Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12991 E. , 2024/8223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2742 E., 2020/989 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12991 E. , 2024/8223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2742 E., 2020/989 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A.İslahiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli ve 2018/166 Esas ve 2018/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi ile Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2018/2742 Esas, 2020/989 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında istinaf başvurusuna ilişkin olarak duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yerine kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinde dörüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez, amir hükmü bulunmakta olup yargılama makamlarına daha önce açılan davaların akıbetini araştırmak/ kesinleşmesini bekleme yükümlülüğünün yüklenmediği, kamu davasının açılmasının yeterli sayıldığı, aksine bir kabulün sanık hakkında daha önceden açılan ve temyiz incelemesi için ilgili Yargıtay dairesinde bulunan dosyaların kesinleşmesinin yerel mahkemelerce beklenmesine ve sanık hakkındaki yargılamanın uzun süre sürmesine sebebiyet vereceği ve bu hususun da usul ve kanuna aykırı olduğundan sanık aleyhine kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Başka bir suçtan yürütülen soruşturmada 15.06.2020 tarihinde usulüne uygun alınan ve incelenen kan ve idrar örneklerinin İzmir Adli Tıp Kurumunda incelenmesi sonucu düzenlenen raporda kan ve idrar örneklerinde uyuşturucu madde tespit edildiği, sanığın da alınan savunmalarında uyuşturucu madde kullandığını ikrar ettiği, bu şekilde sanığın uyuşturucu madde kullanmakla üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın başka bir soruşturmada uyuşturucu kullandığını beyan etmesi üzerine işbu soruşturmanın başlatıldığı, sanığın uyuşturucu kullandığını ikrar etttiği, usülüne uygun yapılan işlemler neticesinde sanığın uyuşturucu kullandığının anlaşıldığı, sanık hakkında daha önceden aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve ihlal nedeniyle iddianame tanzim edildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile ilk derce mahkemesinin mahkumiyet kararı verse de; sanık hakkında, daha önceden verilmiş KDAE kararı bulunması nedeniyle Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesine dayalı kamu davasının açıldığı, ancak ... alınan KDAE kararı ve bunun ihlaline dayalı açılan Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesine dayalı davanın iddianamede denetime uygun olacak şekilde gösterilmediği, Mahkemece de sanık hakkında hangi Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesine dayalı uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak suçuna ilişkin ... alınan davanın numarasının yazılmadığı bu dosyanın getirtilerek incelenmediği, Uyaptan sanık hakkında açılan davaların incelenmesinde sanığın ilk Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesine dayalı kullanma ve bulundurma eylemini 29.04.2014 tarihinde işlediği ve bu nedenle 19.01.2015 tarihinde hakkında 1.KDAE kararının verildiği, henüz KDAE kararı kesinleşmeden 22.12.2014 tarihinde yeniden uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma eylemi nedeniyle hakkında 17.02.2015 tarihinde açılan kamu davasında, İslahiye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016-5/166 Esas ve 2015/62 Karar numaralı ilamı ile KDAEK kararından önce işlenen suçun ihlal olamayacağı gerekçe gösterilerek düşme kararı verildiği, 22.12.2014 tarihli eylemin müstakil suç oluşturacağı bildirilerek ihbarda bulunulduğu, Yargıtay görüşü doğrultusunda KDAE kararı verilene kadar eylemlerin tek suç oluşturacağı dikkate alınmadan yapılan ihbar nedeniyle sanık hakkında bu kez 06.08.2015 tarihinde hatalı olarak ikinci kez ayrı KDAE kararı verildiği en son kararın infazı sırasında sanığın denetime uymadığı bildirilerek hakkında en son 01.10.2015 tarihli iddianame ile İslahiye 1.Asliye Ceza Mahkemesine 2015/708 Esas numaralı davanın açıldığı ve mahkemece sanığın denetimi ihlal ettiği gerekçesiyle 25.03.2016 tarihinde 2016/357 Karar numarası ile sanığın Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. maddesi uyarınca mahkumiyetine ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının olayda ısrar şartının bulunmadığına dair haklı itirazına rağmen Kilis 1.Ağır Ceza mahkemesinin 2016/213 Değişik İş numaralı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve HAGB kararının 24.05.2016 tarihinde kesinleştiği, ancak İslahiye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/708 Esas ve 2016/357 Karar numaralı dosyasının incelenmesinde, sanık hakkında ilk verilen 19.01.2015 tarihli KDAE kararından önce işlenen 22.12.2014 tarihli ... için ikinci kez KDAE kararı verilemeyeceği, bu suçun ilk KDAE kararının içinde kalacağı müstakil suç oluşturmayacağı, Kanuna aykırı verilen ikinci KDAE kararının sanığa tebliğ edilmediği KDAE kararının kesinleşmediği, sanığa denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlamak üzere çıkarılan ilk uyarılı başvuru davetiyesinin tebliği üzerine, müracaatta bulunmadığı, ancak Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için; "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması gerektiği halde uyarı tebligatı yapılmadan dosyasının kapatıldığı yani ,ısrar şartının oluşmadığı, somut olayda İlk Derece Mahkemesinin ... aldığı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4. dosyasının ve verilen kararın tamamı ile yukarıda belirtilen nedenle hukuka aykırı olması nedeniyle, açıklanması durumunda onanmasının mümkün bulunmadığı ayrıca mahkemece bu dosyanın getirtilmediği ve incelenmeden karar verildiği, doğrudan davanın temelde hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle onanmasının mümkün olmadığı, sanık hakkında yanlış dava açılabileceği gibi davanın hatalı açılması nedeniyle sanığın beraatine veya davanın durmasına düşmesine karar verilmesi durumunda Türk Ceza Kanunu'nun 191/6'ya dayalı açılan davanın hukuki temelden yoksun kalacağı, 191/6 a dayalı hüküm kurulabilmesi için sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 191/4'e dayalı açılan dava sonucunda verilen kararın kanun yolu denetiminden geçerek kesinleşmesi kanun yolu denetiminden geçmemiş ise mahkemece dosyanın incelerek şartlarının varlığının incelenmesinin gerekeceği, aksi takdirde durumun ileride işin sanık açısından içinden çıkılmaz bir duruma neden olacağı ortada olduğundan sanığın 04.06.2017 tarihli eylemi verilen ilk 19.01.2015 tarihli KDAE kararının usulüne uygun tebliğ edilmesi durumunda KDAE kararının ihlali kapsamında kalacağı aksi taktirde sanık hakkında yeniden KDAE kararı verilmesi gerekeceğinden bu hukuka aykırılık Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a -son cümle ve 303/1-a bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Dairemizce davanın düşmesine ve gereği için yerel Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Hırsızlık soruşturması kapsamında alınan savunmasında uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine sanıktan alınan örneklere ilişkin tahlil sonucunda sanığın idrarında eroin, kodein, morfin pozitif olarak saptandığı anlaşılan somut olayda, başka suç soruşturması sırasında resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce uyuşturucu madde kullandığını belirterek ikrarı ile kendi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezaya hükmolunamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2018/2742 Esas, 2020/989 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.