Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13244 E. , 2024/8853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/868 E., 2021/1873 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13244 E. , 2024/8853 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/868 E., 2021/1873 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Beykoz 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 09.09.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, kendisine yapılan tebligatların usulsüz olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, 06.10.2017 tarihinde kolluk görevlilerinin rutin devriye görevlerini ifa ederken şüphe üzerine sanığın yanına gidip kimlik kontrolü yaptıkları, bu sırada sanığın pantolonunun ön cebinde kabarıklık olduğunu görüp sanığa ne olduğunu sordukları, sanığın da cebinden suça konu uyuşturucu maddeyi çıkartıp kolluk görevlilerine teslim ettiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2.Sanık hakkında başka bir eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın bu kararı ihlal etmesi nedeniyle hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle sanığın temyiz inceleme konusu eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan dava açıldığı anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce aynı suçtan dolayı 06.09.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip, erteleme kararının sanığa 18.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle erteleme kararının 23.02.2018 tarihinde kaldırılarak sanık hakkında kamu davası açıldığından bahisle, temyiz inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği, ancak; daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliğ evrakları, kesinleşme tarihi ya da ihlal eylemine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzenlenmiş bir inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu dava dosyasında verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, sanık hakkında daha önceden verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı/kararlarına ilişkin dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, erteleme kararının usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği belirlendikten sonra, incelenen 06.10.2017 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2020/868 Esas, 2021/1873 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.