Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13197 E. , 2024/8619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2301 E., 2022/1017 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13197 E. , 2024/8619 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2301 E., 2022/1017 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanığın 15.09.2019 tarihli eylemi nedeniyle Bursa Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2019 tarihli iddianamesi ile, 09.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle 09.10.2019 tarihli iddianamesi ile, 23.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle 15.10.2019 tarihli iddianamesiyle, 29.08.2019 tarihli eylemi nedeniyle 17.10.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan cezalandırılması istemiyle davalar açılmıştır. 2. Birleştirme kararları sonrası Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Bursa 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli kararı hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 10.05.2022 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca uygulan artırım oranı alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle uygulanarak kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın 15.07.2019 tarihinde şüphe üzerine bekçiler tarafından durdurulmak istendiği, sanığın kaçması üzerine bekçiler tarafından kovalandığı, sanık kaçarken üzerinden, daha sonradan uyuşturucu madde olduğu tespit edilen bir maddeyi yere attığı, sanık durdurulduktan sonra sanıktan usulüne uygun olarak kan ve idrar örnekleri alındığı, bu örneklerde uyuşturucu madde tespit edildiği, 09.08.2019 tarihinde şüphe üzerine sanığın yanına giden kolluk görevlilerinin sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığını sordukları, sanığın üzerinde bulunan ve sonradan uyuşturucu madde olduğu tespit edilen maddeleri kolluk görevlilerine teslim ettiği, 23.08.2019 ve 29.08.2019 tarihlerinde de şüphe üzerine sanığın yanına giden bekçilerin sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığını sordukları, sanığın üzerinde bulunan ve sonradan uyuşturucu madde olduğu tespit edilen maddeleri bekçilere teslim ettiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, zincirleme suretiyle işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, hapis cezası artırılmak suretiyle yeniden mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda, şüpheli hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca “kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve erteleme süresi içerisinde asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanması” kararı verilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yazılan durumlardan birinin gerçekleşmesi nedeniyle, erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılmasından sonra, şüphelinin yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceğinden ikinci suç nedeniyle doğrudan kamu davası açılacağı tartışmasızdır. Somut olayda, sanığın temyiz inceleme konusu 15.07.2019, 23.08.2019 ve 29.08.2019 tarihli eylemleri nedeniyle 5237 Sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıcı fıkrası uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) ve adli sicil kaydından yapılan incelemede, sanığın 23.09.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca, 28.09.2015 tarihli karar ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince üç yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanmasına karar verildiği, sanığın denetim sürecinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi nedeniyle 26.04.2017 tarihli iddianame ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli ve 2017/283 Esas, 2017/581 Karar sayılı kararı ile; dava dosyamız sanığının suça sürüklenen çocuk sıfatıyla 5237 Sayılı Kanunun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında, daha önce 23.09.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, 28.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı, 28.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, bu kararın kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, bu kapsamda inceleme konusu olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun oluşmadığı zira Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, 28.09.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediği için inceleme konusu 15.07.2019, 23.08.2019 ve 29.08.2019 tarihli eylemlerin de erteleme kararı kesinleşmeden işlenmiş olduğunun göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından, Bursa 3. Çocuk Mahkemesinin 19.09.2017 tarihli ve 2017/283 Esas, 2017/581 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak olağanüstü kanun yoluna başvurulması için bildirimde bulunup, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde suçundan açılan tüm dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenen dosya arasına alınıp sonucuna göre, tüm deliller birlikte değerlendirilip, doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı ve sanığın eylemlerinin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2020/2301 Esas, 2022/1017 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.