Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2026/115 E. , 2026/4195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3504 E., 2024/3568 K. SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurus
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2026/115 E. , 2026/4195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3504 E., 2024/3568 K. SUÇLAR : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onaması, kısmî düşme 1.Yapılan ön inceleme neticesinde; birleşen Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/352 Esas sayılı dosya sanıkları ... ve ..., birleşen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/70 Esas sayılı dosya sanıkları ..., ..., ... (....) ve .... (....) ...., birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/43 Esas sayılı dosya sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 2010/70 Esas sayılı ana dava sanıklarından ..., ..., ... ve ...'nın usulsüz kredi çekilmesine iştirak ettikleri iddiasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... ve ...'in ... krediler nedeniyle, ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... ...ve ...'in ise ana dava kapsamında kendi ... krediler nedeniyle haklarında "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçundan kurulan istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararların kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 2.Yapılan ön inceleme neticesinde; yukarıda sayılan sanıklar ve eylemler dışında kalan ve "5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet" suçundan kurulan hükümler yönünden ise; hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, birleşen Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/465 Esas sayılı dosyası yönünden kamu davasından haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Bankanın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği yokluğunda verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2023 tarihli ve 2010/70 Esas, 2023/426 Karar sayılı kararı ile banka görevlisi olan sanıklar hakkında, kredi kullanımı işini organize eden kişilerle banka çalışanı sanıklar arasında bankacılığın gerektirdiği ilişkiler dışında her hangi bir parasal ilişkinin bulunmadığı, sözü edilen eylemler nedeniyle bankacı sanıkların herhangi bir kazancının bulunmadığı ve banka zararına, fakat başkaları namına parasal kazanç sağlamadıkları, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturmadığı, ayrıca sanıkların söz konusu dolandırıcılık eylemi ile ilgilerinin olmadığına dair aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanıkların savunmalarının aksinin ispatlanamadığı göz önüne alındığında; sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca bankacılık zimmeti suçundan mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olduğu gerekçesiyle sanıkların 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, diğer sanıklar yönünden ise müşterilerin kredi için gerekli evrakı kendilerinin bankaya teslim ettikleri ve inceleme sonucu müşteriler hakkında kredi çıkıp çıkmayacağına bankanın karar verdiği, evrak içerisinde sahte olan evrakın olup olmadığı konusunda araştırma yapma yükümlülüğünün bankaya ait olduğu, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturması için ibraz edilen belgelerin aldatıcılık özelliğinin olması gerektiği, bankanın basit bir araştırma ile söz konusu belgelerin aldatma kabiliyeti olup olmadığını tespit edebileceği, ayrıca dosya kapsamında kredi için başvuracak müşterileri bankaya yönlendiren şahısların söz konusu kredilerden menfaat temin ettiğine dair somut ve kesin delil elde edilemediği, tüm kredilerin karşılıksız olmadığı, kredilerin büyük bir kısmının zamanında ödendiği, bilirkişi raporu ile banka zararı olarak tespit edilen kalan zarar miktarının da yargılama aşamasında giderildiği hususları ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların savunmalarının aksine, bu işlemler nedeniyle menfaat elde ettiklerine yada bankacı sanıklara menfaat temin ettiklerine dair delil bulunmaması, sanıkların üzerilerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesi uyarınca bankacılık zimmeti suçundan mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması gerekçesiyle sanıkların atılı suçları işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 05.11.2024 tarihli ve 2024/3504 Esas, 2024/3568 Karar sayılı kararı ile; kredi kullanımı işini organize eden kişilerle banka çalışanı sanıklar hakkında bankacılığın gerektirdiği ilişkileri dışında her hangi bir parasal ilişkinin bulunmadığı, sözü edilen eylemler nedeniyle bankacı sanıkların herhangi bir kazancının bulunmadığı ve banka zararına, fakat başkaları namına parasal kazanç sağlanmadığı, katılan banka soruşturma raporunda da banka mensubu sanıkların söz konusu olay nedeniyle herhangi bir menfaat elde ettiğine dair tespite yer verilmediği, banka zimmet suçunun oluşabilmesi için; 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde yazılı şekilde görevi nedeniyle zilyetliğin kendisine devredilmiş olan bir banka çalışanının temellük kastıyla bankanın maddi varlığından olan miktarları uhdesine geçirmesi gerektiği, dosya kapsamında sanıkların bankanın maddi varlığından sayılan para yerine geçecek evrakı temellük kastıyla uhdelerine geçirdiklerine dair bir maddi olgu ve tespitinin bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin zimmet suçunu oluşturmadığı, müşterilerin kredi için olan evrakı kendilerinin getirdiği ve bu evrakı da banka yetkililerinin incelemesi sonucu müşteriler hakkında kredi çıkıp çıkmayacağına bankanın karar verdiği, evrak içerisinde sahte olan evrak olup olmadığı konusunda araştırma yapma yükümlülüğünün bankaya ait olduğu, sanıkların eylemlerinin dolandırıcılık oluşturması için ibraz edilen belgelerin aldatıcılık özelliğinin olması gerektiği, bankanın basit bir araştırma ile söz konusu belgelerin aldatma kabiliyeti olup olmadığını tespit edebileceği, ayrıca dosya kapsamında kredi için başvuracak müşterileri bankaya yönlendiren şahısların söz konusu kredilerden menfaat temin ettiğine dair somut ve kesin delil elde edilemediği, sanıkların söz konusu dolandırıcılık eylemi ile ilgilerinin olmadığına dair aşamalarda ısrarlı ve istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte incelendiğinde mahkûmiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olduğu gerekçesiyle sanıkların atılı suçları işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği, gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmediğinden ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinin sebebinin nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmaması olarak gösterildiğine, ancak suçun yasal unsurlarının oluştuğuna, kararda gösterilen bütün gerekçelerin tamamıyla hukuka aykırı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince belirtilen gerekçelerin kendi içlerinde çeliştiğine, bankaya yönelik aldatma eyleminin birden fazla sanık tarafından defalarca gerçekleştirildiğine, banka zararının sonradan giderilmiş olmasının atılı suçun oluşup oluşmadığına değil, şartların oluşması halinde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirme yapılmasını gerektirdiğine, sanıkların doğrudan bir menfaat temin etmediğine dair tespitin de yerinde olmadığına, tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması sağlanarak kredi kullananlar nezdinde menfaat sağlandığına, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, açıklanan ve re'sen tespit edilecek sebeplerle istinaf kararının VI nolu bölümünün temyiz edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sırasında sanık ... hakkında açılan davanın sanığın vefatı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve katılan banka vekilinin anılan hükme yönelik temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmakla bu sanık yönünden temyiz incelemesi yapılmamıştır. Sanık ... (...) hakkında açılan ana davada (Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/263 Esas sayılı dosyasından görevsizlik kararı verilmesi sonrası İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/70 Esas sayılı dosyası) 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen hüküm yönünden ise; Katılan ... A.Ş vekilinin ana dosya nedeniyle sunmuş olduğu 27.12.2010 tarihli katılma dilekçesinde açıkça sanık ... (....) dışında kalan sanıklar yönüyle katılma talebinde bulunduklarını, adı geçen sanık hakkında ise bankanın şikâyetçi olmadığını ve katılma taleplerinin bulunmadığının belirtildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2010 tarihli duruşmasında da banka vekilinin talebi göz önüne alarak sanık ... (....) hariç tutulmak üzere diğer sanıklar yönüyle bankanın katılma talebinin kabulüne karar verildiği, katılan ...Ş'nin ise sadece birleşen 2016/352 Esas sayılı dosya yönünden katılma talebinde bulunduğu, dolayısıyla katılan banka vekili ve ....Yönetim A.Ş. vekilinin ana dosya konusu eylemler yönüyle sanık ... (....) hakkındaki beraat hükmünü istinaf yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmakla, 5411 sayılı Kanun'un 162/1. maddesindeki düzenlemeye göre bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlı olup, bu başvuru muhakeme şartı niteliğinde olduğu, dosyanın tetkikinde; zimmet suçundan davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (...) davadan ve karardan haberdar edilmeden gıyapta karar verildiği anlaşıldığından, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli ve 2010/70 Esas, 2023/426 Karar sayılı gerekçeli kararının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na usulüne uygun olarak tebliği ile ... tarafından istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulması halinde tabi olduğu kanun yolundaki merci tarafından incelenmesi gerektiği anlaşılmakla, bu aşamada anılan sanık ve eylemle ilgili temyiz incelemesi yapılmamıştır. A. Birleşen Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/352 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ... ve ..., Birleşen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/70 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ..., ..., ... (...) ve .... (....) ..., Birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/43 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 2010/70 Esas Sayılı Ana Dava Sanıklarından ..., ..., ... ve ...'nın Usulsüz Kredi Çekilmesine İştirak Ettikleri İddiasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...., ... ve ...'in ... Krediler Nedeniyle, Ayrıca 2010/70 Esas Sayılı Ana Dava Nedeniyle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... ve ...'in Hakkında Kendi ... Krediler Nedeniyle "Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık" Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde ; Katılan bankanın 31.12.2009 tarihli ve.... referans numaralı soruşturma raporunun konusunu sadece ...,... ve Bakırköy .... şubelerinde 2009 yılında gerçekleştirilen kredi işlemlerinin oluşturduğu bu kapsamda ana dava kapsamında haklarında dava açılan bankacı sanıkların da katılan bankanın ..., ... ve ... .... şube çalışanları oldukları, 14.07.2010 tarihli ana dava konusu iddianamede "16 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ...'in kullandığı kredinin .... .... şubesinden, "27 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ...'ın kullandığı kredinin ... şubesinden, "30 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'ın kullandığı kredinin .... şubesinden, "31 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'in kullandığı kredinin .... .... şubesinden, "32 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'in kullandığı kredinin .... .... şubesinden, "34 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'nın kullandığı kredinin ... ... şubesinden, "36 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve temyiz dışı sanık ...'ün kullandığı kredinin .... ... şubesinden, "53 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ... 'un kullandığı kredinin .... ... şubesinden, "54 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ...'ın kullandığı kredinin ... ... şubesinden, "58 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ...'in kullandığı kredinin ... ... şubesinden, "185 nolu olay" olarak anlatımı bulunan ve sanık ...'in kullandığı kredinin ise .... şubesinden çekildiği, ana iddianame konusu yukarıda sayılan 11 kredi işlemi nedeniyle kredileri çeken sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,.... ve ... ve temyiz dışı sanık ... ve bu kredilerin çekilmesinde aracılık yapmak suretiyle iştirak ettikleri iddia edilen ..., ..., ... ve ... hakkında "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçlarından dava açıldığı, Birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/43 Esas sayılı dosyasına konu kredilerin tamamının ana ve birleşen davalar kapsamında yargılanan bankacı sanıkların görevli olmadıkları .... şubesinden çekildiği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçundan dava açılıp ilgili banka şubelerinde bu kredi işlemlerini gerçekleştiren banka görevlileri hakkında ise dava açılmadığı, birleşen Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/352 Esas ve Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/70 Esas sayılı dosyalarına konu eylemler nedeniyle ise sadece usulsüz kredi çektiği iddia edilen banka görevlisi olmayan sanıklar hakkında "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçundan dava açıldığı görülmekle, söz konusu eylemlerin bankacılık zimmeti suçunu oluşturmayıp nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneklerinde sanık ...'ın hüküm tarihinden sonra 14.01.2025, sanık ...'ın 02.03.2025, sanık ...'ın 19.10.2024 ve sanık ...'in 31.10.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. C. Sanıklar ..., ..., ..., ... (Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ilâmın (A) bendinde sayılan ... şubelerinden çekilen 11 kredi işlemi dışında kalan krediler yönüyle), ... (....), ..., ..., ..., .... ...,..... (birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/67 Esas sayılı dosyasındaki eylem yönünden), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..... ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında "5411 sayılı Kanun'a Muhalefet" Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; İlk Derece Mahkemesince birleşen Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/465 Esas sayılı dosyası nedeniyle sadece sanık ... hakkında hüküm kurulmuş olup diğer sanıklar ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hüküm kurulmadığı, yine birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza mahkemesinin 2011/52 Esas sayılı dosyası nedeniyle sanık ... hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, bu sanıklar hakkında anılan eylemleri nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, banka kanuni soruşturma raporu, sanıkların savunmaları, iletişimin tespiti ve dinlemesine dair tape içerikleri ve bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, sanık ... ....'ın suç tarihlerinde katılan bankanın ... ... şubesinde satış temsilcisi, sanıklar ... ve ... (...)'un katılan bankanın ... şubesinde kitle bankacılığı müşteri ilişkileri yöneticisi, sanık ...'in ... şubesi operasyon servisinde operasyon yetkilisi, sanıklar... ve ...'in Bakırköy .... şubesi kitle bankacılığı müşteri ilişkileri yöneticisi, sanık ...'un ... şubesi müdürü ve sanık ...'un ise Bakırköy .... şubesi müdürü oldukları, .... Teftiş Kurulu Başkanlığının 31.12.2009 tarihli soruşturma raporuna göre; 2009 yılı Kasım ayı içerisinde .... Teftiş Kurulu Başkanlığına ve İstihbarat ve Başvuru Güvenliği Birimine sahte maaş yazılarına istinaden katılan bankanın ... ..., ... ve Bakırköy .... şubelerinde usulsüz kredi kullandırıldığına dair çok sayıda şikâyet gelmesi ve bahse konu ihbarla eş zamanlı olarak ... şubesi kitle bankacılığı müşteri ilişkileri yöneticisi sanık ... (...)'un bankanın İstihbarat ve Başvuru Güvenliği Birimi'ne müracaat ederek, ... şubesince sahte maaş yazılarına istinaden çok sayıda usulsüz kredi kullandırıldığı, bahse konu kredilerin ... Emlak sahibi ... ve kardeşi ... tarafından şubeye yönlendirildiği, kredilerin büyük bir kısmının şube yetkisinde ve istihbarat çalışması yapılmaksızın kullandırıldığının ihbar edilmesi üzerine .... Teftiş Kurulu Başkanlığınca soruşturma başlatılmış olduğu, yine 07.08.2009 tarihinde kolluk birimlerine yapılan bir ihbar sonucu emlakçılık yaptığı tespit edilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kredi kurumları aracı kullanılarak dolandırıcılık yapmak" suçlarından 5271 sayılı Kanun'un .... maddesi gereğince 01.09.2009 tarihinden itibaren "İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Kayda Alınması ve Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi” kararları kapsamında dinleme yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bankanın ... ve Bakırköy .... şubelerinde gerçekleşen eylemler nedeniyle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın kredibilitesi olmayan ya da yetersiz olan kişileri tespit ederek bu şahıslardan kredi çekmek isteyenlerin TC kimlik numaralarını sanık ...’a bildirdikleri, ...’ın da bu bilgileri emlak komisyonculuğu yapan ... Emlak firması yetkilileri sanıklar ..., ... ve ... aracılığıyla katılan banka şubelerinin kredi pazarlama bölümünde görevli banka çalışanları olan sanıklara sorgulatarak banka tarafından konut ve tüketici kredisi verilebilecek şahısların belirlendiği, ancak bu şahısların kredileri ödeyebilecek düzeyde gelirlerinin olmaması nedeniyle istenilen kredi ile orantılı olacak şekilde sahte maaş belgeleri düzenlenerek kredi çekmek isteyenlerin gelir durumlarının istenilen krediye uygun hale getirildiği, sanık ...’ın aldığı sabit telefon numaralarının kredi çekecek şahıslar tarafından bankaya iş yeri telefon bilgisi olarak ibraz edildiği, sanık ... ve ...'ın kredi çekecek şahıslar adına geriye dönük sahte SGK hizmet döküm belgeleri ve sahte maaş belgeleri düzenledikleri, kredi müşterilerinin kredi kayıt bürosu (KKB) sorguları incelendiğinde kredibiliteleri olmadığı halde sahte belgeler kullanılarak, sahte belgelerle oluşturulan kredi taleplerinin bankacı olan sanıklara yönlendirilmesi sonucunda kredilerin büyük bir kısmının şube yetkisi kapsamında kalması ve herhangi bir istihbarat yapılmaksızın onaylanmasının sağlandığı, ödeme güçlerinin üstünde kredi verilmesi nedeniyle kredilerin bir bölümünün tasfiye sürecine girdiği, kredilerin kredi çeken şahıslara ödenmesi sırasında çekilecek kredi miktarına göre değişen oranlarda komisyon adı altında para alındığı, Finansbank ... Şubesi tarafından onay verilen krediler ile ilgili olarak; şube nezdinde 2009 yılı başından itibaren kullandırılan konut kredilerinin büyük bölümünün ... Emlak firmasının yetkileri olan sanıklar ... ve ... tarafından yönlendirildiği, 31.12.2009 tarihli banka soruşturma raporunda da belirtildiği üzere ... şubesince sadece ... Emlak yetkilisi ... tarafından yönlendirilen müşterilere konut kredisi kullandırıldığı ve/veya sadece şubeye ... tarafından yönlendirilen konut kredilerinin onaylandığı, sanıklar ... ve ...'nın her gün banka şubesine gelerek kredi sorgulaması yaptıkları, olay tarihinde .... ....i kitle bankacılığı müşteri ilişkileri yöneticisi olarak görev yapan sanıklar ... ve ... (...) ile şube müdürü sanık ...'un, sanıklar ... ve ... tarafından yönlendirilen tüm müşterilere ilişkin bilgi ve belgelerin sahte olduğunu bilmelerine ve iş-gelir uyumsuzluğunu fark eden diğer banka çalışanlarının uyarılarına rağmen kasten kredi kullandırıldığı, Finansbank ... şubesi tarafından onay verilen krediler ile ilgili olarak; sanık ...'nın bankacı sanık ... (....)'nın amcası, sanık ... (....)'ın ise amcasının eşi olduğu, sanık ...'ın ise sanık ... (....)'nın kardeşi olduğu, sanıklar ... ve ... (....)'ın muhasebecilik, sanık ...'ın ise emlakçılık yaptığı, sanık ... ve ...'nın kredi çekmek isteyen ancak kredibilitesi olmayan kişileri tespit ederek kredi miktarına göre değişen oranlarda belirlenen komisyon bedeli karşılığında sahte maaş belgeleri ve SGK hizmet döküm belgeleri oluşturarak hazırladıkları kredi dosyalarının banka satış temsilcisi sanık ... (....) aracılığıyla onaylanmasını sağladıkları, sanık ... tarafından banka sistemine girişi yapılan kredilerde eski eşi ....ve amcası ... adına alınmış sabit telefon hatlarının kaydedildiği, sanık ... (....)'nın kredilerin banka istihbarat birimi tarafından incelenmesine engel olmak amacıyla ayrıca, kredi başvurularının bir kısmını da katılan bankanın Bakırköy ... şubesine yönlendirdiği, .... Bakırköy .... Şubesi tarafından onay verilen krediler ile ilgili olarak ise; bu şubede hem emlakçı sanıklar ... ve ... tarafından yönlendirilen krediler hem de bankanın .... şubesi satış temsilcisi sanık ... (....) tarafından Bakırköy .... şubesine yönlendirilen krediler olduğu, emlakçı sanıklar ... ve ... tarafından bu şubeye yönlendirildiği anlaşılan kredilerde de sahte maaş yazıları ve SGK hizmet dökümleri kullanıldığı, kredi kayıt bürosunda negatif kayıtları olmasına rağmen kredibilitesi olmayan müşteri grubunda yer alan sanıklar adına kredi kullandırımının sağlandığı, sahte belgelerle oluşturulan kredi taleplerinin bankacı olan sanıklara yönlendirilmesi sonucunda kredilerin büyük bir kısmının şube yetkisinde ve herhangi bir istihbarat yapılmaksızın onaylanlandığı, kredilerin kredi çeken şahıslara ödenmesi sırasında belirli bir miktarda komisyon adı altında para alındığı, ödenmeyen kredilerin takiplerinin sanık ... tarafından bizzat yapılarak kendi hesabından kredi taksit ödemelerinin yapıldığı, bankacı sanıklar...., ... ve ...'un kendilerine yönlendirilen müşterilere ait bilgi ve belgelerin sahte olduğunu bilmelerine, iş ve gelir uyumsuzluğuna rağmen istihbarat yapmaksızın kredi kullandırımını gerçekleştirdikleri, böylece kredi kullandırılması mümkün olmayan veya ödeme gücü yeterli olmayan kişilere gerçeği yansıtmayan, sahte belgeler düzenlemek ya da düzenlettirmek suretiyle usulsüz ve mevzuata aykırı olarak kredi kullandırılması suretiyle bankayı zarara uğrattıklarının iddia edildiği, Birleşen Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/465 Esas sayılı dosyası ve birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/67 Esas sayılı dosyasına konu eylemlerle ilgili iddianamelerde de katılan bankanın ... ve Bakırköy .... şubelerinden sahte maaş belgeleri ile usulsüz kredi çekilmesine ilişkin anlatımların bulunduğu ve ilgili şubelerde görevli banka görevlilerinin de anılan eylemlere iştirak ederek katılan bankayı zarara uğrattıklarından bahisle dava açıldığı, Ana dava ve yukarıda sayılan birleşen davalarda, bankacı sanıklar yönünden eylemin sübutu halinde kül halinde 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen banka zimmeti suçunu, diğer sanıklar yönünden ise 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre "Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur” hükmü uyarınca olaydaki fonksiyonlarına göre azmettiren ya da yardım eden olarak sorumlu olabilecekleri göz önüne alınarak; Katılan bankanın 26.02.2010 tarihli şikâyet dilekçesiyle sanıklar ... (....), ..., ...,...., ..., ... ve ... hakkında şikâyetçi olması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2010 tarihli ana iddianamesi ile "nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma" suçlarından kamu davası açıldığı, katılan bankanın 27.12.2010 tarihli katılma dilekçesinde ise "sahte belgelerle banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak amacıyla evrakta sahtecilik ve örgüt kurma" suçlarından katılma talebinde bulunulduğu, 5411 sayılı Kanun'un 162/1. maddesi “Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum veya Fon tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir." hükmü gereği sanıklar ... (...), ..., ...,... ..., ... ve ... hakkında 31.12.2009 tarihli ve ... sayılı banka soruşturma raporuna konu olan ve soruşturma raporuna ek listelerde (....) yer alan krediler nedeniyle yazılı başvuru şartı gerçekleşmiş ise de, ana dava ve birleşen 2012/67 Esas ve 2011/465 Esas sayılı davalar bakımından, 31.12.2009 tarihli banka soruşturma raporunda şubeler bazında yer almayan krediler ve sanıklar yönünden gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında muhakeme şartı niteliğindeki" Yazılı Başvuru" şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; İlgili banka ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun, 14.07.2010 tarihli ana iddianamede banka soruşturma raporu ve ek listelerde sanık ve şube bazında yer almayan eylemler, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/465 Esas sayılı dosyasında (hüküm kurulan sanık ... ve dava açılan diğer sanıklar ve eylemler yönünden) ve birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/67 Esas sayılı dosyasına konu sanıklar ve krediler nedeniyle davalardan haberdar edilmek suretiyle, 5411 sayılı Kanun'un 162/1. maddesi gereğince ilgili bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun "yazılı başvuruda" bulunup bulunmayacağının belirlenmesi, yazılı başvuruda bulunulması halinde bahse konu eylemler yönüyle kanunî soruşturma raporu düzenlenmesi ve yargılamaya devam edilerek hüküm tesisi, aksi halde ilgili Banka veya ... tarafından başvuru yapılmadığı takdirde 31.12.2009 tarihli banka soruşturma raporunda şube ve sanık bazında yer alan eylemleri nedeniyle yazılı başvuru şartının gerçekleştiği tespit edilen sanıklar ....,...., ..., ... ve ... dışında kalan diğer sanıklar ve eylemler yönüyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre ise; 1.a) Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın kredibilitesi olmayan ya da yetersiz olan kişileri tespit ederek bu şahıslardan kredi çekmek isteyenlerin T.C kimlik numaralarını sanık ...’a bildirdikleri, ...’ın da bu bilgileri sanıklar ..., ... ve ... aracılığıyla katılan banka şubelerinin kredi pazarlama bölümünde görevli banka çalışanlarına sorgulatarak banka tarafından konut ve tüketici kredisi verilebilecek şahısların belirlendiği, ancak bu şahısların kredileri ödeyebilecek düzeyde gelirlerinin olmaması nedeniyle istenilen kredi ile orantılı olacak şekilde sahte maaş belgeleri düzenlenerek kredi çekmek isteyenlerin gelir durumlarının istenilen krediye uygun hale getirildiği, sanık ... ve ...'nın da kredi çekmek isteyen ancak kredibilitesi olmayan kişileri tespit ederek kredi miktarına göre değişen oranlarda belirlenen komisyon bedeli karşılığında sahte maaş belgeleri hazırladıkları, sanık ...'nın eski eşi sanık ... (....)'ın da bu eylemlerden sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de, bazı krediler yönünden sadece sahte maaş yazıları değil kredi belgeleri arasında bulunan vergi levhaları ve imza sirkülerlerinin de sahte olduğuna ilişkin ilgili şirket yetkililerinin ifadeleri bulunduğu, sanık ...'nın bazı maaş yazılarının kendisi tarafından eşi ...'tan habersiz olarak düzenlendiğine dair savunmaları, sanık ... ve ...'ın ise savunmalarında sahte belge düzenlediklerine ilişkin iddiaları kabul etmedikleri, ayrıca ana iddianame kapsamında sahte maaş yazısı kullanılan 208 kredi işleminden dolayı dava açılmasına rağmen 27.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda sadece 145 maaş yazısı ile ilgili inceleme yapıldığı, ana dava ve birleşen davalar nedeniyle yapılan imza incelemelerinde yalnızca maaş yazıları üzerindeki imzaların şirket yetkililerine ait olup olmadıklarına yönelik tespit yapıldığı, imza incelemesi yapılmayan kredilerle ilgili maaş yazıları kullanılan bazı firma yetkilerinin sanıkların işyerlerinde çalışmadıklarını ifade ettikleri yine, maaş yazısı kullanılan ....Tekstil, ... İletişim ve .... Haberleşme gibi bazı firmalarla ilgili ne imza incelemesi ne de şirket yetkililerinin ifadelerine dosya içerisinde rastlanmadığı anlaşılmakla, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından sanıklar ...,..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (....)'ın huzurda imza ve yazı örnekleri alınıp, kurum ve kuruluşlardan suç tarihine yakın tarihlerdeki mukayeseye elverişli yazı ve imza içeren belge asılları temin edilerek, tüm kredilerde kullanılan maaş belgeleri, sahteliği iddia edilen vergi levhaları ve imza sirkülerleri üzerindeki yazı ve imzalarla mukayese edilmesi, yazı ve imzaların sanıklardan kimin eli ürünü olup olmadığının, sahteciliğin ilk bakışta kolaylıkla anlaşılabilecek olup olmadığı ve iğfal kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının grafoloji uzmanı marifetiyle tespiti, b) Katılan bankanın cevabi yazılarına ekli ödeme tabloları ve bilirkişi raporlarının incelenmesinde; ana dosya kapsamında sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., birleşen 2012/67 Esas sayılı dosya nedeniyle sanıklar ... ve ...'ın kredilerinin ödenip ödenmediğine ve kredilerin son durumlarına dair bilgi bulunmadığı, 27.04.2022 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda henüz kapatılmadığı tespit edilen 21 kredi nedeniyle banka zararının 104.906,83 TL olarak belirlenmesi üzerine, sanık ... tarafından 17.10.2023 tarihli ödeme dekontu ile 104.906,83 TL ödeme yapıldığı ve kredilerin tamamının yargılama aşamasında kapanmış olduğunun Mahkemece kabul edildiği anlaşılmış ise de, banka tarafından gönderilen ödeme tablolarında sanıklar ..., ..., ..., ... (....), ..., ... ve ...'in kredilerinin yasal takibat sonucu tahsilat sağlanamaması nedeniyle aktiften silindiklerinin belirtilmesine rağmen bu kredilerin bilirkişi raporunda banka zararına dahil edilmediği, ayrıca dosyada tüketici kredilerinin yanı sıra ... ve Bakırköy .... şubelerinden çekilmiş konut kredilerinin de bulunduğu anlaşılmasına rağmen konut kredileri için ekspertiz yapılıp yapılmadığı, ekspertiz raporlarında gösterilen taşınmaz değerlerinin rayiç fiyatlara uygun olup olmadıkları, sahte maaş yazıları ve Sosyal Güvenlik Kurumu işe giriş belgelerinin konut ve tüketici kredilerinin tahsisi için yeterli olup olmadığı, kredi borçluları için mali istihbarat raporları düzenlenip düzenlenmediği, her bir dosyada kredi miktarının yeteri oranda teminat altına alınıp alınmadığı, kredi komitesi kararı olup olmadığının belirlenmesi, her şube bazında şube tahsisli ve genel müdürlük onaylı kredilerle ilgili kredi tahsis limitlerinin tespiti, usulsüz krediler nedeniyle katılan bankanın uğradığı zarar miktarı, düzenli ödenmekle kapalı krediler, tasfiye sonucu kapanan krediler ve aktiften silinen kredilerin denetimine olanak verecek şekilde ayrı ayrı açıklanması için yukarıda sayılan imza incelemelerine ilişkin eksiklikler giderildikten sonra işlem sayısının fazlalılığı nedeniyle dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, kredi tahsis işlemlerinde bankacılık teamülleri de gözetilerek usulsüzlük bulunup bulunmadığı, her bir eylem bakımından kredi işlemlerinde kullanılan belgelerin aldatma kabiliyeti olup olmadığı, bu anlamda eylemlerin nitelikli ya da basit zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı değerlendirildikten sonra her bir sanığın hukukî durumu ve eylemlerdeki fonksiyonlarının tayin ve takdiri gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Dosyada bulunan kredi belgelerinin ve bankadan gönderilen kredi işlemlerini yapan banka görevlilerince ilişkin tabloların incelenmesinde ana iddianamede "... nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'in kredisinde, "... nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'nin kredisinde ve "195 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'ın kredisinde, kredilerin çekildiği şubenin .... Kredi ... şubesi olmasına rağmen kredi işlemlerinde yer alan banka personelleri arasında ....'ın bulunmadığı, "... nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'in ... şubesinden çektiği kredi sözleşmesinde ise ... ... bireysel portföy yetkilisi .... adına atılmış imzaların görüldüğü, "89 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'nun ... şubesinden çektiği kredide ise iş akışı sorumlusu .... ve müdür ...'un yer aldığının belirtildiği, "204 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ..., "207 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ..., "208 nolu olay" olarak anlatımı bulunan sanık ...'nin kullandığı kredilerde ise ... şubesinde kredi giriş ve onay işlemlerini yapan banka görevlilerine dair bilgi bulunmaması nedeniyle banka şubelerinde kredi işlemlerini gerçekleştiren banka görevlilerinin belirlenmesinde tereddüt bulunduğu anlaşılmakla, .... Kredi .... şubesinde çekilen ve ana iddianamede ...,... nolu olay olarak anlatımı bulunan kredilerle ilgili araştırma yapılarak sanık ... 'ın söz konusu kredi işlemlerinin yapıldığı tarihlerde anılan şubede görevli olup olmadığının tespiti, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından kredi giriş ve onay işlemlerine katılan personelin tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3.Sanık ...'un kovuşturma aşamasında alınan ifadesinde, 2009 yılının 9. ayında kimliğini kaybettiğini, kredi ihtiyacı için bankalara başvurduğunda daha önce....'tan çektiği kredi nedeniyle kredi veremeyeceklerini öğrendiğini ancak....'a kredi için başvurmadığını, hiç bir belge imzalamadığını beyan etmesi üzerine ...'dan huzurda imza örnekleri alındığı ancak kredi belgeleri üzerinde herhangi bir imza incelemesi yaptırılmadığı anlaşılmakla, Nüfus Müdürlüğünden sanığın kimliğini kaybettiğinden bahisle başvurusunun bulunup bulunmadığının araştırılması, ayrıca sanığa ait yazı ve imza örnekleri ile kurum ve kuruluşlardan, suç tarihine yakın tarihlerdeki mukayeseye elverişli yazı ve imza içeren belge asılları temin edilerek, ... şubesince düzenlenmiş 14.09.2009 tarihli ve 7.000,00 TL bedelli tüketici kredisi ve ekindeki belgeler üzerindeki ... adına atfen atılmış olan imza ve yazılar ile karşılaştırılması ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4.Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Kanun'un .... maddesinin söz konusu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147. ve devamı maddeleri uyarınca sanık ... ve ...'in birleşen 2012/67 Esas sayılı dosya nedeniyle, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nın ise 2010/70 Esas sayılı ana dava nedeniyle savunmaları alınıp, sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunmaları alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi, 5.5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması karşısında, sanıkların talimat yoluyla sorguya çekilemeyecekleri, yine atılı suç için öngörülen cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması dikkate alındığında adil ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, sanıkların istemleri olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukukî durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen sanıklar., ..., ..., ... ve ...'ın talimat yoluyla ve zorunlu müdafi atanmaksızın, haklarında yakalama emri çıkartılan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın yakalanmaları üzerine ise istinabe usulüyle ve zorunlu müdafii atanmaksızın savunmaları alınmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 196/2. ve 150/3. maddesine aykırı şekilde savunmaları alınmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, 6.5411 sayılı Kanun'un 160. maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması karşısında, sanıkların istemleri olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atandıktan sonra yargılamanın yapılarak hukukî durumlarının tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmasına rağmen, sanıklar ...,..... ve ...'ya 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam edilerek savunma haklarının kısıtlanması, 7.Sanıklar hakkında beraat kararı verilmesine rağmen sanık ... tarafından 17.10.2023 tarihli dekont ile banka zararı kapsamında ödendiği anlaşılan ve adlî emanette bulunan 104.906,83 TL'nin karar kesinleştiğinde katılan bankaya ödenmesine karar verilmesi, 8.Gerekçeli karar başlığından suç tarihlerinin "05.01.2009-22.12.2009" olarak gösterilmesi yerine "01.01.20 09... .03.2010" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Birleşen Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/352 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ... ve ..., Birleşen Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/70 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ..., ..., ... ...., Birleşen İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/43 Esas Sayılı Dosya Sanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 2010/70 Esas Sayılı Ana Dava Sanıklarından ..., ..., ... ve ...'nın Usulsüz Kredi Çekilmesine İştirak Ettikleri İddiasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... (...), ... ve ...'in ... Krediler Nedeniyle, Ayrıca 2010/70 Esas Sayılı Ana Dava Nedeniyle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,.... ve ...'in Hakkında Kendi ... Krediler Nedeniyle "Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık" Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan banka vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 05.11.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanıkların vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ..., ..., ..., ... (Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ilâmın (A) bendinde sayılan...,....ve .... şubelerinden çekilen 11 kredi işlemi dışında kalan krediler yönüyle), ... (....), ....,....... ve ... Hakkında 5411 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (C) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan banka vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 05.11.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.