Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2024/4068 E. , 2024/7566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/853 E., 2017/374 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2024 tarihli ve 2022/7-508 Esas, 2024/153 Karar sayılı ilamıyl
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2024/4068 E. , 2024/7566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/853 E., 2017/374 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2024 tarihli ve 2022/7-508 Esas, 2024/153 Karar sayılı ilamıyla; (Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 03.03.2017 tarihli ve 2016/1421 Esas, 2017/66 Karar sayılı kararının yeni hüküm niteliğinde olduğunun kabul edildiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Askeri Savcının temyiz isteği; verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın 21.07.2012 tarihinde öğle içtimasına katılmadığı, bir müddet hali firarda kalmasından sonra 10.01.2013 tarihinde Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince devriye sırasında yakalandığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın aşamalardaki savunmaları dosyada mevcuttur. Kovuşturma aşamasında mütalaasına başvurulan psikiyatri uzmanı bilirkişinin; “sanığın 35 günlük asker olduğu, acemi birliğinden sonra usta birliğine yeni katıldığı dönemde ailevi problemleri nedeniyle firar ettiği, askerlikten önce madde kötüye kullanımının olduğu, 1,5 ay önce madde kullanımını bıraktığı, durumunun remisyonda madde kötüye kullanımı ile uyumlu olup TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 17. maddesi A/2 dilimine uyduğu ve askerliğe elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. Sanığın suç tarihinde işlediği eylemin anlam ve sonuçlarını değerlendirebilmesi ya da işlediği fiil ile ilgili davranışlarını yönlendirebilmesini etkileyecek bir durum olmadığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32 nci maddesinden yararlanamayacağı” şeklinde beyanda bulunduğu belirlenmiştir. Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a maddesinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmeyen suçlardan olduğu göz önüne alındığında; sanığın, 21.07.2012-10.01.2013 tarihleri arasında kesintisiz süren ve yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği belirlenmekle, atılı suça konu eyleminin Mahkemece sabit görülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Hapis cezasına mahkûmiyetin Kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve Askeri Savcının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Askeri Savcı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Askeri Savcının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.