Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12034 E. , 2026/32 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1823 E., 2021/498 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve müdafiinin yokluğunda İzmir
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12034 E. , 2026/32 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1823 E., 2021/498 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ve müdafiinin yokluğunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/1823 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararının, yalnızca sanık müdafiine 02.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ancak; müdafiinin hükme karşı temyiz yoluna başvurmadığı, sanığın 14.06.2022 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu, ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2023 tarihli, 2023/49 Esas ve 2023/277 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, yokluğunda hüküm verilen sanığa, gerekçeli kararın ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği, dava dosyasında gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı anlaşıldığından, kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilmekle, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 2021/1823 Esas, 2021/498 Karar ve 16.12.2021 tarihli hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/36 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62/1, 52/2-4, 53, 63, 54/4, 58. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/1823 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Uyuşturucu ticareti suçundan dolayı somut delil bulunmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; Sanığın ... İlçesi ... Mahallesi içerisinde uyuşturucu ve uyarıcı madde sattığına dair istihbari bilgileri alındığı, 07.06.2020 günü sanığın ikametine hızlı bir şekilde girdiğinin kolluk görevlilerince fark edildiği, sanığın elinde bulunan beyaz poşeti bahçe duvarının üzerine koyduğu, poşetin yapılan kontrolünde içerisinde uyuşturucu maddenin görüldüğü, yapılan aramada; koli içerisinde bong diye tabir edilen uyuşturucu kullanma aparatı, gardrop çekmecesinde 3 adet cam, 8 adet siyah plastik, 1 adet beyaz boru madde kullanma aparatının ele geçtiği, bahçe duvarına bırakılan poşet içerisinde 14.98 gram daralı ağırlığında esrar maddesinin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan olay tutanağı, tanık beyanları, kriminal rapor ve adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/1823 Esas, 2021/498 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Mahallede uyuşturucu sattığı yönünde istihbarat bulunan sanık, kolluğun kendisini fark etmesi üzerine elindeki beyaz poşeti bahçe duvarına bırakmış; poşette 14,98 gram daralı esrar, evdeki aramada ise bong ve çok sayıda madde kullanma aparatı ele geçirilmiştir. İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesi TCK 188/3 uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasına hükmetmiş; BAM kararı yalnızca müdafiye tebliğ edilip sanığa tebliğ edilmediğinden, sanığın aylar sonra verdiği eski hâle getirme ve temyiz dilekçesi üzerine Yargıtay incelemesi yapılmıştır.
Hukuki İlke: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/49 E., 2023/277 K. sayılı kararı uyarınca yokluğunda hüküm verilen sanığa gerekçeli kararın müdafiye tebliğden ayrı olarak bizzat tebliği zorunludur; sanığa tebliğ belgesi yoksa kesinleştirme usulsüzdür ve öğrenme üzerine yapılan temyiz süresinde sayılır. Esas yönünden ise poşetin bırakılış biçimi, olay tutanağı, tanık beyanları ve kriminal rapor ticaret kabulü için yeterli görülmüştür.
Uygulama Sonucu: Daire önce eski hâle getirme talebini kabul edip temyizi süresinde saydı; esastan yaptığı incelemede ise CMK 289/1 kapsamında hukuka aykırılık görmeyerek CMK 302/1 uyarınca tebliğnameye uygun şekilde oy birliğiyle hükmü onadı.
Dava Strateji Notu: BAM kararının yalnızca müdafiye tebliğ edilmesi kesinleşmeyi engeller; süresi geçmiş görünen dosyalarda avukat, sanığa yapılmış bizzat tebliğ belgesi olup olmadığını UYAP'tan denetleyip yoksa eski hâle getirme ile temyiz kapısını açabilir. Ancak bu usul kazanımı esasa ilişkin güçlü delil tablosunu değiştirmeyeceğinden, temyiz dilekçesi usul itirazıyla yetinmeyip esasa dair somut sebepler içermelidir.