KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/10 E., 2011/7171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 263, 265, 267, 282, 404, 605 ve 687 parsel sayılı sırasıyla 351,97 m2, 3331,93 m2, 1568,52 m2, 182,03 m2, 101,23 m2, 670,32 m2 ve 5593,02 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı ...'in ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece 101 ada 687 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın feragat nedeniyle, diğer taşınmazlara yönelik davanın esastan reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-101 ada 263, 267 ve 282 parsel sayılı taşınmazların davacı ve davalıların ortak miras bırakanı ...'ten kalmadığı, taşınmazların davalı ... tarafından 3. kişilerden satın alındığı, taşınmazlar üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmazların ortak miras bırakandan kalmadığına göre davacının terekeden gelen bir hakkının da bulunmadığının kabulü gerekir.
Öte yandan; dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgelere göre; davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetkisine dayanarak 28.04.2010 tarihli duruşmada dava ve temyize konu 101 ada 687 parsel sayılı taşınmaza yönelik davadan kayıtsız ve koşulsuz olarak feragat ettiği belirlenmiştir. Feragat beyanı usulün 151. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafça belgelendirilmiştir. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden de ileri sürülmemiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 101 ada 263, 267, 282 ve 687 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın hükmü temyiz eden davacıdan alınmasına,
2-Dava ve temyize konu 101 ada 265, 404 ve 605 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazlardan 101 ada 605 parsel sayılı taşınmazın belirli bölümünün tespit gününden önce davalı tarafından 3. kişi durumundaki ...'tan satın alındığı, geriye kalan bölümü ile dava konusu 101 ada 265 ve 404 parsel sayılı taşınmazların ise tarafların ortak miras bırakanı ...'ten kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazların davalı payına isabet edip etmediği yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle 101 ada 605 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından satın alındığı belirlenen ve önceki günlü keşifte mahalli bilirkişilerce sınırları gösterilen taşınmaz bölümü uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek haritada gösterilmeli, geriye kalan taşınmaz bölümü ile 101 ada 265 ve 404 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise;
ortak miras bırakanın terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda açıklanan hukuksal olgulara göre yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,
keşifte dinlenen bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, mirasçılar arasında Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan aynı nitelikte dava ya da davalar varsa, usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığı, davalardan biri hakkında verilecek hükmün, aynı nitelikteki diğer davanın sonucunu etkileyeceği gözönüne alınarak dava dosyalarının birleştirileceği düşünülmeli, sonuçlanan ve kesin hükme bağlanan davalar varsa,
deliller değerlendirilirken sözü edilen taşınmazlarla ilgili olarak yerel mahkemesinden verilen ve kesinleşen hükümler de gözönüne alınmalı, özellikle sözü edilen taşınmaz ya da taşınmazların tespit tutanakları içeriğinde paylaşma olgusuna yer verilip verilmediği yönü üzerinde durulmalı, uyuşmazlığın niteliğine göre deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz ya da ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı gözönünde tutulmalı, bir ya da bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli,
uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/10, K. 2011/7171, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama