İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2024/3151 Karar: 2025/13168 Tarih: 2025

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2024/3151 K.2025/13168

7. Ceza Dairesi 2024/3151 E. , 2025/13168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1454 E., 2023/1766 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Sanık hakkında kurulan hükmün; yapıl

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2024/3151 E. , 2025/13168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1454 E., 2023/1766 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Sanık hakkında kurulan hükmün; yapıl

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2024/3151 E. , 2025/13168 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1454 E., 2023/1766 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz İsteminin Esastan Reddi ile Hükmün Onanması Sanık hakkında kurulan hükmün; yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2022/50 Esas, 2023/237 Karar sayılı kararı ile müşteri hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüz işlemleri telafi etme/gizleme ve aynı zamanda söz konusu işlemlerin Banka bünyesinde tespit edilmesini önleme amacıyla gerçekleştirdiği, sanığın bu eylemleri ile görevi nedeniyle koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu parayı Banka mevzuatına ve hukuka aykırı bir şekilde Banka kaynaklarından çıkmasını ve müşterilerin bilgi, istek ve iradeleri dışında bu tutarların hesaplarına geçmesini temin ettiği/ettirdiği, müşteri hesaplarına geçen tutarların paravan hesaplara aktarılmasını temin ederek/ettirerek bu tutarların hakimiyet alanına alınmasını ve böylece bu tutarlar üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunma imkanı yarattığı, bunun yerine müşteri hesaplarındaki tutarları doğrudan müşteri hesaplarından ödenmesini de sağlayabileceği, ancak Bankanın iş süreçleri ve kontrol mekanizmaları nedeniyle yapılan usulsüzlüğün çok kısa zamanda ortaya çıkacağını bilmesi ve bunun önlenmesini temin etmek üzere paravan hesaplar kullandığı, dolayısıyla mal edinmenin Banka mevzuatına ve hukuka aykırı olarak kredi açmak ve kullandırarak gerçekleşmiş olduğu, eylemlerinin gerçekleşen usulsüz işlemleri sürdürmeye, gizlemeye ve ortaya çıkmasını önlemeye yönelik hareketler olduğu, bunun da 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 160/2 maddesinde belirtilen nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kanaati ile 5411 sayılı Kanun'un 160/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/1454 Esas, 2023/1766 Karar sayılı kararı İlk Derece Mahkemesince 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suç niteliğine uygun kabulüne, hukuka uygun ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlatımı ile hükme yönelik istinaf başvuruları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi, bilirkişi raporunda gerçek anlamda inceleme ve değerlendirme yapılmadığına, sanığa isnat edilen eylemlerin nitelikli zimmet suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğine, her bir işlem ile ilgili somut tespitler yapılması gerektiğine, banka zararının hatalı hesaplandığına, sanığın hiçbir müşteri imzasını taklit etmediğine, sanığın mahkûmiyetine yetecek somut bir delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerekeceğine ve kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İddianamede dava konusu edilen zimmet fiillerinin, dosyada mevcut .... Bankası A.Ş. kanunî soruşturma raporu ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu içeriği ile çeliştiği zira; kanunî soruşturma raporunda (ek 7 sayfa 1) numaralı sayfasından başlayan "Zimmete Konu Müşteri Hesaplarının İncelenmesi ve Müşteri Zararlarının Hesaplanması" başlığı altında hesapları incelenen mudiler ..., ..., ..., ....Kitap Kırtasiye... Ltd. Şti, ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ..., ..., ....,...,...................... İşçi olmak üzere toplam 22 mudinin yer aldığı ve adları sayılan mudilerin hesapları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilen zararın 2. 878.739,95 TL olduğunun rapor edildiği, yine kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda da 22 adet mudinin hesaplarının incelendiğinden bahsedildiği, ancak iddianamede "Sonuç ve İstem" başlığı altında yalnızca mudilerden ..., ... ve ....hesabından yapılan işlemlerin bir kısmından bahsedilerek "sanığın toplam 30.000 TL kredi kullandırdığı/kullandırılmasını sağladığı, bu tutarın 18.000 TL’sini hesaplarını kendisinin yönettiğini beyan ettiği müşteki ...’ın hesabına, 9.500 TL’sini ise müşteki ....’in hesabına havale ederek/havale edilmesini sağlayarak toplam 27.500 TL’yi mal edindiği, başkaca banka müşterilerinin de şüpheli tarafından mağdur edilmek üzere olduğu sırada banka tarafından bu durumun engellenerek risklerinin kapatıldığı tespit edildiği" şeklinde ifade edilmek ve yalnızca 13 mudinin adlarının yazılması suretiyle (..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ..., ... ve ...) kamu davasının açılmış olduğu, kanunî soruşturma raporuna konu edilen ve yukarıda adları sayılan toplam 22 mudi yönünden kamu davası açılmadığı gözetilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde düzenlenen iddianamedeki anlatımla bağlılık ilkesine aykırı olacak şekilde iddianamede anlatılmayan eylemler nedeniyle mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre; 1. Kanunî soruşturma raporunda yer alan şikâyete konu banka zimmeti fillerinin ..., ..., ..., ....Kitap Kırtasiye... Ltd. Şti, ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ...,...,...,..................... İşçi olmak üzere toplam 22 mudinin hesaplarından gerçekleştirildiği ve toplam banka zararın 2.878.739,95 TL olduğunun tespit edildiği, ancak iddianamede bu eylemler yönünden dava açılmayıp yalnızca sanığın mudilerin bilgi ve rızası dışında 30.000 TL kredi kullandırdığından bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, .... Bankası A.Ş. tarafından müşteri zararlarının giderilmiş olmasının ya da mudilerden ibraname alınmış olmasının suçun oluşmasına engel teşkil etmeyeceği de gözetilerek, bahse konu diğer eylemlerin de kamu davasına dahil edilerek yargılamanın bu şekilde yürütülmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde katılan bankanın .... Şubesi'nde müşteri ilişkileri yetkilisi olan sanığın zimmet konusu usulsüz işlemlerinin dayanağı olan belge, dekont ya da evrakın bir kısmının imzasız, bir kısmının imzalı, bir kısmının fotokopi yoluyla oluşturulduğu ve bir kısım işlemlerin fişlerinin bulunamadığı anlaşılmakla, Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre nitelikli ve basit zimmet suçunun tespiti açısından, zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca; tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzasının bulunmaması halinde eylemin basit zimmet; tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, bu nedenle hangi eylemlerinin nitelikli zimmet, hangi eylemlerinin basit zimmet kapsamında kaldığının duraksamaya yer bırakmayacak ve denetime olanak tanıyacak biçimde ortaya konulması gerektiği, bankadaki hesap kartonetleri, hesap kartonetlerinin bulunamaması halinde mudilerin suç tarihlerinden önce bankaya verdikleri başkaca imza sirküsü, dilekçe vs. gibi belgelerin celp edilmesi ile dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii edilerek her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları, nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek eylemin tamamının nitelikli zimmet kapsamında kabul edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 01.12.2023 tarihli ve 2023/1454 Esas, 2023/1766 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla