Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2025/97 E. , 2025/3090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/57 D.iş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ek kararına yönelik itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUN
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2025/97 E. , 2025/3090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/57 D.iş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli ek kararına yönelik itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli ve 2015/105 Esas, 2016/430 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.07.2016 tarihli 2016/655 Değişik İş sayılı itirazın reddi kararıyla kesinleşmesine müteakip, sanık müdafiin 02.12.2021 havale tarihli dilekçesi ile 5 yıllık denetim süresinin geçtiğinden bahisle askıda bulunan hüküm hakkında düşme kararı verilmesi ve müsaderesine karar verilen 1332 gram altının iadesini talep ettiği, Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2021 tarihli 2015/105 Esas, 2016/430 Karar sayılı ek kararı ile talebin reddine karar verildiği, sanık müdafii tarafından 10.01.2022 tarihli itiraz dilekçesi ile işbu ek karara itiraz edildiği, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli 2022/57 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olmak üzere itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 28.12.2024 tarihli ve 94660652-105-34-11264-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2025 tarihli ve KYB-2025/600 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve KYB-2025/600 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1. Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki 29/06/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 27/07/2016 tarihinde kesinleşmesiyle birlikte 5 yıllık denetim süresinin başladığı, ancak sanığın bu süre dolmadan 27/12/2019 tarihinde işlemiş olduğu 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğinin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarından İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2021 tarihli ve 2021/176 esas, 2021/547 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve anılan kararın 14/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 29/06/2016 tarihli hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 2.Benzer bir olayla anılan Dairenin 16/06/2021 tarihli ve 2020/4032 esas, 2021/8142 karar sayılı ilamında yer alan, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 12.01.2009 tarihinden itibaren denetim süresi olan 5 yıl içinde kasten yeni bir suç işlemediği gerekçesiyle 21.01.2016 tarihli karar ile 5271 sayılı CMK'nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği anlaşılmış ise de, duruşma günü taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesi ve duruşma açılması gerektiği gözetilmeden, sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin duruşmadan haberdar edilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi, bozmayı gerektirmiş," şeklindeki açıklamalarda nazara alındığında, somut olayda, duruşma gününün taraflara usulüne uygun tebliğ edilmesi ve duruşma açılması gerektiği halde, sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin duruşmadan haberdar edilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2022/57 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.