İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13103 Karar: 2024/7910 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13103 K.2024/7910

8. Ceza Dairesi 2024/13103 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2233 E., 2020/2034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13103 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2233 E., 2020/2034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13103 E. , 2024/7910 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2233 E., 2020/2034 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 14.06.2017 tarihli eylemi nedeni ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2018 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı kanunun 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarih, 2018/382 Esas, 2019/227 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli, 2019/2233 Esas, 2020/2034 Karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı kanunun 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına; sanığın kazanılmış hakkı korunarak neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; İlk derece mahkemesi, kolluk aşaması, savcılık aşaması ve İstinaf aşamasında sanığın beyanları sabit olup isnat edilen uyuşturucu madde ticareti ya da uyuşturucu madde içmek eylemlerinin hiçbirini gerçekleştirmediğine, sanığın kolluk mensupları ile tartışması sonucu suç isnat edildiğine, olay yerinde sanığın eşi ve çocuklarının olduğu ve onların yanında uyuşturucu madde içme veya ticareti yapma gibi bir eylemde bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, aleyhe delil olmadığına, ele geçen sigara paketinin kime ait olduğu konusunda yeterli araştırma yapılmadığına, istinaf mahkemesinin aleyhe bozma yasağına aykırı hareket ettiğine, hiçbir somut delil ve ispat içermeden istinaf mahkemesi tarafından verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın elinde bulunan sigara paketini yere atması sonucu yapılan inceleme de uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile tutanak tanıkları ve olay tutanağına göre uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü Gaziler Parkı çevresinde uyuşturucu madde kullananlar yönündeki ihbarlar üzerine bu yere giden kolluk görevlilerinin park duvarının dibinde iki kişi gördükleri, bu kişileri takibe aldıkları, sanık ...'ın yanındaki daha sonra kaçan ve yakalanamayan şahsa beyaz bir şey verdiğinin görülmesi üzerine kolluk görevlilerinin müdahale ettikleri, sanığın kaçmaya başladığı, yakalandığında elinde bulunan sigara paketini yere attığı, yere atılan paketin içerisinde uzmanlık raporuna göre sentetik kannabinoidler sınıfından MDMB (N)2201 ve FUB-AMB maddelerin olduğunun anlaşıldığı olayda, her ne kadar sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında, "olay günü eşi ve çocuğuyla parka pikniğe gittiğini, uyuşturucu kullanan çocukların yanında polisleri görmesi üzerine yanlarına gidip ne olduğunu sorduğunu, bulunan uyuşturucular ile ilgisinin olmadığını, arada bir esrar kullandığını" beyan etmiş; olaya ilişkin ihbarın genel nitelikte herhangi bir eşkal bilgisi belirtilmeden uyuşturucu kullananların olduğu şeklinde olması, fiziki teknik bir takibin olmaması, ele geçirilen maddenin kullanım sınırında kalması, tutanak mümzi tanıklarının para alış verişini görmedikleri beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ele geçen uyuşturucu maddenin kullanma dışında başka bir amaç için bulundurduğuna, satacağına veya başkasına vereceğine ilişkin, mahkûmiyeti gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli delil elde edilmediğinden ve şüpheden sanık yararlanır genel ceza kuralı gereğince sabit olan eylemin değişen suç vasfı itibariyle kullanmak amacıyla uyuşturucu bulundurma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin olayın gerçekleşme şeklini istinaf mahkemesinde aynı yönde değerlendirdiği, ancak para alış verişinin görülmeyişi, fiziki teknik bir takip bulunmaması, ele geçirilen maddenin de kullanma sınırında olması gerekçeleri ile sanığın eylemini uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında kabul etmiş ise de, gerek olay tutanağı ve gerekse ilk derece mahkemesince dinlenilen tutanak tanıklarından E.A.'nın yeminli anlatımı ve her iki tutanak tanığının soruşturma aşamasındaki ifadeleri dikkate alındığında, alıcı olduğu değerlendirilen şahıs yakalanamamış ve para alış verişi görülmemiş ise de, tereddütsüz biçimde sanığın kaçan şahsa bir cisim verdiğinin ve müdahale edildiğinde de sanığın kaçmaya çalıştığının ve bu sırada yere içerisinde sentetik kannabinoid cinsi uyuşturucu madde içeren parça halindeki satışa hazır hale getirilmiş maddenin bulunduğu sigara paketini attığının sabit olduğu, sanığın olayı tamamen inkara yönelik beyanda bulunduğu ve sigara paketinin de kendisine ait olmadığını savunduğu, bu durum karşısında, maddenin miktarı ve fişek sayısı ile öncesinde gerçekleşen alıcı konumundaki şahsa bir şey verme şeklindeki davranış birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçu olarak kabulünün mümkün olmadığı, eylemin açıkça uyuşturucu maddeyi ticari maksatla bulundurmak suçunu oluşturduğu anlaşılmış, ilk derece mahkemesi kararı bu açıdan isabetsiz olmakla kaldırılmış, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kazanılmış hakkı korunarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Olayın oluş şekli ve zamanı, tutanak tanıklarının anlatımları, olay tutanağı, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesinin mahkumiyet kararı gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde, sonuç ceza yönünden 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 1 yıl 8 ay cezası olarak belirlenmesi, hukuka aykırı görülmüş ise de; bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/2233 Esas, 2020/2034 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hüküm fıkrasından kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı (B) bendindeki 5 numaralı paragrafın çıkartılarak yerine "5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle; Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla