Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13163 E. , 2024/8246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/949 E., 2022/791 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13163 E. , 2024/8246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/949 E., 2022/791 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 13.02.2016 tarihli eylemi nedeni ile Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 28.04.2016 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında sanığın 09.11.2016, 23.11.2016 ve 06.12.2016 tarihli tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti sonrası 08.03.2017 tarihli iddianame ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2017 tarihli ve 2017/200 Esas, 2017/620 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 24.10.2018 tarihli ve 2017/1607 Esas, 2018/323 Karar sayılı kararı ile sanığın 13.02.2016 tarihli eylemine ilişkin beraat, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri infazında 09.11.2016, 23.11.2016 ve 06.12.2016 tarihli tahlillerinde uyuşturucu kullandığının belirlenmesi nedeni ile Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. C. İhbara İlişkin Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2019 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın 16.03.2020 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2020 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında Denizli 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/236 Esas, 2021/167 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Kararın istinaf edilmesi ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/949 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; Uyuşturucu madde kullanmayı bıraktığını, verilen cezanın ertelenmesi veya düşürülmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın idrar tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti üzerine hakkında kamu davsının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, erteleme kararı sonrası 16.03.2020 tarihinde sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçununu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında 13.02.2016 tarihinde uyuşturucu madde bulundurma iddiasıyla 2016/10811 sayılı soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, söz konusu kararın kesinleştirilerek Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün yazısında sanığın uyuşturucu kullanmaya devam ettiğinden bahisle infaz dosyasının kapatılarak gönderildiği ve sanık hakkında 08.03.2017 tarihinde 2016/10811 sayılı soruşturmada kamu davasının açıldığı, Denizli 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nce yapılan yargılamada sanık hakkında eylemi nedeniyle 2017/200 Esas sayılı dosyasında mahkumiyetine, istinaf incelemesinde ise beraat kararı verildiği, istinaf incelemesi sonucu belirtilen gerekçe doğrultusunda sanığın Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne sevk edildiği, hastanede 09.11.2016, 23.11.2016 ve 09.12.2016 tarihli uyuşturucu kullanma eylemleri nedeniyle suç duyrusunda bulunulması üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/43931 sayılı soruşturma dosyasının açıldığı, bu soruşturma dosyasından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve evrakın infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği, 16.03.2020 tarihinde Denizli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün girişinde sanık ...'ın girdiği sırada yapılan üst aramasında polis memuru tarafından beyaz kağıda sarılı uyuşturucu madde bulunması üzerine sanık hakkında soruşturma başlatıldığı, düzenlenen uzmanlık raporunda ele geçen maddenin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan etken maddesini içerdiği ve 2313 sayılı Kanun kapsamında kaldığının belirtildiği, sanığın alınan idrar tetkik örneğinde uyuşturucu madde ve metabolitlerine rastlanılmadığı, sanığın alınan savunmasında uyuşturucu madde içicisi olduğunu, üzerinde bulunan maddeyi İran uyruklu bir şahıstan aldığını belirttiği olayda; sanığın mahkememizce alınan savunmasında olay tarihinde uyuşturucu madde kullanmadığını, kuaför olduğunu ve dükkandan çıkarken arkadaşının ceketini giydiğini, her iki uyuşturucu tespitinde de arkadaşının ceketini giydiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı, atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmada bulunduğu anlaşıldığından sanığın atılı eylemden cezalandırılmasına, üzerine atılı suçu değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşıldığından cezasında yarı oranında artırım yapılması ile mahkumiyetine karar verilmiştir B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suçun sübutuna ve zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma suçunun işlendiğine yönelik İlk Derece Mahkemesinin takdir ve değerledirmesinde istinaf incelemesinde isabetsizlik görülmemiş ise de; sabit kabul edilen ... sayısına göre 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan artırımın orantısız olarak 1/2 olarak uygulanması ve kabule göre de 1/2 oranında artırım yapıldığı belirtilmesine rağmen hesap hatası sonucu 3 yıl yerine 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunması yerinde görülmediğinden Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrasına uyan suçtan ... ceza alt sınırdan belirlenmek ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince yapılan artırım oranı da 1/3 oranında belirlenmek suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanatine varılmıştır. IV. GEREKÇE Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanık hakkında, incelemeye konu 09.11.2016, 23.11.2016, 06.12.2016 tarihli eylemlerine ilişkin 28.01.2019 tarihinli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının sanığa usulüne uygun olarak 23.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 10.03.2019 tarihinde kesinleştiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazı sırasında sanığın 16.03.2020 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 07.07.2020 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanığın 09.11.2016, 23.11.2016, 06.12.2016 tarihli eylemlerini kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu haliyle inceleme konusu eylemlerin tek suç kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 3/1 inci maddesindeki orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/949 Esas, 2022/91 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.