İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12664 K.2024/4113

Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,…

Esas2024/12664Karar2024/4113Tarih14 Mayıs 2024Okuma8 dk · 1.503 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/12664 E., 2024/4113 K.

Karar tarihi
14 Mayıs 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/773 E., 2023/392 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı

Karar Detayı

1.503 kelime·8 dk okuma·5 bölüm

Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,

298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2019 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü, 55 üncü, 58 inci, 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2019 tarih, 2019/29 Esas, 2019/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci, 63 üncü, 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun' un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

Karara karşı sanık müdafinin itiraz başvurusu üzerine Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.05.2019 tarih ve 2019/280 Değişik İş sayılı karar ile sanık müdafinin itirazının reddine karar verilmiştir. Kararın kesinleşmesi üzerine, denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir.

3.Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarih ve 2020/299 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin infazının devamına karar verilmiştir. 4.Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2020 tarih ve 2020/299 Esas, 2020/351 Karar sayılı kararına sanık müdafinin itirazı üzerine Adana

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2021 tarih ve 2021/51 Değişik İş sayılı kararı sanık müdafinin itirazının kabulüne mükerrer yargılama nedeni ile 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca değerlendirme yapılması için dosyanın Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5.Adana 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarih ve 2021/115 Esas, 2021/104 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun' un 223 üncü maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca mükerrer davanın reddine karar verilmiştir. 6. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 27.04.2023 tarih ve 2021/773 Esas, 2023/392 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz isteği; unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine, re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay, sanığın kullanıcı şahıslara satmak için uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre. A.

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; "...sanığın mahkememizin 2018/361 Esas sayılı dosyasına konu uyuşturucu madde kullanmak eyleminin 31/08/2018 tarihli olduğu, 2019/29 Esas sayılı dosyasına konu uyuşturucu madde kullanmak eyleminin 02/09/2018 tarihli olduğu, sanığın her iki dava dosyasına konu eylemi arasında yalnızca iki gün bulunduğu görülmüştür.

31/08/2018 ve 02/09/2018 tarihli eylemleri nedeni ile sanık hakkında aynı suç tipinden olmak üzere dava açılmış ise de söz konusu tarihler arasında herhangi bir iddianame düzenlenmemiş olup iki gün ara ile yapılan kan idrar analiz raporu sonuçlarının aynı uyuşturucu maddeyi kullanma eylemi sonucunda pozitif sonuç verme durum ve ihtimali gözetildiğinde uyuşturucu madde kullanma suçuna ilişkin olarak eylemlerde hukuki kesinti olmadığı ve bir bütün halinde tek bir uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu dikkate alındığında mahkememizce sanık hakkında 02/09/2019 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeniyle mükerrer olarak görülen

davanın CMK'nın 223/7 maddesi gereğince reddine ve mükerrer yargılama neticesinde verilen 21/03/2019 tarih 2020/29 Esas, 2020/149 Karar sayılı hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçeyle mükerrer davanın reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "..Sanık hakkında, 31/08/2018 tarihli "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma" suçundan açılan kamu davasında Adana

1. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 10/01/2019 tarih 2018/361 Esas 2019/22 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin "Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek, Bulundurmak ve Kullanmak" suçu kapsamında kaldığından bahisle, sanığın TCK' nın 191/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 31/08/2018 tarihli eylemi nedeni ile verilen ve 18/01/2019 tarihinde kesinleşen hükmün, TCK'nın 191/8. maddesi uyarınca zorunlu olarak verilen bir "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı" olduğu,

bu şartlar altında verilen "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" kararının, hukukun elverdiği ölçüde "Dava Açılmasının Ertelenmesi Kararı" yerine kaim olacağı, dava açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenen tüm suçların tek suç oluşturacağı ve istinafa konu dosyada eylem tarihinin (02/09/2018) hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair anılan kararın kesinleşmesinden önce gerçekleştiği ve bu hali ile tüm eylemlerin tek suça meydan verdiği, atılı suçun temadi etme özelliği de nazara alındığında usul hükmünün daha önce uygulanması gerekmesi de dikkate alınarak,

anılan gerekçe ile CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca davanın reddine kararı verilmesi gerekir ise de, farklı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi esasa etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, eleştirilmekle yetinilmiştir..." şeklindeki gerekçeyle oy çokluğuyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (HAGB), kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği,

bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen KDAE kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, KDAE kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların HAGB kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, HAGB kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir.

Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen KDAE kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası doğrultusunda HAGB kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen HAGB kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir KDAE kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir.

Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Bu açıklamalar kapsamında temyize konu dosyada suç tarihinin 02.09.2018 tarihi olduğu, bu suç tarihinin, Adana

1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarih, 2018/361 Esas, 2019/22 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihinden önce gerçekleştiği, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı"nın şartları taşıması halinde "dava açılmasının ertelenmesi kararı"nın yerine kaim olacağı anlaşılmakla. Adana

1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarih, 2018/361 Esas, 2019/22 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının akıbeti araştırılarak hükmün açıklanıp açıklanmadığının tespit edilmesi, henüz hüküm açıklanmamışsa birleştirme talepli ihbarda bulunarak davanın derdest hale gelmesi sağlandıktan sonra bu suça ilişkin davanın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olan önceki dava ile birleştirilmesine karar verilmesi ve davaların birlikte görülmesi için kararın bozulması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafinin, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.04.2023 tarih ve 2021/773 Esas, 2023/392 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden.

SONUÇ / HÜKÜM

5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2024 tarihinde karar verildi. ...

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/12664
Karar No
2024/4113
Tarih
14 Mayıs 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12649 K.2024/3228
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12647 K.2024/3041
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12645 K.2024/2838
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12640 K.2024/7221
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12637 K.2024/6132
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12634 K.2024/7701

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.