İçeriğe geç
AC
7. Ceza Dairesi Esas: 2026/389 Karar: 2026/2652 Tarih: 2026

Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2026/389 K.2026/2652

7. Ceza Dairesi 2026/389 E. , 2026/2652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/4 E., 2025/96 K. SUÇ : 1163 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın davaya katılabilecek surette suçtan zarar

Karar Özeti

7. Ceza Dairesi 2026/389 E. , 2026/2652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/4 E., 2025/96 K. SUÇ : 1163 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın davaya katılabilecek surette suçtan zarar

Karar Detayı

7. Ceza Dairesi 2026/389 E. , 2026/2652 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/4 E., 2025/96 K. SUÇ : 1163 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğü ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2012 tarihli ve 2012/20 E., 2012/122 K. sayılı sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının, kamu davasına katılabilecek şekilde suçtan zarar gören ve karara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tebliğ edilmediği, karar usulüne uygun kesinleşmediğinden denetim süresinin de başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresinde işlenmiş bir suçtan da söz edilemeyeceği ve hükmün açıklanamayacağı, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d maddesi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 25.12.2007 tarihinden karar tarihine karar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 09.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla