getirdiğini, Diyarbakır’da bulunduğu sırada yeğeni ...’in aracı kullanırken yakalandığını, aracın ruhsatının kendi adına olduğunu söylemiştir. Sanık ... ... savunmalarında, suça konu aracın amcasının oğlu ...’ye ait olduğunu, Türkiye’ye nasıl getirildiğini bilmediğini söylemişlerdir. İlk derece mahkemesi; sanık ... ...’ın beraatine, sanık ...’ın ise 5607 sayılı Yasanın 3/6. maddesinden 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiş, kararın katılan Gümrük İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi sanık ... yönünden esastan red, sanık ...’ın ise 5607 sayılı Yasanın 3/2.maddesinden 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar vermiştir. Yine kararın katılan Gümrük İdaresi tarafından sanık ... yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemiz çoğunluk görüşü ile eylemin 5607 sayılı Kanunun 3/1. maddesindeki kaçakçılık suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm bozulmuştur. Öncelikle konuyla ilgili Yasa maddelerine bakmak gerekmekte olup; 5607 sayılı Kaçakçılık Kanunu'nun 3. madde 4. fıkrası; “Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmünü içermektedir. Geçici ithalat rejimi Gümrük Kanunu'nun 128-134. maddelerinde, bu rejimin işleyişine ilişkin usul ve esaslar da Gümrük Yönetmeliği'nin 376-394. maddelerinde düzenlenmiştir. Gümrük Kanunu'nun 128. maddesinde Geçici İthalat Rejimi tanımlanmış olup, “Geçici ithalat rejimi, serbest dolaşıma girmemiş eşyanın ithalat vergilerinde tamamen ya da kısmen muaf olarak ve ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, Türkiye Gümrük Bölgesi içinde kullanılması ve bu kullanım sırasındaki olağan yıpranma dışında herhangi bir değişikliğe uğramaksızın ihracına olanak sağlayan hükümlerin uygulandığı rejimdir.” Gümrük Yönetmeliği madde 381. geçici ithal eşyanın ayniyeti, “(1) Geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine ve tahsis amacına uygun olarak tahsis edildiği yerde kullanılmak zorundadır. (2) Rejim kapsamındaki eşya, giriş ayniyetini korumaya yönelik olağan bakım faaliyetleri dışında başka bir işleme tabi tutulamaz. (3) Gümrük İdareleri rejim süresi içinde değişik aralıklarla eşyanın tahsis yerinde, tahsis amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığını denetleme hakkına sahiptir.” Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliği, çıkarılmayan taşıtlara ilişkin takip işlemleri başlıklı; 18. maddesi “(1) Gümrük İdareleri tarafından taşıt takip programları üzerinden her ay sorgulama yapılarak, kendi idarelerinden girişi yapılan ve süresi içerisinde çıkarılmayan kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtları tespit edilir ve taşıtların çıkış yapıp yapmadığı ilgili programlardan 4 (dört) ay süre ile takip edilir yapılan araştırma sonucunda taşıtın yurt dışına çıkış yaptığının tespit edilmesi halinde kayıt kapatma işlemi gerçekleştirilir. (2) Yapılan araştırmadan sonuç alınmaması halinde, süresi içerisinde yurt dışı edilmeyen taşıtlara ilişkin bilgiler, İçişleri Bakanlığı nezdinde gerekli takibatlarda bulunulmak üzere her yılın Nisan-Ağustos-Aralık aylarında bağlı bulunduğu başmüdürlük aracılığıyla Bakanlığa (Gümrükler Genel Müdürlüğü) intikal ettirilir ayrıca 19. ve 20. maddede belirtilen işlemler yapılır." şeklinde düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 20. maddesinin (d) fıkrası “Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri Noterler tarafından yapılır, Noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir” hükmünü içermektedir. Dava konusu olaya gelince; Dosyada bulunan aracın giriş-çıkış kayıtlarını gösterir tabloya göre, suça konu ... marka otomobil en son 11.05.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu... tarafından yurda girişi yapılmıştır. Dava konusu araç yasal yollarla Turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda giriş yapmış olup, girişteki ayniyetine uygun olarak araca 25.01.2018 tarihinde el konulmuştur. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. madde 1. fıkrası “Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar, adli para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.” hükmünü taşımaktadır. Bu açıklamalar karşısında atılı suçun oluşabilmesi için eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmadan yurda sokulması gerekir. Oysaki dava konusu araç dosyadaki belgelerden anlaşıldığı üzere geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan faydalanılarak yurda getirilmiş, dolayısıyla bir gümrük rejimine tabi tutulmuştur. Bu araç geçici ithal edilen kara taşıtlarına ilişkin Gümrük Genel Tebliği hükümlerine göre, Gümrük İdaresinin takip ve kontrolü altındadır. Çıkış süresinin dolması halinde idarenin bunu kolaylıkla tespit etmesi mümkün olacaktır. Kanımızca araç gümrük rejimine tabi tutularak yurda giriş yapmış olup kaçağa kalmamıştır. Yukarıda açıklandığı gibi, Gümrük Yönetmeliği 381. maddesi uyarınca, geçici ithaline izin verilen eşya, rejim altında kaldığı süre içinde giriş ayniyetine uygun olarak kullanılmak zorunda olup, meydana gelen olağan yıpranma dışında herhangi bir değişiklik yapılmadan süre sonunda yurt dışı edilmelidir. Dava konusu araca yurda giriş ayniyetine uygun olarak el konulmuş olup şase, motor numaraları silinip değiştirilmemiş, sahte belge kullanılarak trafiğe tescile çalışılmamış, araçta değişen veya eksik parça bulunmamıştır. Sanığın Gürcistan’da yasal yollardan satın alıp adına kaydını yaptırması da dikkate alındığında kaçakçılık kastının varlığından da bahsedilemeyecektir. Bu nedenlerle yasal yollarla yurda girişi yapılan, böylece gümrük rejimine tabi olup, Gümrük İdaresinin kontrolü altında bulunan aracı giriş ayniyetine uygun olarak, millileştirmek amacıyla hiçbir eyleme başvurmadan kullanma eyleminde (Yargıtay 7. Ceza Dairesinin istikrar bulmuş, 10.04.2014 tarihli 2013/11501, 2014/8304-15.11.2012 tarih 2012/1256- 30385, 20.12.2010 gün 2008/5449 esas 2010/17020 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere), kaçakçılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, kaldı ki Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.03.2022 tarihli ve 2018/7-131 Esas, 2022/139 Kara sayılı ilâmının da aynı yönde olduğu gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekçesiyle genel kurula gönderilmesine karar verilmesi yerine, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na yazılı gerekçeyle gönderilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 20.12.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla