Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4199 E. , 2025/7651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ :18.05.2023 SAYISI :2010/87 E., 2013/239 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu,
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4199 E. , 2025/7651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi EK KARAR TARİHİ :18.05.2023 SAYISI :2010/87 E., 2013/239 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, işkence HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ve müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 18.03.2010 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında yaralama, işkence, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2010/87 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararıyla sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...' a karşı yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, katılan ...' e yönelik işkence suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, katılan ... ve ...a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanunun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, katılanlar ... ve ...a karşı işkence suçundan dönüşen suç vasfına göre silahla yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 3-e-d, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı iki kez 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazlar İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli ve 2013/1221 Değişik iş sayılı kararıyla reddedilmiştir. 4. Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi' nin 24.12.2014 tarih ve 2014/278 39... /32331 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılan ...' a yönelik kasten yaralama, katılan ...' a yönelik işkence suçlarından kurulan beraat hükümlerinin onanmasına, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, katılanlar ... ve ...a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin; "... Suç tarihinde şikayetçi ..., eşi ... ve çocukları... ve ... ile birlikte saat 23:00 sularında iş yerini kapatarak ticari taksi ile ...ndan...istikametine giderken yolda belediyeye ait bir çöp kamyonunun trafiği engeller bir şekilde durduğunu görmesi üzerine, ...'ın kamyon sürücüsünü yolu açması için uyardığı, yolun açılmaması üzerine içinde polis memuru bulunan aracı görmesi üzerine polis memurlarından kendilerine yardımcı olu- narak yolun açılmasını istediği, polis memurunun görevimizi bize mi öğretiyorsun diyerek ...'a jop ile kafa kısmına gelecek şekilde vurduğu, araç içerisinde bulunan eşi ve çocuklarının polis memuruna vurmaması konusunda ikaz etmeleri üzerine bu kez iki polis memurunun olaya müdahele ettikleri, daha sonra ... ve...'ın ellerini kelepçelemek suretiyle polis minibüsüne bindirerek olay yerinden uzaklaştırıp yaklaşık 20-25 dk dolaştırdıkları ve sizi öldürür çöplüğe atarız şeklinde söz söyledikten sonra yasal işlem yapmadan serbest bırakmaları eylemlerinin bir bütün halinde iki kez kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,..." kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Katılanlar vekili hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazın reddi kararı ve Yargıtay onamasından geçerek kesinleşen beraat kararları yönünden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. 6. Anayasa Mahkemesinin 28.09.2016 tarihli ve 2014/798 başvuru numaralı kararında; "... 2. ...’ın ailesinin darbedilmesi nedeniyle Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine ilişkin iddiasının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 3. ... ve ...ın darbedilmeleri nedeniyle Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, B. 1. ... ve ...ın Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan eziyet yasağının maddi yönden İHLAL EDİLDİĞİNE, 2. ...’ın Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasında güvence altına alınan insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının maddi yönden İHLAL EDİLDİĞİNE, 3. ...,... ve ... yönünden Anayasa’nın 17. Maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen devletin etkili soruşturma yapma usul yükümlülüğünün İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,..." karar verilmiştir. 7. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ek kararıyla; "Anayasa Mahkemesinin 2014/798 başvuru numaralı, 28/09/2016 tarihli kararında Anayasının 17. Maddesinde güvence altına alınan eziyet yasağı, insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı, devletin etkin soruşturma yapma usul yükümlülüğünün ihlal edildiği, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyamıza gönderildiği, Anayasanın 153. Maddesi gereği kesin ve bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda katılanların yargılamanın yenilenmesi istemlerinin KABULÜNE, Tensip tutanağının ayrıca düzenlenmesine,..." karar verilmiştir. 8. Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, katılanlar ... ve ...a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerinin Yargıtay 8. Ceza Dairesi' nin 24.12.2014 tarih ve 2014/278 39... /32331 Karar sayılı bozma kararı üzerine İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 2015/5 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçundan verilen beraat kararlarında direnilmesine karar verilmiştir. 9. Direnme kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29.12.2021 tarihli ve 2018/8-316 Esas, 2021/703 Karar sayılı kararı ile;"... 1- İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli ve 5-25 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ye atılı katılan sayısınca cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,..." karar verilmiştir. 10. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı üzerine sanıklara yüklenen eylemler yönünden İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesince sanıklar hakkında yeniden yargılama yapılarak 18.05.2023 tarihli ve 2010/87 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararıyla; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve...' a karşı işkence suçundan ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanunun 37/1 delaletiyle 94/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında katılanlar ... ve...' a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Kanunun 37/1 delaletiyle 109/2, 3-b-d, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, katılan ...' e yönelik işkence suçundan 5237 sayılı Kanunun 37/1 delaletiyle 94/2-a-son, 62, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, katılan ...' a karşı yaralama suçundan 5237 sayılı Kanunun 86/2, 3-d, 62, 52/2. maddesi uyarınca 3.000 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar ve müdafiinin temyiz sebepleri; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmasının açıkça usul ve yasalara aykırı olduğuna, dava konusu olmayan bir suçtan sanıkların cezalandırılmasına karar verildiğine, Anayasa Mahkemesi yetkisini aşarak karar verdiğine, yerel mahkemenin, Anayasa Mahkemesinin kararını hatalı yorumladığına, Anayasa Mahkemesinin tespitine rağmen işkence suçundan dolayı sanıklara ceza verildiğine, mahkemenin kararının hem Anayasa Mahkemesi kararına hemde usul ve kanunlara açıkça aykırı olduğuna, teşhis işlemlerinin usul ve kanuna aykırı yapıldığına, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğine, deliller ve olaylar tam araştırılmadan yoruma ve takdire dayalı olarak karar verildiğine, sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkemece olayın kabul ve hukuki değerlendirmesinde hataya düşüldüğüne, yeterli olmayan gerekçe ile hüküm kurulduğuna, suçların değerlendirilmesinde, tanımında ve unsurlarının değerlendirilmesinde hata yapıldığına, atılı suçların unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde katılan ..., eşi ... ve çocukları... ile onsekiz yaşından küçük oğlu ... ile birlikte saat 23:00 sıralarında iş yerini kapatarak ticari taksi ile ... mevkinden...mevkine doğru ...Caddesinden giderken yolda belediyeye ait bir çöp kamyonunun trafiği engeller bir şekilde durduğunu görmesi üzerine önce katılan ...' ın araç sürücüsünü yolu açması için uyardığı, daha sonrada içinde polis memuru bulunan aracı görmesi üzerine polis memurlarından kendilerine yardımcı olunarak yolun açılmasını istemesi sonucu polis memurlarından bir tanesinin “görevimizi bana mı öğretiyorsun” diyerek katılan ...' a jop ile kafa kısmına gelecek şekilde vurduğu, araç içerisinde bulunan eşi ve çocuklarının polis memuruna vurmaması konusunda ikaz etmeleri üzerine bu kez iki polis memurunun katılanlar ... ve ...’a tokatla vurdukları ve akabinde katılanlar ... ve...' ı ellerini kelepçelemek suretiyle polis minibüsünün içerisine bindirerek olay yerinden uzaklaştırıp bir sokağa götürdükleri orada her iki katılanı işkenceye varacak derecede dövdükten sonra bu iki katılana yönelik olarak “sizi öldürür çöplüğe atarız” şeklinde söz söyledikten sonra bırakarak ayrıldıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın adli mercilere intikal şekli, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, sanıkların savunmaları, Yargıtay bozma ilamları, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre Mahkeme kabulünde, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükmünün uygulama dışı bırakılmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanıklar ve müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2010/87 Esas, 2013/239 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.