KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1340 E., 2025/4850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2987 E., 2024/3074 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/192 E., 2024/61 K.
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar-karşı davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar-karşı davada davalılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin maliki oldukları bahçelerini sulamak maksadı ile ... Mahallesi, .... mevkiinde 2008 yılında iş makinası çalıştırmak sureti ile su kaynağı kazısı yaptıklarını, çıkarılan suyu menfeze almak, elektrik pompası kurmak ve boru döşemek sureti ile kendi bahçelerine akıttıklarını, elektrik pompası çalıştırmak için köy karar defterine 07.07.2008 tarihinde karar aldırdıklarını, sulama ve içme suyu olarak kullanılan su kaynağının başkaca bir kimse tarafından kullanılmadığını, ancak su kaynağının davalılardan ...’e ait olan 2513 parsel sayılı taşınmaz ile diğer davalılara ait taşınmazlar tarafından kullanıldığını, suyun bu nedenle azaldığını ile sürerek davalılar tarafından yapılan suya el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl dava davalılarından ... cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Karşı davada davacılar/asıl davanın bir kısım davalıları cevap dilekçesinde; kendi taşınmazlarının iki bölümünün karşı tarafça işgal edildiğini, suyun önüne izinsiz olarak su deposunun yapıldığını, bu nedenle meyve ağaçları ile asmalarının zarar gördüğünü belirterek 200.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ederek asıl davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İskilip Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2024 tarihli ve 2021/192 Esas, 2024/61 Karar sayılı kararındaki "...suların en az olduğu dönemde fen, jeoloji ve ziraatçi bilirkişiler ile mahallinde keşif yapıldığı, dava konusu su kaynağının 1 01... parsel sayılı orman nitelikli ve Hazine adına tescilli arazi içerisinde kaldığı, su kaynağının genel su niteliğinde olduğu, davacıların dava konusu suda kadim bir hakkının bulunmadığı, davalılar tarafından yapılan su kuyusu ve su toplama havuzunun dava konusu beton su deposunun ve çeşmeden akan suyun debisine herhangi bir etkisinin bulunmadığı, davacı tarafın davasını ispat edemediği,
HMK'nın 31. maddesi gereğince mahkemece davacı vekiline davalılardan ... ile ...'e dava ve karşı davada dayanılan hukuki sebepleri ve talep sonuçlarını açıklamaları için 1 haftalık kesin sürenin verilmesine rağmen beyanda bulunulmadığı..." gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar-karşı davada davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.11.2024 tarihli ve 2024/2987 Esas, 2024/3074 Karar sayılı kararındaki "...HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar-karşı davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Asıl dava davalılarının 2513 parsel sayılı taşınmaza kuyu açmak suretiyle beton menfez yaptıklarını, 2. Kot farkı nedeniyle bu menfezin müvekkillerinin yaptıkları suyu çektiğini, 3. Müvekkillerinin kadim kullanım hakkı yok ise de öncelik haklarının mevcut olduğunu, 4. Asıl dava davalılarının keson kuyu ve drenaj yapmak suretiyle suya haksız müdahalede bulunduklarını, 5. Kararın hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; asıl davada suya el atmanın önlenmesi, karşı davada ise tazminat istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar-karşı davada davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1340, K. 2025/4850, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama