İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13175 K.2024/8638

Sanık hakkında 23.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.05.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir.

Esas2024/13175Karar2024/8638Tarih12 Kasım 2024Okuma8 dk · 1.608 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/13175 E., 2024/8638 K.

Karar tarihi
12 Kasım 2024
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/481 E., 2022/2241 K
Suç
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak
Hüküm
Beraat
Tebliğname görüşü
Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1

Karar Detayı

1.608 kelime·8 dk okuma·4 bölüm

Sanık hakkında 23.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 09.05.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir.

Sanığın denetim sürecinde uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiği gerekçesiyle Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2021 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

24. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 28.12.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ederken içerisinde iki kişinin olduğu park halinde bir araç gördükleri, bu aracın yanına gidip kimlik kontrolü yaptıkları, araçta sanık ... ve temyiz dışı ...

Yanık'ın olduğunun belirlendiği, kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolü esnasında bu kişilerin şüpheli hareketlerde bulunması üzerine, araçta arama yapıldığı, aracın vites konsolunun arka bölümüne gizlenmiş şeker kutusu içerisinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A.

İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "Mevcut delil durumuna göre olayda adli arama kararı bulunmadığı,

önleme arama kararı ile yapılan kimlik kontrolünden sonra şüpheli bir durum olması halinde olayın Cumhuriyet Savcısına bildirilerek Cumhuriyet Savcısının arama emri veya Sulh Ceza Hakiminin arama kararı ile yapılabilecek olan detaylı arama işlemin ancak aracın dışardan görünür yerlerine bakma yetkisi veren önleme arama kararına istinaden yapıldığı ve aracın gizli bölmesindeki uyuşturucu maddelerin bulunduğu, adli arama kararı olmaksızın araçta detaylı arama ile tespit ile elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu,

hukuka aykırı şekilde elde edilen delilin hükme esas alınmayacak olması nedeniyle eylemin sübuta ermediği," gerekçesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f),

(g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararı verilebileceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki (2) numaralı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.09.2022 tarihli, 2021/10-148 Esas ve 2022/566 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, arama, amacına göre "adli arama" ve "önleme araması" olarak ikiye ayrılmaktadır. Arama şüpheli veya sanığı ya da bir delili elde etme amacıyla yapılabileceği gibi, bir suçun işlenmesini veya bir tehlikeyi önlemek amacıyla da yapılabilir. Birinci tür aramaya "adli arama", ikinci tür aramaya ise "önleme araması" denilmektedir.

Bu itibarla arama hem koruma, hem de önleme tedbiridir. Genel emniyet ve asayişin korunması ile tehlikelerin önlenmesi amacıyla başvurulan önleme araması.

2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 9 uncu ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 18 inci ve 26 ncı maddeleri arasında düzenlenmiş olup Yönetmeliğin 19 uncu maddesinde "Millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi,

taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti amacıyla, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin yazılı emriyle ikinci fıkrada belirtilen yerlerde, kişilerin üstlerinde, aracında, özel kâğıtlarında ve eşyasında yapılan arama işlemi" olarak tanımlanmıştır.

Şüpheli ya da sanığın ya da delillerin yahut müsadere edilecek eşyaların ele geçirilmesi amacıyla yapılan araştırma işlemi olan adli arama, elkoyma ile birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116 ncı ve 134 üncü maddeleri arasında, 2559 sayılı Kanun'un 2 nci, Ek 4 üncü, Ek 6 ncı maddelerinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 9 uncu ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 5 inci ve 17 nci maddeleri arasında düzenlenmiş olup, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde "bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin,

sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemi" şeklinde tanımı yapılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2018 tarihli, 2016/20-701 Esas, 2018/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere. Önleme aramasının nasıl icra edileceği hususunda özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Yönetmeliğin "Aramaların Yapılma Şekli" başlıklı bölümündeki hükümler hem adli hem de önleme araması için geçerli ortak hükümlerdir.

Bu kararların dışında ayrıca 2559 sayılı Kanun'un 4/A maddesinde polise, kişileri ve araçları tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması hâlinde durdurma yetkisi verilmiştir. Yönetmeliğin 27 nci maddesinde bu yetkinin kullanılması için "umma" derecesinde makul şüphe aranmıştır.

Polisin "umma" derecesinde makul şüphe duyması halinde yapabileceği işlemlere ilişkin "durdurma ve durdurma sonrası arama ve kontrol işlemleri" başlıklı 27 nci maddesinin (f) ve (ğ) fıkraları gereğince kollukça durdurulan kişinin herhangi bir yerinde uyuşturucu gibi belirli bir şeyin gizlendiği düşünülüyorsa veya makul sebep oluşmuşsa önleyici kolluk yetkisi dahilinde daha geniş kapsamlı kontrol yapma imkânı doğacaktır.

Polis bu yetkilerini kullanırken dikkat edilmesi gereken husus ise şu şekildedir: Kolluk gerekli tedbirleri alabilecek ancak bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılmasını isteyemeyecektir.

Yönetmeliğin "karar veya yazılı emir üzerine üst ve eşya aramasının icrası" başlığı altında 28 inci maddesinde önleme araması ve adli arama kararı sonrasında üst ve eşya araması ve devamında 29 uncu maddesinde araçlarda aramanın şekli düzenlenmiştir.

Arama kararı alınmadan polisin durdurma ve sonrasında yapabileceği arama ve kontrol işlemlerinde Yönetmeliğin 27 nci maddede belirtilen sınırlamaların, arama kararı alındıktan sonra Yönetmeliğin 28 inci ve 29 uncu maddelerinde yer almadığı anlaşılmaktadır. Bunların yanında, önleme aramasına karar verilebilmesi için belirtilen konulara ilişkin somut ve öngörülebilir bir tehlike olması gerekir.

2559 sayılı Kanun bu nitelikteki tehlike hâlini "makul sebep" olarak ifade etmektedir. Suç delillerinin elde edilebileceği hususunda somut olgulara dayalı "makul şüphe" ile önleme aramasındaki "makul sebep" farklı kavramlardır. "Makul sebep" konunun uzmanları tarafından ortak görüşle anlamlandırılıp değerlendirilen bir olgu iken "makul şüphe" çok sayıdaki sıradan insanın somut bir olguyu aynı yönde değerlendirmeleri hâlidir.

Adli arama kararı verilebilmesi için aramanın konusunu oluşturan kişi veya şeylerin, arama yapılacak yerde bulunduğu hususunda belli bir şüphenin olması gerekir. Kanun aranacak kişinin suçla ilgisine göre, bu şüphenin yoğunluğunu farklı şekillerde düzenlemiş ve suçla ilgisi olmayan kişiler nezdinde aramayı daha sıkı koşullara tâbi kılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.09.2022 tarihli, 2021/10-148 Esas, 2022/566 Karar sayılı kararında da değinildiği üzere, adli arama kararına dayanak olan makul şüphe sebepleri somut olgulara dayanmalı ve arama sonucunda belirli bir şeyin bulunacağının veya belirli bir kişinin yakalanacağı öngörülmelidir.

Dava dosyası kapsamına göre; şüphe üzerine sanık ... ve temyiz dışı arkadaşının içerisinde bulunduğu park halinde olan araçta yapılan aramada aracın vites konsolunun arkasına gizlenmiş vaziyette şeker kutusu içerisinde eroin uyuşturucu maddesi içerdiği tespit edilen suça konu maddelerin ele geçirildiği olayda, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınıp, somut olay bakımından suç delillerinin sanık ve arkadaşının bulunduğu araçta elde edilebileceği hususunda somut olgulara dayalı makul şüphe olup olmadığı,

dolayısıyla da adli arama kararı alınmasının gerekli olup olmadığı tartışılmak suretiyle, dava dosyası içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı da dikkate alınarak.

2559 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" veya 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/481 Esas, 2021/2241 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe
  6. V. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/13175
Karar No
2024/8638
Tarih
12 Kasım 2024
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13163 K.2024/8246
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13160 K.2024/8720
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13154 K.2024/8242
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13153 K.2024/7909
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13134 K.2024/9042
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13130 K.2024/8955

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.