Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13122 E. , 2024/8379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2188 E., 2020/1805 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ek ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Ad
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13122 E. , 2024/8379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2188 E., 2020/1805 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Ek ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 01.03.2018 tarihli eylemi sebebi ile İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.11.2018 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında İzmir 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14.01.2019 tarih, 2018/1224 Esas, 2019/24 Karar sayılı kararı ile sanığın 24.03.2018 tarihli eylemine ilişkin yürütülen İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/1022 Esas sayılı dava dosyası ile birleşmesine karar verilmiştir. B. Sanığın 24.03.2018 tarihli eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.09.2018 tarihli iddianamesi ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile açılan kamu davasında İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.04.2019 tarih, 2018/1022 Esas, 2019/414 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına karar verilmiştir. C. Kararın istinaf edilmesi ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2019/2188 Esas, 2020/1805 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hüküm kaldırılarak ek ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; olay tarihinde ele geçirilen maddeyi kolluk görevlilerine kendisinin teslim ettiğine, cezasının kaldırılması ve beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, şüphe ile durdurulan sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeler ile uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 01.03.2018 ve 25.03.2018 tarihlerinde, hakkında daha önceden aynı konuda soruşturma yapılıp dava açılmış olmasına karşılık, kullanmak amacıyla bulundurduğu uyuşturucu madde ile yakalanmak suretiyle atılı suçu işlediği, eylemin, suç tarihleri ile iddianame tarihlerine göre, zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında açılan tüm davalar listelendiğinde ilk iddianamenin 22.01.2018 olduğu, bu tarihten önce işlenen suçların 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında tek suç oluşturdukları, diğer suçlar yönünden ilk düzenlenen iddianamenin 08.05.2018 tarihinde düzenlendiği ve 24.03.2018, 01.03.2018, 01.04.2018, 09.03.2018, 11.03.2018 ve 30.04.2018 tarihli eylemlerin tek suç oluşturdukları ve dosyaların birleştirilerek 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği, ancak bu yönde uygulama yapılmadan, sanığın eylemlerinin bağımsız olarak yargılama konusu yapıldığı ve istinaf incelemesi dışında ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kalan 01.04.2018, 09.03.2018, 11.03.2018 ve 30.04.2018 tarihli eylemlerle ilgili verilen 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasının kesinleştiği, dosyaların birleştirilme imkanı bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında bulunan suçların birleştirilerek karar verilmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince alt sınırdan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılıp 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince ... sayısıda dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 1/2 oranında artırım yapılıp 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirildiğinde 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, kesinleşen dosyalardaki mahkeme ilamları ile sanık hakkında yeterince ceza verilmiş olduğu gözetilerek ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, halde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. IV. GEREKÇE Maddi vakayı değiştirmemesi ve yeni delil toplamaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmadan hüküm verebileceği değerlendirildiğinden, Tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Olayın oluş şekli ve zamanı, sanığın aşamalardaki ikrarı, ekspertiz ve kriminal raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, doğrudan dava açma koşullarının oluştuğu, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın eyleminin 01.04.2018, 09.03.2018, 11.03.2018 ve 30.04.2018 tarihli eylemlere ilişkin dava dosyası kapsamındaki fiillerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'nin 25.06.2020 tarihli, 2019/2188 Esas, 2020/1805 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.