Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12683 E. , 2024/9041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2021/1751 E., 2022/1681 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAM
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12683 E. , 2024/9041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR SAYISI : 2021/1751 E., 2022/1681 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma KARAR : Değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2018 tarihli iddianamesi ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2018 tarih, 2018/495 Esas, 2018/556 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfından sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükererliğe karar verilmiştir. B. Kararın istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli, 2019/250 Esas, 2019/139 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve sekizinci fıkrası, 62 nci maddesi, uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, yükümlülüklere uymaması nedeniyle hüküm açıklanmıştır. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık ...'ya ilgili kurum tarafından çıkarılan tedaviye devam etmesi yönündeki tebligatlar Tebligat Kanunun ilgili maddelerine aykırı olarak usulsüz şekilde tebliğ edilmiş olup sanığın tedaviye devam edebileceğini dahi bilmediğine, sanık adına çıkarılan tebligatlar bilinen son adresine veyahut denetimli serbestlik şube müdürlüğüne bildirdiği adrese yapılmaksızın doğrudan Tebligat Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mernis adresine tebliğe çıkarılarak muhtara tebliğ edilmiş ve bu sebeple ilgili ihtar, davetiye ve evraklardan vaktinde haberdar olamadığına, çağrı yazısının öncelikle bilinen son adresine tebligat çıkarılmadan ve yahut tebligat mernis adresine çıkarılmış olsa dahi çıkarılan tebligat iade dönmeden direkt olarak Tebligat Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası şerhine göre tebligat çıkarılmasının kanun aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ve telefon kayıtlarında temyiz dışı sanık ... ...'ın sanığın telefon numarasını alıcı olarak adlandırılan şahıslara vermesi ile uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Temyiz dışı sanık ... ...’ın işletmecisi olduğu Antalya Muratpaşa ... Mh. 1263. Sokak No: 8/F deki işyerinde suç tarihinde kolluk görevlilerinin izleme yaptığı sırada saat 16: 15 sıralarında sanık ...’nın işyerine geldiği, kısa bir süre kaldıktan sonra buradan ayrıldığı, aşamada sanık ...’nın kolluk tarafından yakalandığı, üzerinde 2 adet şeffaf poşet parçasına sarılı, 1. Poşette tek parça hal,nde, 2. poşette satışa hazır şekilde 7 paket halinde hint keneviri bitki parçacıkları elde edildiği, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 05.07.2018 tarihli Uzmanlık Raporu gereğince bunların THC içeren esrar olduğunun belirlendiği, sanık ...'nın ... ... ile birlikte hareket edip uyuşturucu maddeyi ... ...'tan alıp başkalarına dağıtacağından bahisle ... ile birlikte hareket ettiği konusunda yargılanıp cezalandırılmasına karar verilmesi için kamu davası açılmış ise de, konu ile ilgili olarak dosyada mevcut iletişim tespit tutanağı içerikleri ve özellikle mahkememizce taraflara bizzat sorulmak suretiyle alınan beyan içeriklerine göre sanık ...'in toptan çanta ticaret ve üretimi ile ilgilendiği, aynı şekilde ...'ın ise pazarcılık işi ile uğraştığı, bu haliyle yapılan konuşmaların uyuşturucuya yönelik olduğuna ilişkin herhangi bir delil mevcut olmadığı, sanık ...'nın 01.07.2018 tarihli fiziki takip tutanağına göre, sanık ...'in iş yerine girdikten kısa bir süre sonra üzerinde 2 adet şeffaf poşete sarılı uyuşturucunun miktar itibariyle kullanıcılık sınırları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği uyuşturucu satışına ilişkin olduğunun maddi olgularla doğrulanmayan ve gerek ... gerekse sanık ... tarafından çanta alım satımına ilişkin konuşmalar olduğu beyan edilen ve maddi oluşa da bu beyanlar doğrultusunda uygun olan iletişim tespit tutanaklarını sanık aleyhine değerlendirilemeyeceği bu haliyle sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucuyu satacağına ilişkin cezalandırılmasını gerektirir düzeyde delil mevcut olmadığı, gerek sanık ... gerekse ...'in beyanları doğrultusunda söz konusu uyuşturucnun kullanım amaçlı olarak sanık ... tarafından ...'a satıldığı yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmakla sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin kabulüne uygun şekilde sanık ...'nın kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçunu işlediği kanaatine varılmış, bu kapsamda 01.07.2018 tarihinde sanık ...'nın sanık ...'e ait işyerine geldiği, iki adet şeffaf poşete sarılı uyuşturucuyu satın alarak çıktıktan sonra polis ekiplerinin takibi sonucu yakalandığı, iletişim tespit tutanakları, fiziki takip tutanakları, yakalama tutanakları, savunmalar ve tüm dosya kapsamıyla sabit kabul edilmiştir. Her ne kadar sanık ... hakkında ... ... ile birlikte hareket edip kendisinde yakalanan uyuşturucuyu başkalarına dağıtacağından bahisle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; iletişim tespit tutanakları içeriklerinde bu konuya ilişkin herhangi bir görüşme bulunmadığı, kendisinde yakalanan uyuşturucu miktarının kullanma sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde satın alma suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır. Antalya 3.Ağır Ceza Mahkemesi sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkumiyeti ve uyuşturucu madde kullanma suçundan dolayı sabıkasında gözüken ilamı nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermiş ise de; sanığın adli sicil kaydı ve Uyap kaydı bilgilerine göre hakkında atılı suç nedeniyle uygulanmış veya suç tarihinden önce hükmedilip suç tarihi itibariyle infazına devam eden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin bir karar bulunmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası atfıyla sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişitir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması yönündeki kararının infazına başlandıktan ve Covid tedbirleri nedeniyle tedavi programına ara verildikten sonra sanığa 16.09.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde yeniden çağrı kağıdının tebliğ edildiği, sanığın müracaat etmemesi üzerine uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısının da 22.10.2020 tarihinde sanığa yine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, yine başvurulmaması üzerine de infaz dosyasının kapatılarak mahkemesine bildirimde bulunulduğu, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince de hükmün açıklandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Açıklanan hükme yönelik istinaf başvurusunun duruşmalı incelenmesine karar verilerek sanık ile müdafii dinlenilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/33 Esas 2021/223 Karar sayılı ve 11.06.2021 tarihli ilamı ile hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanmasına karar verilmesinin yok hükmünde olduğu anlaşılmakla ve sanığın hükmolunan 1 yıl süreli denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin infazı sırasında kendisine yüklenen yükümlülüklere uymamakta ısrar ettiği anlaşıldığından hükmün açıklanması ile mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Antalya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün 05.10.2020 tarihli uyarı yazısının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanığa tebliğ edildiği anlaşılmış olup; aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23 üncü maddesinin bir ila sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin; sanık hakkında, ceza infaz kurumundan tahliye olduktan sonra çağrı yazısının tebliği ile başvuruda bulunmaması üzerine uyarı yazısının doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre usulsüz yapıldığının anlaşılması karşısında; usulsüz olarak yapılan uyarı işlemine istinaden denetim dosyasının kapatıldığı anlaşıldığından, eksik araştırma sonucu tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 08.11.2022 tarihli, 2021/1751 Esas, 2022/1681 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.