KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2024/4904 E., 2025/6787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1684 E., 2024/157 K.
- Suç
- 1219 sayılı Kanun'a muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Esastan ret
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/205 E., 2023/373 K. sayılı kararı ile sanığın, 3359 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2023/1684 E., 2024/157 K. sayılı kararı ile sanığın eyleminin 1219 Sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturduğu kabul edilerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılıp sanığın, 1219 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiin temyiz istemi, sanığın işyeri ruhsatını alırken Belediye tarafından cihazın kullanımında bir mahsur olmadığı belirlenerek işyeri ruhsatı düzenlendiği, bilahare Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde bu cihazı kullanamayacağı ancak ... Lazer cihazı kullanabileceği belirtildiğinden bu kez bu cihazı aldığı, neticede sanığın idareler tarafından yanıltıldığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 31.01.2024 tarihli ve 2023/1684 E., 2024/157 K. sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 1219 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır.
Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir.
Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 12.05.2025
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/4904, K. 2025/6787, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama