KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/3001 E., 2024/11044 K.
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/140 E., 2022/107 K
- Suç
- 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
334 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ NEDENLERİ
1.Katılan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin temyiz talebi; eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulduğuna, oluşan zararın ödenmediğine, sanığın suçu hileli davranışlarla işlediğine ve eylemlerin nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz talebi; basit zimmet suçu nedeniyle verilen düşme kararının onanmasına fakat rapora göre suç unsuru tespit edilemeyen 19 işlem ile ilgili sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın eylemlerin, dosyada mevcut 15.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde çoğunluğu basit bir incelemeyle ve ilk bakışta sahteliği anlaşılabilecek şekilde atılmış sahte imzalı tediye fişleri ile bir kısmını da imzasız tediye fişleri ile ya da evrak arasında mevcut bulunmayan ödeme fişleri ile gerçekleştirdiği,
bu haliyle basit banka zimmeti suçuna konu olduğu anlaşılan eylemlerinin suç tarihi itibarıyla 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi kapsamında olacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihinde yürürlükte olan ve aleyhe düzenleme içermeyen 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 maddesinin birinci fıkrasının (3) üncü bendi gereği 10 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ise 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
suç tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.