KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7580 E., 2010/5229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 113 ada 160, 179 ve 183 parsel sayılı sırasıyla 1530.02 m2, 2817.67 m2 ve 1467.83 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere, tespitte saptanan hukuksal olgulara, dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davacı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 113 ada 160, 179 ve 183 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet davalı ...'ın babası ... 'ın onaylı nüfus kayıt örneği getirtilerek kimliği bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde ... adına ölmüş ise mirasçıları adlarına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu
Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli,
davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları gözönüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7580, K. 2010/5229, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama