Karar Özeti
7. Ceza Dairesi 2026/1218 E. , 2026/6756 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/435 E., 2025/618 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık ha
Karar Detayı
7. Ceza Dairesi 2026/1218 E. , 2026/6756 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/435 E., 2025/618 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.... Hudut Karakolu sorumluluk sahası ... numaralı hudut taşları arasında icra edilen devriye faaliyetleri sırasında, Suriye istikametinden gelip mayınlı sahayı çevreleyen tel engelden Türkiye'ye geçen ve takip sonucu yakalan araçta yapılan kontrolde suça konu kaçak eşyaların ele geçirildiği kabul edilen olayda; sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1-2. cümlesi kapsamında kaldığı kabul edilmesine rağmen anılan Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/1-2. cümlesi uyarınca artırım yapılması gerekirken uygulama maddesinin 5607 sayılı Kanun'un 3/2. cümlesi olarak gösterilmesi, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin 31.10.2013 olduğu, Sanık hakkında kesinleşen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/892 Esas, 2014/190 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.10.2013 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/1, 3/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca ceza belirlendikten sonra 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca doğrudan verilen adlî para cezasında indirim yapılırken 2 gün adlî para cezası yerine 1 gün adlî para cezasına hükmedilmesi, 4.Suça konu kaçak eşya hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi, 5.Nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin karar verilirken nakil aracı sanığa ait olmasına rağmen hükmün gerekçe ve hüküm kısmında dosya kapsamı ile uyumlu olmayan şekilde 3.kişiye ait olmasının gerekçe olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.