KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2020/16555 E., 2023/6441 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/74 (E) ve 2016/256 (K
- Suçlar
- Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, kamu malına zarar verme
- Hükümler
- Ceza verilmesine yer olmadığına
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü.
I. HUKUKİ SÜREÇ
1.Afşin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.02.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve kamu malına zarar verme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.3016 tarihli kararı ile sanık hakkında, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiisinin temyiz isteği; Atılı suçların şikayete tabi olduğuna, mağdurların şikeyetçi olmamaları ve sanığın kişisel durumu göz önüne alındığında güvenlik tedbirleri bakımından eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Davaya konu olay; sanığın annesi mağdure ... ile komşuları olan mağdure ...'i bıçak zoruyla evde rehin olmak suretiyle cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, yine bıçakla mağdurlar ..., ..., ... ve ...'i basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralayarak kasten yaralama suçu ile jandarma ekip aracına taş atmak suretiyle kamu malına zarar verme suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Suçta kullanılan bıçağın her zaman müsaderesi mümkün görülmüştür.
1.Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; mağdurların başından beri değişmeyen beyanları ile dosyadaki 07.06.2015 tarihli kolluk tutanağı ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olduğu, sanığın işlediği iddia olunan suçlar yönünden heyet tarafından düzenlenen 28.01.2016 tarihli raporda; sanıkta bipolar bozukluk rahatsızlığının bulunduğu, mevcut akıl hastalaığının şahsın işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasını ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldırıcı nitelikte olduğu, suç tarihinde ve halen cezai ehliyetinin olmadığı,
sanığın TCK'nın 32 nci maddesinin 1 fıkrasından yararlanacağı hususunun belirtildiği ve bu rapora dayanılarak sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığının anlaşılması karşısında sanık müdafiisinin temyiz isteği yönünden kurulan hükümde yukarıda sayılan gerekçelere göre hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/16555, K. 2023/6441, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama