KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/3668 E., 2010/2023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2010
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 218 parsel sayılı 207929,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... ... tapu kaydına, miras hakkına ve paylaşmaya dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.03.2009 tarihli ek rapor ve haritasında (A) harfi ile işaretli 416,62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... ... adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline, müdahil ...'ın davasının reddine karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ... ...'nın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu, taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanaklarından eksik olan 101 ada 217, 219, 36, 65, 66, 67, 39, 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak örnekleri ile varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, davacı tarafın taşınmaza zilyet olmadığı dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/3668, K. 2010/2023, 7 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama