Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/726 E. , 2024/8004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/188 E. 2003/212 K. SUÇLAR : Kişiyi özgürlüğünden kısıtlama, evli kadını zorla kaçırma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2003 tarihl
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/726 E. , 2024/8004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2003/188 E. 2003/212 K. SUÇLAR : Kişiyi özgürlüğünden kısıtlama, evli kadını zorla kaçırma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2003 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kişiyi özgürlüğünden kısıtlama ve evli kadını zorla kaçırma suçlarından 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 429 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2003 tarihli kararı ile hükümlünün mağdur ... ...'e yönelik eylemi nedeniyle 765 sayılı Kanun'un 429 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay ağır hapis, mağdur ... ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 765 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve son hükmü, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay ağır hapis ve 385.316.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezaların toplanarak sonuç olarak 8 yıl 14 ay ağır hapis ve 385.316.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 20.10.2003 tarihli ve 2003/5425 Esas, 2003/5171 Karar sayılı ilâmıyla onanarak kesinleştiği, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan uyarlama yargılaması sonucunda Kartal (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarihli ek kararı ile hükümlü hakkında kişiyi özgürlüğünden kısıtlama suçundan sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un hükümlerinin lehine olmadığından hükümlü hakkında bu suçtan verilen hükümde değişiklik yapılmasına yer olmadığına, evli kadını zorla kaçırma suçundan sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları lehine olduğundan hükümlü hakkında bu suç yönünden kurulan hükmün kaldırılmasına, mağdur ... ...'e yönelik zorla evli kadını kaçırmak suçundan hükümlünün, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükümlüye verilen cezaların toplanarak 8 yıl 4 ay hapis ve 346 YTL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.06.2022 tarihli ve 2022/5851 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/93651 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/93651 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 Esas, 2005/3395 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 Esas, 2005/12718 Karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Somut olayda, sanığın mağdur ... ...'ya yönelik özgürlüğü kısıtlamak suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/2-son, 59/2. maddelerine göre 3 yıl 4 ay ay ağır hapis ve 385.316,000 Türk lirası ağır para cezasına hükmedildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bu hususa özgü 109/3. maddelerinin uygulanması halinde maddelerin alt üst sınırlarına göre 14 yıla kadar ceza verilebileceği böyle olunca sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un kişi özgürlüğünü kısıtlamak suçu yönünden hükümler lehine olmadığından sanığa bu suçtan verilen hükümde değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki ... ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, 3- Sanığın, müşteki ... ...'e karşı işlediği zorla evli kadını kaçırmak suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 429/2 ve 59/2. maddeleri uyarınca hükmedilen 5 yıl 10 ay ağır hapis cezası yönünden sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 109/3-5. maddeleri hükümleri lehine olduğundan bahisle hükmün bu fıkrasının kaldırılmasına karar verilip akabinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesine göre 2 yıl, 109/3-a-b. maddelerine göre cezası bir kat artırılarak 4 yıl, 109/4. maddesine göre suç cinsel amaçlı işlendiğinden cezası yarı oranında artırılarak 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Müşteki ...'ın inceleme dışı diğer sanık ... Mıdık tarafından kaçırıldığı ancak daha sonra müşteki ...'ın ailesi tarafından bu sanıktan geri alındığı, bilahare müşteki ...'ın ... ... isimli kişi ile resmi evlilik gerçekleştirdikleri tarihte sanık ...'nin de içinde bulunduğu diğer sanıklar tarafından müşteki ...'ın zorla kaçırıldığı somut olayda, kaçırma eyleminin cinsel amaçlı olduğuna dair dosya kapsamına yansıyana yansıyan hiçbir delil ve anlatım bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile yanılgılı değerlendirme sonucunda cezasında artırım yapılmasında, 4- Sanık hakında cezasında artırım uygulanırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesi yerine anılan Kanun'un 109/4. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesinde, 5- 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'da cezaların toplanması sistemine yer verilmeyip 5275 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre infaz aşamasında değerlendirilmesi olanağı bulunduğu halde, anılan sanık hakkında verilen sonuç cezaların içtima olunarak (toplanarak) hüküm kurulmasına kanunî olanak bulunmadığı gözetilmeden, cezaların içtima olunması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 31.03.2003 tarihinde hükümlü ...'nin, inceleme dışı ... ve ... isimli şahıslar ile birlikte hareket ederek ...'ın daha önceden ... ilişkisinin bulunduğu mağdur ... ...'ü ikametinden cebir kullanmak suretiyle silahla kaçırarak bir araca bindirmek suretiyle alıkoydukları olaya ilişkin yapılan incelemede, Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre suçun cinsel amaçla işlendiğinin kabulü gerektiği, fikir ve ... birliği içinde olan diğer hükümlü ... hakkında da uyarlama yargılaması sonucu İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün Dairemizin 09.07.2019 tarihli ve 2019/7934 Esas, 2019/9807 Karar sayılı kararı ile onanmasına karar verildiği de dikkate alındığında, hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenen cezadan beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden, (3) nolu kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. a) 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.11.2005 tarihli ve 2005/2691 Esas, 2005/3395 Karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.10.2005 tarihli ve 2005/10431 Esas, 2005/12718 Karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hâkkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi, b) Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki ... ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c) 5237 sayılı Kanun'da cezaların toplanması sistemine yer verilmeyip, 5275 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesine göre infaz aşamasında değerlendirilmesi olanağı bulunduğu halde, hükümlü hakkında verilen sonuç cezaların içtima olunarak (toplanarak) hüküm kurulmasına yasal olanak bulunmadığı gözetilmeden hüküm kurulması, d) Hükümlü hakkında ... ceza tayin edildikten sonra suçun cinsel amaçla işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılması yerine uygulama maddesi olarak aynı Kanun maddesinin dördüncü fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KISMEN KABULÜNE, 2. Kartal (Kapatılan) 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.06.2005 tarihli ve 2003/188 Esas, 2003/212 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle (2) numaralı başlıkta belirtilen nedenlerden dolayı KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.