Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/3145 E. , 2024/9186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2024/264 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz ed
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/3145 E. , 2024/9186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/660 E., 2024/264 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının sanık tarafından ödendiği halde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinin ve eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, güvenlik güçlerince, sanık ... adına yüklü miktarda sigaranın kargo yolu ile geleceğine dair alınan ihbar üzerine, sanığın beklenmeye başlandığı, kargo kolisini teslim alan sanığın yanına gidildiğinde, sanığın koli içerisinde sigara olduğunu beyan etmesi üzerine, sanığın rızasına binaen koli içerisine bakıldığında toplam 1530 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmış olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük kaçağı sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanık savunmasında, kargo yolu ile kendisine kaynak makinesi ve delici makinelerin geleceğini sanarak koliyi teslim aldığını, koli içinden çıkan sigaraların kendisine ait olmadığını beyan etmiştir. Dairemizin bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre sanığa ait olduğu anlaşılan ticarî miktar ve mahiyette sigaranın ele geçirilmesi karşısında, atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 21.10.2024 tarihinde karar verildi. MUHALEFET GÖRÜŞÜ Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, güvenlik güçlerince, sanık ... adına yüklü miktarda sigaranın kargo yolu ile geleceğine dair alınan ihbar üzerine, sanığın beklenmeye başlandığı, kargo kolisini teslim alan sanığın yanına gidildiğinde, sanığın koli içerisinde sigara olduğunu beyan etmesi üzerine, sanığın rızasına binaen koli içerisine bakıldığında toplam 1530 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği şeklindeki olayda, sanığın mahkûmiyetine dair verilen kararın Dairemizce onanmasına ilişkin ilamında sayın çoğunlukla ihtilafımız arama kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir Olayımızla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararlarına bakmak gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 Karar sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli arama ve önleme aramasının hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmış ayrıca karar alınmadan yapılacak aramalarla ilgili de görüş ortaya koymuştur. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610 Esas ve 2014/512 Karar sayılı kararında; "Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. Önleme aramasında tehlikeli bir kişi veya eşya aranmakta olup önleme aramasının muhatapları da suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşılan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya mal varlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Başlangıçta suç işlenmesinin önlenmesi düşüncesi olsa bile, suç şüphesi ortaya çıktığı andan itibaren yapılacak durdurma ve arama adli bir nitelik taşıyacaktır." denilmiştir. Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Kolluk görevlilerinin ihbar almış olmaları halinde ne gibi bir işlem yapacakları CMK gereğince belli olup, ihbar alınmış olması durumunda suçüstü halinden bahsetmek mümkün değildir. Somut olayda bir arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlemde bulunmamaktadır. Öncelikle koliyle sigara geleceğinin ihbarı alınmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında bahsettiği "başlangıç şüphesi" niteliğindendir. Başlangıç şüphesinin varlığına karar verecek olan da Cumhuriyet savcısıdır. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren CMK kuralları gereğince işlemlerin yapılması zorunludur. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suç ihbarı alan kolluğun durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Buna göre kolluk tarafından yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı nitelikte elde edilmiş olduğu öte yandan sanığın inkara yönelik savunması karşısında; mahkûmiyete yeterli şüpheden uzak, hukuka uygun yeterli delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verilmesi amacıyla, yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğinden sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyoruz.