İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2023/4085 Karar: 2025/7613 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/4085 K.2025/7613

8. Ceza Dairesi 2023/4085 E. , 2025/7613 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ NE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2023/287 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2023/4085 E. , 2025/7613 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ NE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2023/287 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2023/4085 E. , 2025/7613 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ NE MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2023/287 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, eziyet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2018 tarihli kararının katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 22.05.2019 tarih ve 2019/9817 Esas, 2019/7380 Karar sayılı kararı ile; "... I- Mahkemenin bozmadan önceki 20.11.2013 tarihli kararı Dairemiz tarafından haberdar edilen ve katılma talebinde bulunan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından her iki sanık yönünden temyiz edildiği, Dairemizce temyiz talebi bu şekilde kabul edilerek bozma kararı verildiği halde yazım hatası nedeniyle sadece sanık ... hakkındaki hükümlerle ilgili ilamın oluşturulduğu bu nedenle sanık ... ile ilgili hükümler Dairemizce incelenemediğinden kesinleştirme işlemi yapılmasının mümkün bulunmadığı, mahkemece verilen kesinleşme şerhleri hukuki değerden yoksun olup sanık ... hakkında kurulan 20.11.2013 tarihli karar kapsamındaki beraat ve mahkumiyet kararları yönünden yapılan temyiz incelenmesinde: Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK'nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikayetçi kurumun davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanık ...’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması oybirliğiyle, Yasaya aykırı, şikayetçi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, adı geçen sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, bu hususa ilişkin olmak üzere başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse salıverilmesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, II- Sanık ...’ün eziyet ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: 1- Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, eziyet suçlarının oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ... lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizine gelince: Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Tüm dosya kapsamı, mağdurların aşamalarda değişmeyen beyanları, sanığın savunması karşısında, sanık ve temyiz incelemesi yapılamayan diğer sanık tarafından tehdit edilerek mağdurlar ..., ... ve ...’nin birlikte olay yerine götürülüp alıkonuldukları, mağdurlar ..., ..., ...’in ise, sanıkları ve diğer mağdurları kendi istekleri doğrultusunda ve merak saikiyle hareket ederek takip edip bir müddet izledikten sonra farkedilmeleri üzerine, sanık ve temyiz incelemesi yapılamayan diğer sanık tarafından tehdit edilerek alıkonuldukları, bu itibarla her mağdur grubuna yönelik eylemleri nedeniyle iki kez zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının oluşup oluşmayacağının tartışılmaması, b) TCK'nın 109/3-f madde ve fıkrasının uygulanması sırasında 1 kat arttırım oranı yanlış değerlendirilerek 4 yıl yerine 3 yıl hapis cezası tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayini, c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24.11.2015 gün ve 2014/14-799 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suçun işlendiği süreyle sınırlı bir zaman dilimi içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturacak ve kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine ulaşmayacak şekilde mağdurun sanık tarafından yaralanmasının etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mani olmayacağı ve yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08.12.2015 gün ve 2014/710 Esas, 2015/502 sayılı Kararında, soruşturma evresinin suç şüphesinin Cumhuriyet Savcısı tarafından öğrenilmesiyle başlayacağının belirtilmesi ve somut olayda da sanığın, henüz Cumhuriyet Savcısına işlenen suçla ilgili bilgi verilmeden önce mağdurları serbest bıraktığı, daha sonra mağdurların aileleriyle kolluk kuvvetine gelip şikayetçi oldukları tüm dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesinin uygulanma alanı bulunup bulunmadığının hükümlerde değerlendirilmemesi,.." isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2019/303 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 delaletiyle 109/2, 3-b-f, 43/2 delaletiyle 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez 5237 sayılı Kanun'un 37/1 delaletiyle 109/2, 3-b-f, 43/2 delaletiyle 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında eziyet suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanık ...'in eziyet suçundan cezalandırılması gerektiğine, atılı suçu işlediğine, sanık ...'nin eylemine iştirak ettiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan eksik ceza tayin edildiğine, usul ve esas yönünden kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve esasa aykırı olduğuna, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda üst sınırdan ve takdiri indirim yapılmaksızın ceza verilmesi gerektiğine, sanık ...' in eziyet suçunda yardım ettiğinin sabit olduğuna, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ...' ün temyiz sebepleri; Zamanaşımı süresinin dolduğuna, davanın düşmesi gerektiğine, iddianamede geçen suçları kabul etmediğine, yaşanan olaydan pişmanlık duyduğuna, hakaret ve küfürler karşısında tahrik edildiğine, verilen cezanın hukuka aykırı bir ceza olduğuna, lehe olan kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ... ve sanık ...'in, müştekileri zorla ıssız bir yere götürerek hürriyetlerini kısıtladıkları, sanık ...'nin yumruk ve kemerle müştekiler ... ve...'ı darp ettiği, sanık ...'den sonra sanık ...'in de müştekiler ... ve...'ı darp etmeye devam ettiği, ellerini bağlayıp darp ettikleri, elbiselerini çıkarttırıp müştekileri kemerle birbirlerine vurdurarak eziyet ettikleri iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ..., ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde: Sanıklar hakkında kurulan hükümde etkin pişmanlık uygulaması yapılırken, 5237 sayılı Kanun'un 110. maddesinin gösterilmemesi, mahallinde düzeltilebilir nitelikte görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, mağdur ve müşteki anlatımları...Devlet Hastanesince tanzim edilen 27.06.2010 tarihli adli raporlar...Sağlık Gurup Başkanlığının 01.09.2010 tarihli ve 10.01.2011 tarihli yazıları,... Üniversitesi Çocuk İhmali ve İstismarı Engelleme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nce düzenlenen raporlar, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamları ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanıkların, cebir ve tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğine yönelik Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından lehe hükümlerin uygulama dışı bırakılmasında, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, sanıklar hakkındaki yargılama konusu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-d maddesi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun'un 67/4. uyarınca 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü belirtilen sürelerin dolmadığı anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'nin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan temyiz incelemesinde: Sanıkların, mağdurlar ... ve ...'ı dağlık bir alana götürüp yaraladıktan sonra serbest bıraktıkları anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen ''mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin bu mağdurlar açısından uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde etkin pişmanlık hükmü uygulanarak eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanık ... hakkında eziyet suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde: Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in, olayın başından itibaren atılı suçtan hakkındaki hüküm kesinleşen diğer sanık ... ile birlikte hareket edip, mağdurların dirençlerinin kırılmasını sağladığı, eylemi kolaylaştırıp ve bir kısım mağdurlara vurduğu anlaşılmakla, sanığın eziyet suçundan cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ..., ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2019/303 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz itirazları ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan kurum vekilinin, Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'nin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...'ye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2019/303 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 3. Sanık ... hakkında eziyet suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli ve 2019/303 Esas, 2023/287 Karar sayılı kararına yönelik katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla