KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2574 E., 2025/887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/399 E., 2024/796 K.
- İlk derece mahkemesi
- Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/495 E., 2023/779 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı arasında 14.04.2021 tarihinde akdedilen taşınmaz taksimi ve satış sözleşmesi ile Karaman ili ... ilçesi ... Köyü 126 ada 51 parsel sayılı taşınmazı kendi aralarında beş parçaya ayırarak bu hususta sözleşme yapıldığını, taşınmaz bedellerinin davalıya ödendiğini, sözleşme tarihinden itibaren davacıların kendilerine ayrılan kısımları kullandığını ve davalının itirazı bulunmadığını belirterek davalı adına kayıtlı olan taşınmazın taksim sözleşmesi doğrultusunda davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 126 ada 51 parsel sayılı taşınmazı davacılar ile yapılan rızai taksim sözleşmesinde belirtilen koordinatlarda ve büyüklükte 40.000,00 TL bedel ile alıcılara sattığını, tapu devrinin yapılmadığını, bu nedenle davacıların dava dilekçesindeki beyanlarını kayıt ve şart bulunmaksızın kabul ettiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 126 ada 51 parsel sayılı taşınmazın 42.173,78 m2 yüzölçümü ile tarla vasfında davalı adına kayıtlı olduğu, tarafların 14.04.2021 tarihli sözleşmeye istinaden taşınmaz üzerinde bulunan A, C, D, E numaralı bölümlerin davacılara satılması,
karşılığında satıcı ...' a 14.04.2021 tarihinde 50.000,00'şer TL elden ödenmesi konusunda anlaştıkları, davalı tarafın kabulü bulunsa da satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağının bulunması gerektiği, taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığı konusunda Karaman İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda taşınmazın tarla vasfında olduğu ve ifraz şartlarını sağlamadığı görüşünün bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca hisse devrinin mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde
1.Davacılar ve davalı arasında yapılan satış vaadi sözleşmesi kapsamı ve satılan hisselerin kullanımı gözetildiğinde mevcut şekilde davacılar üzerine tesciller yapılması hâlinde taşınmazın verimliliğinde bir düşme olmayacağını, Mahkemece kanun maddesinin hatalı yorumlandığını, hisseli olarak taşınmazın tapuya tesciline itirazlarının bulunmadığını, taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının Karaman Belediyesi ve Karaman İl Özel İdaresine müzekkere yazmak sureti ile araştırılması gerektiğini,
2. Dava konusu taşınmazda zeytinlik gibi özel dikim ihtiyaçları bulunan bitki yetiştirildiğinden tarımsal arazi büyüklüğünden daha küçük parseller oluşturulmasında sakınca bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2574, K. 2025/887, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama