İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2026/1334 Karar: 2026/6738 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/1334 K.2026/6738

7. Ceza Dairesi 2026/1334 E. , 2026/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/137 E., 2025/677 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2026/1334 E. , 2026/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/137 E., 2025/677 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2026/1334 E. , 2026/6738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/137 E., 2025/677 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düzeltilerek onama İTİRAZ EDEN: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.03.2026 tarihli ve 2026/356 Esas, 2026/3327 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.05.2026 tarihli ve 7-2025/137587 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun'un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I.İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde, kazanılmış hak nedeniyle sonuç cezanın infazda gözetilmesi gereken bir ceza mı yoksa netice ceza olarak mı kabul edilmesi gerekeceğine ilişkindir. (CMUK 326/son, CMK 307/5). Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 tarihli ve 353-129 sayılı kararında yer verildiği üzere aleyhe bozma yasağı; "temyiz davası yalnızca sanık veya müdafii ya da sanık lehine Cumhuriyet savcısı veya sanığın eşi ya da yasal temsilcisi tarafından açıldığında, hükümde, yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından sonucu sanığın aleyhine ağırlaştırıcı, diğer bir deyişle, aleyhe sonuç verici düzeltmelerin yapılamaması veya kurulacak yeni hükümdeki cezanın, sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması" şeklinde tanımlanmaktadır. Anılan kural, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326. maddesinin 4. fıkrasında; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291'inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklinde kanuni düzenlemeye kavuşturulmuştur. Ceza muhakemesi hukukumuzda bu madde dışında yaptırım ve cezayı aleyhe değiştirme yasağını düzenleyen başka bir hüküm de bulunmamaktadır. Buna göre, ceza hukukunda genel anlamda kazanılmış hak kavramından bahsedilemeyeceği, yalnızca CMUK'nın 326. maddesinin 4. fıkrası uyarınca sınırlı biçimde uygulanabilecek bir cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi veya aleyhte düzeltme yasağının söz konusu olduğunun kabulü gerekmektedir. 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren CMK'nın 307. maddesinin, 20.02.2019 tarihli ve 7165 sayılı Kanun'la anılan maddeye yeni bir fıkra eklenmesi nedeniyle son fıkrası hâline gelen 5. fıkrasında da; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262'nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." düzenlemesine yer verilmek suretiyle aleyhe bozmama ilkesi korunmuştur. Kanun'un açık düzenlemesinden de anlaşılacağı üzere yaptırımı ve sonuçlarını aleyhe değiştirme yasağının kapsamı yalnızca ceza ve yaptırım miktarı ile sınırlıdır. Kanun koyucu suçun niteliği veya adı yönünden sanık yararına kazanılmış bir hak tanımamıştır. Kazanılmış hakka konu cezanın sonuç ceza mı yoksa infazda gözetilmesi gereken bir ceza mı olacağı hususunun önemli sonuçları vardır. İnfazda gözetilmesi gereken ceza olarak kabulü halinde, kazanılmış hakka konu olmayan cezanın asıl ceza olarak kabul edilmesi ve adli sicil kaydında bu asıl cezanın yer alması gerekecektir. Kuşkusuz bu durum aynı zamanda temyizin kapsamı ile bir tartışma da doğuracaktır. Bu konuda doğabilecek bir diğer sonuç ya da sorun, istinaf sonrası temyizde neye göre belirleme yapılması gerekeceğidir? Kazanılmış hakka konu cezanın sonuç ceza olarak kabulü halinde birçok dava dosyası kesinlik sınırına takılacak ve kanun yolu başvuru hakkı kısıtlanmış olacaktır. Zira, infazda gözetilmesi gereken ceza kabulü halinde asıl cezası itibarıyla cezası artan sanık hakkında temyiz kanun yolu açılacak, kanun yolu başvurusu bakımından sonuç ceza esas alındığında ise bu kez ceza artmadığından temyiz kanun yolu kapalı olacaktır. Görüldüğü gibi, bu husustaki kabule ya da ulaşılan sonuca göre konunun sanık lehine ve/veya aleyhine çok yönlü ve farklı sonuçları oluşabilmektedir. Yargıtay uygulamasında bazı özel dairelerce kazanılmış hakka konu cezanın infazda gözetilmesi gereken ceza olarak kabul edildiği, bazı özel dairelerin ise kazanılmış hakka konu cezanın sonuç ceza olarak belirlenmesi gerektiğini kabul ettikleri görülmektedir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanılmış hakka konu cezanın infazda gözetilmesi gereken ceza olduğu görüşü ile aksi yöndeki Yargıtay ilamlarını CMK'nın 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yolu başvurusuna konu etmiştir. Bu hususta son olarak Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli gündeminde 2025/522 esas sayılı dosyada Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiş olup, konular aynı mahiyettedir. Dolayısıyla, CGK tarafından ulaşılan sonuç da nazara alındığında, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2025 tarihli ve 2025/137 Esas ve 2025/677 Karar sayılı hükmünde, kazanılmış hakkın ceza olarak belirlenmesine ilişkin uygulamada bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İtiraz olağanüstü kanun yolunun en önemli amaçlarından birisi uygulama ve içtihat birliğini temin etmek olup, Ceza Genel Kurulunun anılan tarihli gündeminde ulaşılan sonuç itibarıyla, hukuka aykırı olduğu değerlendirmeye konu edilen Yüksek Daireniz kararına karşı, açıklanan nedenlerle sanık ... lehine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur ve sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan inceleme neticesinde Dairemizin 25.03.2026 tarihli ve 2026/356 Esas, 2026/3327 Karar sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin, 25.03.2026 tarihli ve 2026/356 Esas, 2026/3327 Karar sayılı düzeltilerek onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla